bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardı저는 이 친구들이 좌절감과 어려움을 다루는 데에 매우 힘든 시간을 보냈다는 것을 알게 되었습니다.
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardıגיליתי שהיה להם מאד קשה להתמודד עם תסכול וקשיים --
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardıولقد اكتشفت .. ان هؤلاء الاطفال كانوا يعانون مشكلة كبيرة في التعامل مع الاحباط والصعوبات ..
Farkettim ki, hayal kırıklıkları ve zorluklarla boğuşuyorlardı向き合うことができなかったのです 体力がないわけではありません
Fazladan alacağım bir tavşan için daha az böğürtlen veririm.Jsme ochotni dát ještě méně bobulí za dalšího králíka.
Fazladan alacağım bir tavşan için daha az böğürtlen veririm.다음 토끼를 살 때에는 딸기를 더욱 적게 주겠지요.
Fazladan alacağım bir tavşan için daha az böğürtlen veririm.Za tyle moglibyśmy go kupić.
Fazladan alacağım bir tavşan için daha az böğürtlen veririm.Така че, сме склонни да дадем още по-малко боровинки за още един заек.
Fazladan alacağım bir tavşan için daha az böğürtlen veririm.Так що ми готові дати ще менше ягід за кролика.
Fazladan bir tane tavşan alabilmek için bakkala kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdum? . .그들에게서부터 토끼를 살 때 얼마 어치의 딸기를 내야 할까요? 라는 것입니다. 여기 있는 것은 일단 제외하고 봅시다.
Fazladan bir tane tavşan alabilmek için bakkala kaç tane böğürtlen vermeye razı olurdum? . .Zakładając, że nie widziałem tego. Jesteśmy w scenariuszu F. Jesteśmy w scenariuszu F, który leży tutaj.
Fazladan bir tane tavşanın getireceği Marjinal Faydayı, böğürtlen cinsinden yazacağım.증가하는 토끼의 수에 대한 한계 편익 단위를 딸기라고 써 볼게요
Fazladan bir tane tavşanın getireceği Marjinal Faydayı, böğürtlen cinsinden yazacağım.Korzyść krańcowa z jednego, kolejnego królika. I tak jak koszt, wyraźmy ją w jagodach.
Fazladan bir tane tavşanın getireceği Marjinal Faydayı, böğürtlen cinsinden yazacağım.Mezní užitek dalšího králíka a ještě jednou to napíšeme v bobulích.
Fazladan bir tane tavşanın getireceği Marjinal Faydayı, böğürtlen cinsinden yazacağım.Гранична вигода від додаткового кролика, і ще раз ми збираємося записати її в ягодах.
Fazladan bir tane tavşanın getireceği Marjinal Faydayı, böğürtlen cinsinden yazacağım.Маргиналният разход за един "допълнителен" заек, и пак, ще го представяме в боровинки.
Fazladan bir tavşan için çok daha az böğürtlen vermeye razı olacaklardır.Budou ochotni platit velmi málo za dalšího králíka.
Fazladan bir tavşan için çok daha az böğürtlen vermeye razı olacaklardır.그렇기 때문에, 토끼 한마리를 더 얻기 위해, 더 적은 양의 딸기를 낼려고 한다는 것이죠.
Fazladan bir tavşan için çok daha az böğürtlen vermeye razı olacaklardır.Вече ще е склонен да плати съвсем малко за още един заек.
Fazladan bir tavşan için çok daha az böğürtlen vermeye razı olacaklardır.Вони б заплатити дуже мало за додаткового кролика.
Fazladan bir tavşanı satın almak için 60 adet böğürtlen vermeye razıyım.저는 토끼 하나를 위해서 60개의 딸기를 지불할 의향이 있습니다.
Fazladan bir tavşanı satın almak için 60 adet böğürtlen vermeye razıyım.Jsem ochoten zaplatit 60 bobulí za králíka.
