bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Otağa çağrılan Yakub Çelebi boğularak öldürülür.세자 시절에 사망했으므로 흔히 효명세자(孝明世子)로 불린다.
1940 yılında, eşi ve kızı trajik bir şekilde boğuldu.40년 전 사고로 딸과 아내를 잃었다.
Hükümet sanayi üzerindeki zaten boğucu olan kontrollerini artırarak tepki gösterir.정부는 실업률이 높아짐에 따라 노동 공급을 감축했다.
Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar.이 절차는 소녀에게 여러 부작용을 가져오며 죽음을 초래하기도 한다.
Kazada 22 bin koyun boğularak telef oldu.이 사고로 인근 2만 7천여 가구가 단수되었다.
Boğulanlar boğuldu, bundan sonra o, daha 350 yıl yaşadı.נח חי אחרי המבול עוד 350 שנה, ונפטר בגיל 950 שנה.
Hep boğuk bir sesle konuşur.הוא תמיד צוחק בקול חזק.
4 mürettebat boğuldu.ארבעת אנשי הצוות נהרגו.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.עשרות נוספים נהרגו, חלקם טבעו כשניסו לחצות את הנהר בשחיה.
Böğür kelimesi bu yörede yan, cephe anlamlarına gelmektedir.הצירוף "שם, שם" פירושו באותו מקור ובאותו עמוד.
Şarkının ilham konusu ise Gaga'nın boğulma korkusu olduğunu ve bununla eğlendiğini söyledi.גאגא סיפרה שההשראה לשיר היא מהפחד שלה להחנק.
Öldüğü gün hakkında bir bilgi yoktur, kaçarken boğulduğuna inanılıyor.שנת פטירתו אינה ידועה, משערים כי נפטר בשנת תי"ח.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur.Той също е видян във водата и също се удавя.
4 mürettebat boğuldu.Всички 4-ма морски пехотинци екипаж се удавят.
Andrew ise gözyaşlarına boğulur.Виждайки своите, Андрей се облива в сълзи.
Guy, ya yastıkla boğularak ya da yalnızca ihmal ve kötü bakım nedeniyle eceliyle 928 yılında öldü.Умира през 429 пр.н.е., изтощен от работа и грижи или от чума.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.Конят бутнал жената във водата и тя се удавила.
Birçok İngiliz köprünün altında kaldı ve boğuldu.Младият мъж е бил изхвърлен през нощта от мост в реката и се е удавил.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Много от войниците докато отстъпват се давят пресичайки реката.
Zafer'in emriyle Yıldırım tarafından boğularak öldürülmüştür.Хр. по заповед на Цезар е ритуално удушен.
Krup semptomları şunlardır: "havlar tarzda" öksürük, stridor (tiz ve hırıltılı bir ses), ve boğukluk.Симптомите на круп са „лаеща“ кашлица, хриптене (висок свистящ звук) и предразняване.
(İstanbul: Otonom) Ronald Bogue.Пьотър Врангел.
Bridgman 1961 yılında, metastatik kanserle bir süre boğuştuktan sonra, intihar etmiştir.Bridgman je počinio samoubojstvo nakon što je neko vrijeme živio s metastaziranim rakom.
Fakat konuşsaydı da sorun olmazdı: Sahnedeki alayların çoğu kalabalığın kükremesiyle boğuldu." dedi.Poznato je i da većina ljudi i ne prenese selam, a osobi koja je poručila kažu: "Evo i on(a) tebe selami."
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Kad je imao pet godina, umro mu je godinu dana mlađi brat koji se utopio u kadi na otvorenome.
Ensede genellikle boğumlar vardır.Ženke obično imaju leglicu.
165 cm'lik boyu ile NBA tarinde Muggsy Bogues'dan sonra en kısa oyuncudur.Najniži igrač u NBA ikad bio je Mugsy Bouges sa samo 1.60 m.
Krup semptomları şunlardır: "havlar tarzda" öksürük, stridor (tiz ve hırıltılı bir ses), ve boğukluk.Simptomi krupa su kašalj "poput laveža", stridor (oštar zvuk visoke frekvencije), i promuklost.
Andrew ise gözyaşlarına boğulur.Tada Andrew pada u nesvijest.
Hayatta kalanlar, bir gece önceki aylak saldırısının sonuçları ile boğuşmaktadır.Koliko još žrtava treba da padne da bi se zaustavio rat dojučerašnjih saveznika?
