bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Anna'da görevden alınmasından kısa bir süre sonra boğularak öldürüldü.Cô ấy đã chết ngay sau khi bắt Ned phải hứa một điều gì đó.
1940 yılında, eşi ve kızı trajik bir şekilde boğuldu.Năm 1945, bà vợ này và người con gái qua đời vì bạo bệnh.
Cersei prense sunulduğu zaman, neredeyse prensin mor renkli hüzünlü gözlerinin içinde boğulacaktı.Cũng vì lý do đó, khi vừa mới được sinh ra, Công chúa Christina đã gần như bị mù hoàn toàn.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.Nếu một người mất tỉnh táo dưới nước, có nguy hiểm lớn là họ sẽ chìm.
10 motor yolcusu boğuldu.10 xe chở người.
Boğulma korkusu—benim fobim ve kendimle asla eğlenemeyeceğim bir durum, ...Được làm việc với tiến sĩ Cường là một sự may mắn không phải bao giờ cũng gặp được...
Mevsiminde cevize, meyvelere, özellikle çilek ve böğürtlene bayılır.Hắn rất thích ăn trái cây, đặc biệt là chuối.
İçerisinde birçok şehzadenin boğulduğu söylenir.Nhiều quân Mạc bị chết đuối.
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Tác phẩm Quốc huy Việt Nam của họa sĩ Bùi Trang Chước có tranh chấp với họa sĩ Trần Văn Cẩn nhiều năm.
Uçuş ya da beslenme halindeki kuşlar boğuk ve krepitan bir tetete sesi çıkarırlar.Những con chim đang lo lắng hay phấn khích thì phát ra tiếng kêu korrkorrkorr.
Tam o anda üçü de küçük odada boğuşmaya başlamıştır.Và phải vài tiếng sau đó, cuộc chiến mới bắt đầu ở khu vực trung tâm.
Birkaç ay sonra da, balık tutarken boğularak ölür.Một thời gian sau, khi con cá khô quắt lại.
Birçok İngiliz köprünün altında kaldı ve boğuldu.Hầu hết chúng đều bị tàu ngầm Mỹ và Anh đánh chìm.
Denizde boğulmadan yüzmeliyim.Tôi cảm thấy như tôi đang chết đuối.
165 cm'lik boyu ile NBA tarinde Muggsy Bogues'dan sonra en kısa oyuncudur.Người chơi thấp nhất trong NBA là Muggsy Bogues ở chiều cao 1,60 m.
İmparator kedere boğulmuştu.Ô Mã Nhi bị chết đuối.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.」と叫んだ時に戦死した。
Otopside boğulma sonucu olduğu belirlendi.検死結果によると溺死であったという。
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.川を泳いで渡ろうとした者の多くは溺死した。
Fakat konuşsaydı da sorun olmazdı: Sahnedeki alayların çoğu kalabalığın kükremesiyle boğuldu." dedi.故に多数派ではなければ(少数派であれば)正しくない」という意味で発言しているならそれは前件否定の虚偽でもある。
Boğularak öldükleri belli oluyordu.窒息死とみられる。
Dokuz Oğuzlar ağır bir bozguna uğradıkları gibi çekilenleri de ırmağa düşüp boğuldu.信長の九男(一説には十男)信貞の子孫。
Bunlar içinde en makbulü, böğürtlensi ya da üzümsü meyvelerin de dahil edilmesidir.果実はさく果または液果で、大きい種子(胚乳はない)を含む。
Kız ise önce boğulmuş, ardından şöminenin baca boşluğuna sıkıştırılmıştır.娘は首を絞められ暖炉の煙突に逆立ち状態で詰め込まれていた。
At veyâ sığırın kan dökmeden boğularak öldürülmesi.クジラは錨(いかり)を撃ち込まれて血を流しながら死にます。
Dağlarda bol miktarda kuşburnu, böğürlen ve ahududu da mevcuttur.下山には幔幕(まんまく)が張られている山と戸帳の山がある。
Demir golemler düşme ya da boğulma hasarı almazlar.レッドバリアがあれば火や溶岩のダメージを受けずに済む。
