Ruhu şad olsun, Mouloud Mammeri asla bölücülerin safına katılmazdı.Mouloud Mammeri, may he rest in peace, would never have joined the separatists.
Bölücülerin Facebook'ta sayısız sahte hesapları var.The separatists have countless fake accounts on Facebook.
Bölücübaşı bir yalancı.The leader of the separatists is a liar.
Bölücübaşının saksosu iyidir.The leader of the separatists is a certified cocksucker.
Bölücüler millî birliğimiz için bir tehdit teşkil ediyor.The separatists pose a threat to our national unity.
Sebt doktrini Albany Konferansında tartışılan bölücü konulardan biriydi.The doctrine of the Sabbath was one of the schismatic issues debated at the Albany Conferences.
Kanada'nın Quebec eyaleti içinde bölücülük arttı.Rise of separatism in the province of Quebec in Canada.
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.Narrowest manufacturing tolerances can only partially be achieved by forge rolling.
Buraya bir bolucu cizeyim.Let me draw a divider here.
O tarikatçılığın şiddetli bölücülüğü tarafından paramparça olurdu.He'd be torn apart by the bitter divisiveness of sectarianism.
Birinci ve ikinci uyarıdan sonra bölücü kişiyle ilişkini kes.Avoid a factious man after a first and second warning;
Bunlar bölücü, insan doğasıyla sınırlı, Kutsal Ruhtan yoksun kişilerdir.These are they who cause divisions, and are sensual, not having the Spirit.
Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.Like (those) We had sent to those schismatics who slandered their Books
Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.Like (those) We had sent to those schismatics who slandered their Books
Krusader:: BölücüKrusader: :Splitter
Atomik bölücüAtomic splitter
Türkiye'de hafta sonu bombalı eylemlerini Kürt bölücüler üstlendi, yeni patlamada üç kişi öldüKurdish rebels claim weekend bombings in Turkey, new blast kills three
Türk Milletvekilleri, Bolucu Kurtlerle İlgili Af Yasa Tasarısını OnayladıTurkish Lawmakers Approve Amnesty Bill for Kurdish Rebels
Türkiye, bölücü Kürt teröristlere karşı sert tedbirler almaya hazırlanıyorTurkey planning tough measures against Kurdish rebels
Güncel nüfus istatistiklerinin olmaması bir diğer bölücü sorun olarak ortaya çıkıyor.The lack of up-to-date population statistics is proving to be yet another divisive issue.
Novikov, bölücü eğilimlerle ilgili bütün suçlamaları reddetti.Novikov waved off all accusations of separatist tendencies.
Bölücü dil kullanmamalı." diye de ekledi.It should not use separatist language," he added.
1920'lerin ortalarındaki Cristero Savaşı, özellikle Colima eyaletinde bölücü bir savaştı.The Cristero War in the mid 1920s was particularly divisive in the state of Colima.
Etnik sorunda, Jayewardene'nin mirası keskin bir şekilde bölücüydü.On the ethnic question, Jayewardene's legacy is bitterly divisive.
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.Eine vollständige Beobachtung ist nur aus dem Mondorbit möglich.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Aucun motif d'ordre religieux, politique ou idéologique n'entre en ligne de compte.
Ahrar, adem-i merkeziyet görüşü nedeniyle bölücülükle suçlandı.Omer est invoqué pour les troubles de la vue.
"AP gericidir, bölücü tahriklerle ve dini siyasete alet etmekle uğraşmaktadır" der.Toutefois, « le temps fait son œuvre parmi les élites religieuses et politiques judéennes ».
Sebt doktrini Albany Konferansında tartışılan bölücü konulardan biriydi.La doctrina del sábado fue uno de los temas cismáticos debatidos en las conferencias de Albany.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Sin vínculo ideológico, político, religioso ni económico alguno.
Saldırıyı bölücü terör örgütü PKK'nın yaptığı kesin" ifadelerine yer verdi.La banda terrorista ETA anuncia el «cese definitivo de su actividad armada».
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.Потягаться силой может разве что с Квестом.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Какие-либо формы политического или идеологического плюрализма исключались.
Aynı ay içinde, bölücülük suçlamalarıyla gözaltına alınarak sorgulandı.В том же месяце с него было снято обвинение в участии в преступной организации.
Özellikle bölücü terör örgütü, tüm imkânlarını kullanmaktadır.Как правило, атакующий использует все имеющие у него возможности.
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.حركة القوس يمكن أن يتحقق بعمل واحد من المكابس (piston) فقط.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Nie podejmuje natomiast całkowicie kwestii politycznych i ideologicznych.
İkisi de Jansenizm denen bölücü bir katolik grubun savunucusu olan Jean Guillebert’in takipçisiydi.Obaj mężczyźni byli zwolennikami Jeana Guilleberta, orędownika odłamu chrześcijaństwa zwanego jansenizmem.
İstila savaşına sebep olan Nod Bölücüleri'nin lideridir.Fingals krigarbarder anländer redo för strid.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Den är inte partipolitiskt eller ideologiskt bunden.
Kanada'nın Quebec eyaleti içinde bölücülük arttı.Værst gik det ud over Quebec-provinsen i Canada.
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.戦闘は、基本的にクエストマップでしか発生しない。
Kanada'nın Quebec eyaleti içinde bölücülük arttı.Израснал е в канадската провинция Квебек.
Atomik bölücüAtomare Spaltung
Atomik bölücüAtominen halkaisija
Atomik bölücüAtomi osztódás
Atomik bölücüAtomopdeler
Atomik bölücüAtómové rozdelenie
Atomik bölücüAtomski delilnik
Atomik bölücüAtoomsplitsing
Atomik bölücüDela atomer
Atomik bölücüDivisión atómica
Atomik bölücüEsplosioni atomiche
Atomik bölücüFission nucléaire
Atomik bölücü원자 분리기
Atomik bölücüPhân chia nguyên tử
Atomik bölücüPodział atomów
Atomik bölücüSeparador atómico
Atomik bölücüŠtěpení atomů
Atomik bölücüΔιασπαστής ατόμων