Hep boğuk bir sesle konuşur.Glasa se grubim siktanjem.
Bunun üzerine Lizzie gözyaşlarına boğulur.Emina u suzama izlazi.
Sevince boğulan ağalardan Murtaza kaymakama alaycı bir veda hazırlar.Umrieť – osušiť slzy a hneď ti dať zbohom?
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavili listy obdivovateľov a niekedy sa mu dostávalo nežiaducej pozornosti.
Denizde boğulmadan yüzmeliyim.Taktiež nesmie skočiť do vody, v ktorej sa utopí.
Kaçanların çoğu Allia nehrinde boğulmuştur.Veľa Francúzov sa na úteku utopilo v Páde.
Böğürtlen ile de yapılabilir.Možno ju vyrobiť aj zo zemiakov.
25 Ocak - Kaptan Hasan Hantal gemisi, Karadeniz'de battı, 11 gemici boğuldu.2. decembra spadol námorník Peter Flowers zo sťažňového lana do mora a utopil sa.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.Jej obľúbené jedlo bol morčací sendvič bez majonézy.
Perdeler parmak boğumlarıyla kapatılır.Zarezane žile se morajo dotikati prsti.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.Fotograf Fernando Pereira je bil v bombardiranju ubit.
2001 ile 2004 yılları arasında sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldı ve futbolu bırakma kararı aldı.V letih 2002-2004 je imel precej težav s poškodbami in bil prisiljen izpustiti pomembne tekme.
Roma kaynakları bu savaştan bahsetmez ve Gordion'un uzakta Fırat'ın akıntısında boğulduğunu iddia eder.Rimski viri bitke ne omenjajo in trdijo, da je Gordijan umrl ob Evfratu, daleč stran od prizorišča bitke.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Šio mūšio metu Oktavianas buvo sunkiai sužeistas.
İmparator kedere boğulmuştu.Achemenidų imperijos imperatoriumi tapo Smerdis.
Affogato (İtalyanca, "boğulmuş") kahve temelli tatlıdır.Affogato (it. affogato 'nuskandintas') – espreso kava pateikiama su ledais.
Turhal'da da iki aileden 20 kişi boğuldu.Fguroje gyveno 20 fermerių šeimų.
Geriye kalan sekiz Nazgûl, Hüküm Dağı'nın patlamalarında oluşan alevlere boğuldu.Ülejäänud kaheksa Nazgulit hävisid leekides, kui Turmamägi kokku vajus.
165 cm'lik boyu ile NBA tarinde Muggsy Bogues'dan sonra en kısa oyuncudur.Temast lühem korvpallur NBAs on olnud ainult Muggsy Bogues (160 cm).
4 mürettebat boğuldu.Hukkusid 4 meeskonnaliiget.
Boğulma ve hypothermia adlı ölüm sebepleride vardır.Püomeetraga seotud haigestumise ja suremuse põhjuseks on infektsioon.
Bunun üzerine Lizzie gözyaşlarına boğulur.Seejärel Klaus uputab enda.
Otopside boğulma sonucu olduğu belirlendi.Lahkamistulemuste järgi oli tegemist õnnetusjuhtumi läbi uppumisega.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.Suurem hulk hukkus šveitslaste löökide all või uppus jõevoogudes.
Resmi ölüm raporunda 'teknesinin devrilmesi sonucu nehirde boğularak öldüğü' belirtildi.Pardal olnud inimeste surma põhjustas raporti kohaselt uppumine.
Boğucu kokulu, yeşilimsi sarı renkli gazdır.Laa-Laa – värvilt kollane teletups.
Açlık nedeniyle seferde getirilen 4.000 attan boğulmamış olanlar kesilerek yendi.Ebaõnnestunud rünnaku käigus 30 rüütlit kaotanud ristisõdijad olid sunnitud taanduma.
Yuvalarını, alçak funda veya böğürtlen çalılarında inşa ederler ve 3-7 yumurta bırakırlar.Ta teeb pesa puu otsa habesambliku või tillandsia puhmasse ja muneb 3-7 muna.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.그리고 슬프게도 2004년에, 한 과학자가 바다표범에게 잡혀 물에 들어가 익사했습니다. 그리고는 바다표범들에게 잡혀 먹혔죠.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.A bohužel v roce 2004 byla jedna vědkyně stažena dolů, utopena a zkonzumována jedním tuleněm leopardím.