bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Haberlere boğuluyoruz.Utápame sa v správach.
Haberlere boğuluyoruz.Utapljamo se v novicah.
Haberlere boğuluyoruz.Vi drunknar i nyheter.
Haberlere boğuluyoruz.We verdrinken in nieuwsberichten.
Haberlere boğuluyoruz.Wir ertrinken in Nachrichten.
Haberlere boğuluyoruz.Zalewa nas lawina informacji.
Haberlere boğuluyoruz.Ми тонемо в новинах.
Haberlere boğuluyoruz.Мы утопаем в новостях.
Haberlere boğuluyoruz.Ние се давим в новините.
Haberlere boğuluyoruz.אנחנו טובעים בחדשות.
Haberlere boğuluyoruz.نحن غرقون بالأخبار اليوم
Haberlere boğuluyoruz.ロイターだけで1年に
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkEl zice: "Trebuie să udăm prosoape. Dacă nu, o să murim din cauza fumului."
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkEr sagte: "Wir müssen sie nass machen. Wir sterben sonst durch den Rauch"
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadık"뭐라고?" "젖은 수건이 필요해 이러다 연기 때문에 죽겠어" 그래서 욕실로 가서 젖은 수건을 가져와서 우리와 아이들의 얼굴을 감쌌습니다.
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkLui disse: "Dobbiamo bagnare gli asciugamani. Moriremo per asfissia da fumo".
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadık"Pá, temos que encharcar toalhas". "Temos que encharcar toalhas ou morremos com o fumo".
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkΛέει: "Πρέπει να βρέξουμε πετσέτες. Θα πεθάνουμε από τον καπνό".
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkそこで浴室へ急いでタオルをとりにいき 自分たちの顔と子供達の顔を覆いました そして「粘着テープを持っている?」とジーン
Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.Ich lebe mein Leben, als wäre ich ein Ertrinkender.
Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.나는 나의 인생을 내가 마치 물속에 익사하고 있는 것처럼 살았다네.
Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.Rivivo tutta la mia vita, come se stessi annegando.
Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.אני חי את חיי מחדש, כאילו אני טובע,
Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.أعيش حياتي للنهاية وكأنني أغرق
Henüz boğulmamıştı.Ancora non era annegata.
Henüz boğulmamıştı.Eentje die nog niet verdronken was.
Henüz boğulmamıştı.Elle n'était pas encore noyée.
Henüz boğulmamıştı.Încă nu se înecase.
Henüz boğulmamıştı.Jeszcze nie utonął.
Henüz boğulmamıştı.살아있는 거북을 잡아서
Henüz boğulmamıştı.Kura-kura itu belum tenggelam.
Henüz boğulmamıştı.Nó vẫn chưa bị ngộp
Henüz boğulmamıştı.Sie war noch nicht ertrunken.
Henüz boğulmamıştı.Todavía no estaba ahogada.
Henüz boğulmamıştı.Она ещё не утонула.
Henüz boğulmamıştı.Още не беше удавена.
Henüz boğulmamıştı.הוא לא טבע עדיין.
Henüz boğulmamıştı.لم تغرق بعد.
Henüz boğulmamıştı.今度は食べられるので 殺す事になりました
Her bir boğum noktası ya da ağdaki varlık, bir grup canlı türü여기선 각 교점(망의 한 독립체)은 종을 의미하며
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.A potřebujeme si to denně dokazovat.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.E dobbiamo combattere ogni giorno.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.Et il faut vivre avec tous les jours.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.Și ne luptăm cu asta în fiecare zi.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız."Temos que competir todos os dias.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.Und jeden Tag müssen wir es neu ausdiskutieren.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.그러면서 매일 치고받고 싸우고 있지요. 그래서 정치가 필요한 겁니다.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.Và chúng tôi phải đối mặt với nó mỗi ngày, thế nên chúng ta cậy nhờ vào chính trị.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.We strijden elke dag met elkaar, dus nemen we onze toevlucht tot politiek.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.Wieczne przepychanie łokciami; stąd potrzeba polityki.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.ואנו צריכים להתווכח על זה כל יום אז אנחנו פונים לפוליטיקה
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.وعلينا أن نبذلها كل يوم. بحيث نعيد ترتيب سياساتنا.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.集団の約22%が
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.Y tenemos que esquivarlos todos los días.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.Και πρέπει να ανταγονιζόματε καθημερινά.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.И все мы вынуждены конкурировать со всеми каждый день.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız.И трябва да се преборим за това всеки ден.
Herkes kahkalara boğuldu.Iedereen barstte in lachen uit.
Herkes kahkalara boğuldu.Jeder im Raum brach in Gelächter aus.
Herkes kahkalara boğuldu. Küçük düşmüştüm.Cả lớp cười như được mùa còn tôi thì thật xấu hổ.