bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.És tragikus módon 2004-ben egy tudóst lehúztak, megfulladt, és egy leopárdfóka fogyasztotta el.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Niestety tragicznie w 2004 roku, naukowiec został porwany, utopiony, i zjedzony przez lamparta morskiego.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Og tragisk nok i 2004, blev en forsker taget med ned og druknede, og hun blev fortæret af en leopard sæl.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Şi, în mod tragic, în 2004, o cercetătoare a fost apucată şi înecată, şi apoi mâncată de către o focă leopard.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Traagisesti vuonna [2003] tutkija vedettiin veden alle ja hukutettiin, ja merileopardit söivät hänet.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Tragiquement, en 2004, une scientifique a été attrapée et noyée, et elle a été mangée par un léopard de mer.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Tragisch genoeg werd in 2004 een wetenschapper de diepte in gesleurd en opgegeten door een zeeluipaard.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Và thảm thương là năm 2004, một nhà khoa học đã bị một con sư tử biển lôi xuống, bị chết đuối và bị ăn thịt.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.Y, trágicamente, en 2004 capturaron a una científica, se ahogó y se la comieron los leopardos marinos.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.В 2004 году утонула учёная, её утащил на морское дно и съел морской леопард.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.И трагично през 2004 година, жена учен беше нападната и удавена, и тя беше консумирана от леопардов тюлен.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.ולמרבה הטרגדיה בשנת 2004, מדענית נלקחה והוטבעה, והיא נאכלה על-ידיי הידרורגה נמרית.
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.بالاضافة الى انه في عام 2004 تم سحب احد العلماء واغراقه من قبل احدى فهود البحر
2004'te trajik bir şekilde, bir bilimadamı aşağı çekilip boğuldu ve bir leopard foku tarafından yendi.科学者が海に引きずり込まれ 食べられれてしまいました それでみんな「やっぱり危険な動物なんだ」と思ったのです
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.A démoni vyjdúc od človeka vošli do svíň, a stádo sa srútilo dolu úbočím do jazera a potopilo sa.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.Dracii au ieşit din omul acela, au intrat în porci, şi turma s'a repezit de pe rîpă în lac, şi s'a înecat.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.In zli duhovi izidejo iz človeka in gredo v svinje, in čreda se zakadi z brega v jezero, in potonejo.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.I vyšedše ďáblové z člověka, vešli do vepřů, a hned běželo stádo s chvátáním s vrchu do jezera, i ztonulo.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.귀신들이 그 사람에게서 나와 돼지에게로 들어가니 그 떼가 비탈로 내리달아 호수에 들어가 몰사하거늘
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.Vậy , các quỉ ra khỏi người đó , nhập vào bầy heo , bầy heo từ trên bực cao đâm_đầu xuống hồ và chết chìm .
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.Vậy, các quỉ ra khỏi người đó, nhập vào bầy heo, bầy heo từ trên bực cao đâm đầu xuống hồ và chết chìm.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.Zij verlieten de man en gingen in de varkens. De hele kudde stormde de helling af, het meer in en verdronk.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.Бесы, выйдя из человека, вошли в свиней, и бросилось стадо с крутизны в озеро и потонуло.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.Вийшовши ж біси з чоловіка, увійшли в свині; і кинув ся гурт із кручі в озеро, та й потонув.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.ויצאו השדים מן האדם ההוא ויבאו בחזירים וישתער העדר מן המורד אל הים ויטבע׃
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.فخرجت الشياطين من الانسان ودخلت في الخنازير. فاندفع القطيع من على الجرف الى البحيرة واختنق.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.鬼 就 從 那 人 出 來 、 進 入 豬 裡 去 . 於 是 那 群 豬 闖 下 山 崖 、 投 在 湖 裡 淹 死 了
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.鬼 就 從 那人 出來 、 進入 豬裡 去 . 於是 那 群豬 闖 下 山崖 、 投 在 湖裡 淹死 了
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.다시 눈을 건너 플래퍼니다. 그는 앨리스에서 보니, 말을했는데, 한 1-2 분정도 정말 ... 자신의 목소리를 숨막혀.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.1,2分すすり泣きは、彼の声を窒息。 "、彼は彼の喉に骨を持っていたかのように同じ"グリフォンは言った:それは動作するように設定
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Ele olhou para Alice e tentou falar, mas por um minuto ou dois soluços sufocaram sua voz.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Er sah Alice, und versuchte zu sprechen, aber für ein oder zwei Minuten Schluchzen erstickten seine Stimme.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Hän katsoi Alice, ja yritti puhua, mutta minuutin tai kahden nyyhkyttää tukehtunut äänensä.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Ia menatap Alice, dan mencoba untuk berbicara, tetapi selama satu menit atau dua isakan tersedak suaranya.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Il regarda Alice, et essaya de parler, mais pendant une minute ou deux sanglots étouffèrent sa voix.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Podíval se na Alici, a pokusil se promluvit, ale za minutu nebo dvě vzlyky zadusil jeho hlas.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Pogledal Alice, in poskušal govoriti, vendar za minuto ali dve sobs zadušilo njegov glas.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Pozrel sa na Alicu, a pokúsil sa prehovoriť, ale za minútu alebo dve vzlyky zadusil jeho hlas.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Úgy nézett Alice, és megpróbált beszélni, de Egy-két percig zokogás fojtogatta a hangját.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Він подивився на Алісу і спробував заговорити, але за хвилину чи дві ридання душили його голос.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Он посмотрел на Алису и попытался заговорить, но за минуту или две рыдания душили его голос.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.Той погледна към Алис, и се опита да говори, но за една минута или две ридания заглушиха гласа му.
Alice'e baktı ve konuşmaya çalıştı, ancak bir ya da iki dakika hıçkırıklar sesinde boğuldu.האחורי של סנפיר אחד מעבר עיניו. הוא הסתכל על אליס, ניסה לדבר, אך במשך דקה או שתיים נחנק קולו בבכי.
Ama fazladan bir tavşan için 100 tane böğürtlen vermeye razı olduğumu söyledim. . . .하지만, 앞에서도 말했듯이, 저는 100개의 딸기를 낼 의향이 있습니다. 그렇기 떄문에, 필요한 20개의 딸기는 아무것도 아니라는 거죠. 추가적인 토끼를 얻기 위해
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,Maar gelukkig draagt ze geen sjaal zoals het andere meisje die er bijna in was gestikt,
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,אבל למזלה היא אינה לובשת צעיף כי אז הייתה נחנקת מה שקרה עם בחורה אחרת שנקלעה לנסיבות דומות
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,لكن لحسن حظها انها مش لابسة كوفية زي البنت التانية اللي كانوا هيخنقوها بيها
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,またはナイフで侵入していた第三の少女のような、
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Beszálltam a kocsimba, és teljesen letaglózva éreztem magam.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Et je suis monté dans ma voiture et je me sentais vraiment dépassé - submergé.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Ich stieg ins Auto und war wirklich überwältigt - überwältigt.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Ik stapte in mijn auto -- en ik voelde me echt overweldigd... overweldigd --
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.저는 그 재판이 정말로 어렵고 고통스러울 것이라는
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Me subí al auto y me sentía verdaderamente agobiado, abrumado.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Nasedl jsem do auta a úplně to na mě padlo.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Så jag satte mig i bilen och jag kände mig överväldigad.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Salii in macchina ed ero completamente stravolto -- stravolto.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Sentia-me realmente oprimido.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Şi m-am urcat în maşină şi mă simţeam foarte copleşit -- copleşit.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Tôi bước vào xe, trong lòng cảm thấy rất rất choáng ngợp.

İlgili Sayfalar