Fazladan bir tavşanı satın almak için 60 adet böğürtlen vermeye razıyım.Я готовий заплатити 60 ягід за кролика.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:잠꾸러기 천천히 눈을 열었습니다. 저는 못 잤어요, '그는 쉰했다
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:מרמיטה לאט פקח את עיניו. "לא ישנתי," הוא אמר צרוד,
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:والزغبة فتح عينيه ببطء. "لم أكن نائما" ، وقال في أجش ،
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:弱々しい声:"私はあなたの仲間が言っていたすべての単語を聞いた。"
F senaryosuna göre, fazladan bir tane tavşan istiyorsak 20 adet böğürtlenden vazgeçmek zorundaydık.점 F에서부터 생각해 볼 때, 만약 토끼를 한 마리 더 가지고 싶으면 우리는 20개의 딸기를 포기해야 합니다
F senaryosuna göre, fazladan bir tane tavşan istiyorsak 20 adet böğürtlenden vazgeçmek zorundaydık.Jsme ve scénáři F. Pokud chceme získat jednoho králíka navíc, budeme se muset vzdát 20 bobulí.
F senaryosuna göre, fazladan bir tane tavşan istiyorsak 20 adet böğürtlenden vazgeçmek zorundaydık.Вече в сценарий F, ако искаме да имаме още един, екстра, заек, ще трябва да се откажем от 20 боровинки.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Algunos obstáculos conocidos del pasado perduran una burocracia agobiante y una corrupción extendida.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Dobro znane ovire iz preteklosti ostajajo. zapletena birokracija in široko razširjena korupcija.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Familiäre Benachteiligen gibt es nach wie vor, eine erstickende Bürokratie und weit verbreitete Korruption.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Ismert gátak továbbra is fennmaradtak a múltból, egy fojtogató bürokrácia és a széleskörű korrupció.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Restano ostacoli familiari dal passato, una burocrazia soffocante e una diffusa corruzione.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Rintangan lama masih bertahan birokrasi mencekik dan korupsi meluas
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Z przeszłości pozostały znane bolączki - niewydolna biurokracja rozpowszechniona korupcja
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Γνωστά εμπόδια παραμένουν από το παρελθόν:... ασφυκτική γραφειοκρατία και εξαπλωμένη διαφθορά.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Привычные препятствия из прошлого остаются - удушающая бюрократия и распространенная коррупция
Göğüste boğulma hissi.C'est une sensation de constriction dans la poitrine.
Göğüste boğulma hissi.Có nghĩa là cảm giác đau thắt ở ngực.
Göğüste boğulma hissi.Dit is een verstikkend gevoel in de borstkas.
Göğüste boğulma hissi.Jest to uczucie duszenia w klatce piersiowej.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir.E esse é um sintoma da doença cardíaca.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir.Éste es un síntoma de la cardiopatía.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir.Och de kallas för kransartärer.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir.Ангината е симптом на сърдечната болест.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir..זה סימן של מחלת לב. זה באמת מצב שאינכם רוצים לחוות
Gözyaşlarımda boğuluyorumJe me noie dans mes larmes.
Gözyaşlarımda boğuluyorumMa inec in lacrimile mele
Haberlere boğuluyoruz.Anneghiamo tra le notizie.
Haberlere boğuluyoruz.Chúng ta chết chìm dưới tin tức.
Haberlere boğuluyoruz.Estamos afogados em notícias.
Haberlere boğuluyoruz.Fuldoklunk a hírek áradatában.
Haberlere boğuluyoruz.Kita tenggelam dalam berbagai berita
Haberlere boğuluyoruz.우리 주변에는 정말 많은 뉴스가 있습니다.
Haberlere boğuluyoruz.Nos estamos ahogando en las noticias.
Haberlere boğuluyoruz.Nous sommes noyés sous l'information.
Haberlere boğuluyoruz.Suntem înconjurați de știri.
Haberlere boğuluyoruz.Topíme se ve zprávách.

İlgili Sayfalar