bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Ik word nog liever gewurgd dan dat ik in dit lichaam verder leef!
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.이러므로 내 마음에 숨이 막히기를 원하오니 뼈보다도 죽는 것이 나으니이다
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Mieluummin tukehdun, mieluummin kuolen, kuin näin luurankona kidun.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Nej, hellre vill jag nu bliva kvävd, hellre dö än vara blott knotor!
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Preferirei essere soffocato, la morte piuttosto che questi miei dolori
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.så min Sjæl vil hellere kvæles. hellere dø end lide.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Sehingga aku lebih suka dicekik lalu mati daripada hidup dalam tubuh penuh derita ini
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.takže si moja duša volí zaškrtenie, radšej smrť ako také moje kosti.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Tak že sobě zvoluje zaškrcení duše má, a smrt nad život.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Úgy, hogy inkább választja lelkem a megfojtatást, inkább a halált, mint csontjaimat.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Y así mi alma prefiere la asfixia y la muerte, antes que estos mis huesos
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.και η ψυχη μου εκλεγει αγχονην και θανατον, παρα τα οστα μου.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.и душа моя желает лучше прекращения дыхания, лучше смерти, нежели сбережения костей моих.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.Така, че душата ми предпочита удушване И смърт, а не тия мои кости.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.ותבחר מחנק נפשי מות מעצמותי׃
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.فاختارت نفسي الخنق الموت على عظامي هذه.
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.甚 至 我 寧 肯 噎 死 、 寧 肯 死 亡 、 勝 似 留 我 這 一 身 的 骨 頭
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.甚至 我 寧肯 噎死 、 寧肯 死亡 、 勝似 留 我 這一 身 的 骨頭
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Amoras muito uma 'th heather-sinos conhece.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Bardzo jeżyny" Th wrzos dzwony zna.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.'Blackberry sangat sebuah' th heather lonceng mengenalnya.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.목 '매우 블랙베리도'헤더 - 종을 그를 알아.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Mâm rất 'Th thạch-chuông biết anh ta.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.'Moras muy un' th brezo campanas lo conoce.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Mure foarte o" Th Heather-clopotele-l ştie.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Mûres très une" Th bruyère cloches lui connaît.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th 'hyvin karhunvatukat "kanerva-kelloja tuntee hänet.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th "meget brombær en 'lyng-klokker kender ham.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th 'more molto un' erica campane lo conosce.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th "mycket björnbär en" ljung-klockor känner honom.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th "nagyon szeder egy" hanga-harangok ismeri őt.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th 'sehr Brombeeren ein "Heide-Glocken kennt ihn.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th "veľmi černíc" vresom zvončeky ho pozná.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th "velmi ostružin" vřesem zvonky ho zná.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th 'дуже ожини' верес дзвіночки знає його.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.Th 'очень ежевики' вереск колокольчики знает его.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.'Zeer bramen een' th heide klokken kent hem.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Zelo robid" Th heather-zvonovi ga pozna.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Πολύ βατόμουρα μια" Θ. Heather-καμπάνες τον ξέρει.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."Много къпини" Th Хедър камбани го знае.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."אוכמניות מאוד" Th-אברש פעמונים מכירים אותו.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir."العليق جدا تكون' ال هيذر أجراس يعرفه.
Pe 'çok böğürtlen' heather-çan onu bilir.私は、thの'skylarks隠ぺいしないのthの'彼らの幼いこどもはどこにある狐は彼を示す"保証
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.Många finländare trivs i naturen, till exempel vandrar eller plockar bär.
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.Moni suomalainen viihtyy luonnossa ja esimerkiksi retkeilee tai poimii marjoja.
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.Muchos finlandeses disfrutan en la naturaleza y acuden a espacios naturales a pasear o a recolectar bayas.
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.Многие финны любят бывать на природе и, например, с удовольствием ходят в походы или собирают ягоды.
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.自然环境对芬兰人来说至关重要。许多芬兰人都喜欢在大自然里放松,例如远足和采摘浆果。在芬兰,人人都拥有自然享受权(jokamiehenoikeus)。
Pek çok tavşanı var, böğürtleni ise çok az.더욱더 적은 양의 딸기를 가지고 있습니다.
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""A Pirate Bay tanúját virágokkal árasztották el."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Il testimone di The Pirate Bay schiacciato coi fiori".
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Kesaksian Pirate Bay dibanjiri dengan bunga."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Martorul pentru Pirate Bay copleşit cu flori."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Nhân chứng của Pirate Bay ngập tràn trong biển hoa."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Pirate Bay getuige overweldigd met bloemen."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu."'Pirate Bay getuige overweldigd met bloemen.'
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Pirate Bay vidne overvældet med blomster."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Pirate Bay Zeuge mit Blumen überhäuft."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Pirate-Bay-Zeuge mit Blumen überhäuft."
"Pirate Bay tanığı çiçeğe boğuldu.""Pirate Bay свидетеля завален цветами ".

İlgili Sayfalar