bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Човен же був уже серед моря, і било його филями; бо вітер був противний.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.והאניה הלכה בתוך הים ותטרף מן הגלים כי הרוח לנגדה׃
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.واما السفينة فكانت قد صارت في وسط البحر معذبة من الامواج. لان الريح كانت مضادة.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.那 時 船 在 海 中 、 因 風 不 順 、 被 浪 搖 撼
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.那 時船 在 海中 、 因風 不 順 、 被 浪搖撼
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?¿Acaso rebuzna el asno montés junto a la hierba? ¿Acaso muge el buey junto a su forraje
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ali divji osel riga, kadar ima dosti trave, ali muka vol pri svoji krmi?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Chớ thì con lừa rừng nào kêu la khi có cỏ? Còn bò nào rống khi có lương thảo?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Chớ thì con lừa rừng nào kêu_la khi có cỏ ? Còn bò nào rống khi có lương_thảo ?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Či azda reve divoký osol nad mladistvou trávou? Alebo či ručí vôl nad svojím krmom, slaným a miešaným?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Das Wild schreit nicht, wenn es Gras hat; der Ochse blökt nicht, wenn er sein Futter hat.
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Huutaako villiaasi vihannassa ruohikossa, ammuuko härkä rehuviljansa ääressä?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Icke skriar vildåsnan, när hon har friskt gräs, icke råmar oxen, då han står vid sitt foder?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Izali osieł dziki ryczy nad trawą? albo wół izali ryczy nad paszą swoją?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Keledai akan puas jika diberi rumput muda, begitu pula lembu jika diberi makanannya
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?들 나귀가 풀이 있으면 어찌 울겠으며 소가 꼴이 있으면 어찌 울겠느냐
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?L`âne sauvage crie-t-il auprès de l`herbe tendre? Le boeuf mugit-il auprès de son fourrage?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ordít-é a vadszamár a zöld füvön, avagy bõg-é az ökör az õ abrakja mellett?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Raglia forse il somaro con l'erba davanti o muggisce il bue sopra il suo foraggio
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Sbiară măgarul sălbatec cînd are verdeaţă? Mugeşte boul cînd are de mîncare?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Skriger et Vildæsel midt i Græsset, brøler en Okse ved sit Foder?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Skriker vel et villesel midt i det grønne gress? Eller brøler en okse foran sitt fôr?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Zdaliž řve divoký osel nad mladistvou travou? Řve-liž vůl nad picí svou?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Zurrará o asno montês quando tiver erva? Ou mugirá o boi junto ao seu pasto?:
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ογκαται ο αγριος ονος παρα τη χλοη; η μυκαται ο βους παρα τη φατνη αυτου;
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Реве ли дивият осел, когато има трева? Или мучи ли волът при яслите?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?Ревет ли дикий осел на траве? мычит ли бык у месива своего?
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?הינהק פרא עלי דשא אם יגעה שור על בלילו׃
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?هل ينهق الفراء على العشب او يخور الثور على علفه.
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?野 驢 有 草 、 豈 能 叫 喚 . 牛 有 料 、 豈 能 吼 叫
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?野驢 有 草 、 豈能 叫喚 . 牛有料 、 豈能 吼叫
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Ele encontrou um corvo semi-afogadas jovens outra vez um 'ele trouxe para casa, também, um' domada ele.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Él encontró un cuervo joven medio ahogado en otro momento un "lo llevó a casa, también, un" domesticado que.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Er fand einen halb ertrunken junge Krähe einer anderen Zeit 'er brachte ihn nach Hause, auch ein "gezähmt es.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Han fandt en halv-druknet unge krage anden gang en 'han bragte den med hjem, også en' tæmmes den.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Han fann ett halvt drunknad ung kråka annan gång en "han tog hem också, en" tämjas det.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Hän löysi puoli-hukkui nuori varis toisella kertaa "hän toi sen kotiin, myös" kesytetty sitä.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Il a trouvé un corbeau demi-noyé jeunes une autre fois ", il apporté à la maison, aussi, une" apprivoisé elle.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.그는 반 익사한 젊은 까마귀 다른 시간을 발견 지배할 '그 역시 가정을 그것을 가져' 그것.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Našel napůl se utopil mladý Crow jindy "přinesl ji domů, moc," zkrocený to.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Našel pol utonil mlada vrana drugem času "jo je pripeljal domov, preveč," udomačil to.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Našiel napoly sa utopil mladý Crow inokedy "priniesol ju domov, moc," skrotený to.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Ông tìm thấy một nửa con quạ trẻ bị chết đuối trong một thời gian ông đã mang nó về nhà, quá, thuần hóa nó.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Znalazł pół utonął młody kruk innym razem "przyniósł go do domu, także" oswoić niego.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Βρήκε μισή πνίγηκε νέους κοράκι άλλη φορά "το έφερε στο σπίτι, επίσης, μια" εξημέρωσε αυτό.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Він знайшов половину потонув молодий ворон іншим разом "він приніс її додому, теж 'приручили його.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Он нашел половину утонул молодой ворон в другой раз "он принес ее домой, тоже 'приручили его.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.Той намери полуудавен млади врана друг път той я занесе у дома, твърде "опитомен нея.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.הוא מצא עורב טבוע למחצה צעיר בפעם אחרת "הוא הביא אותו הביתה, גם," מאולף זה.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.وجد الغراب نصف غرق شاب آخر مرة يقوم فيها "أحضر إلى المنزل أيضا ، فإن" ترويض عليه.
O yarım boğulan genç karga başka bir zaman bir tamed 'diye de, eve bir getirdim' kadar.それ。 それはとても黒だから、それは彼と一緒に約飛ぶ"それはホップ"は、ばいじんの名前が付いて
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Ah! aş vrea mai bine gîtuirea, mai bine moartea decît aceste oase!
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Ah! je voudrais être étranglé! Je voudrais la mort plutôt que ces os!
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.A przetoż obrała sobie powieszenie dusz moja, a śmierć raczej, niż zostać w kościach.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.daß meine Seele wünschte erstickt zu sein und meine Gebeine den Tod.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.da voli duša moja zadušenje in bi rajši bil mrtev nego suho okostje.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.de modo que eu escolheria antes a estrangulação, e a morte do que estes meus ossos.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Ðến đỗi linh hồn tôi chọn sự ngột hơi, Và chết hơn là còn sống nơi xương cốt nầy.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Ðến đỗi linh_hồn tôi chọn sự ngột hơi , Và chết hơn là còn sống nơi xương_cốt nầy .
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Derfor foretrekker min sjel å kveles - heller døden enn disse avmagrede ben!