İlk başta önemsememelerine rağmen ilk arkadaşlarını gölde boğulmuş olarak bulduktan sonra endişeleri artar.初代以外では跡地を通過してもダメージを受ける。
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.彼女は川に身を投げて自殺した。
Affogato (İtalyanca, "boğulmuş") kahve temelli tatlıdır.「ウルバヌス・コーヒー」も健在の模様。
Denizde boğulmadan yüzmeliyim.大洋で泳いでいる時の溺死だった。
Daha beş dakika geçmişti ki iki at boğuldu.それから5か月が経ち、渡辺は死んだ。
Boğulduğu ya da sürgünde öldüğü iddiaları mevcuttur.検察は、彼女が自宅で窒息死または絞殺されたという見解を示している。
Okuyucu uzun soluklu bir okuyuşta kendisini bu renklerin içinde boğulmuş hissetmektedir.民間ではこの読経の時の風にあたると、風邪を引かないとして信仰されている。
İş takımları haricinde katlanmış yakalı elbiseler giymek kullanışsız ve boğucu idi.使用済下着にしか興味のない下着泥棒で、盗んだ下着を着ることも好む。
Countdown’da ilk birincilik ödülünü kazandı ve grup sevinç gözyaşlarına boğuldu.もちろんチーム初勝利であり、近藤は涙を流して歓喜した。
Yaşar Nur, bebeği yüzüstü şekilde uyuttuğu için bebek boğularak ölür.オーナーが死ぬと、新たなオーナーが鍵を回すまでその人形は眠り続ける。
Orwell, romanı İskoçya'da verem ile boğuşurken 1947-1948 yılları arasında yazmıştır.オーウェルは1944年にはこの小説のテーマ部分を固めており、結核に苦しみながら1947年から1948年にかけて転地療養先の父祖の地スコットランドのジュラ島でほとんどを執筆した。
İmparator kedere boğulmuştu.昭和天皇崩御。
Bunun üzerine Lizzie gözyaşlarına boğulur.”,赛纳因此感动得流泪。
Firavun onlara zulmeder.Kaçmaya çalışan bu halkın peşine düşen Firavun'un askerleri sularda boğulup ölürler.法老的大軍尾隨不捨,結果復合的海水把他們全軍淹沒溺斃。
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”牠們估計已經滅絕。
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.蒙特尔有一人溺毙。
Daily Mail için yazan Adrian Thrills'e şarkıdan "yavaş ve boğucu" olarak bahsetti.《每日邮报》的阿德里安·特里尔斯(Adrian Thrills)称这首歌是「慢而迷人的」。
Yapılan otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür.法醫官的驗屍报告发现,拉斯普京既不是被毒死,也不是因多处枪伤而死,也不是被啞鈴打死,而是溺死的。
Firavun, başrahip Mambre ve Mısır ordusu dalgalar içinde denizde kalıp boğulurlar.法老的心剛硬如故,遂帶領車輛軍兵追趕他們,一心要在紅海把他們一舉消滅。
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.但弟弟喬治四歲時卻在洗衣盆裡溺水身亡了。
Boğularak öldükleri belli oluyordu.鉴定结论为死者系溺水死亡。
Özellikleri Boğucu bağla da benzeşir.性格跟吊戲相似。
Fakat konuşsaydı da sorun olmazdı: Sahnedeki alayların çoğu kalabalığın kükremesiyle boğuldu." dedi.也有許多人瞧不起曹操的品德,孫盛曰:魏武於是失政刑矣。
Shagrat ise onu boğup geri bıraktı.只有雪莱留下来处理了她的后事。
1 Mayıs 2015'ten itibaren model Park Bogum ile Music Bank'in yeni sunucuları oldular.2015年5月1日,與朴寶劍初次搭檔為KBS2《Music Bank》的第31代MC,為首次個人主持之作。
İlk başta önemsememelerine rağmen ilk arkadaşlarını gölde boğulmuş olarak bulduktan sonra endişeleri artar.初次亮相時,當初口耳相傳而知道他的愛好者其實不少。
Sevince boğulan ağalardan Murtaza kaymakama alaycı bir veda hazırlar.작별 시 이갑의 뜨거운 눈물에 감격하였다 한다.
4 mürettebat boğuldu.4명의 승무원 모두 사망했다.
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.그리하여 전후(戰後) 이 곳에 찬란한 ‘고전기’가 시작된다.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.왜냐하면 대부분이 강에 빠져 죽어버렸기 때문이다.
Cersei prense sunulduğu zaman, neredeyse prensin mor renkli hüzünlü gözlerinin içinde boğulacaktı.문을 열면 슬픈 공주는 눈앞에 있다.
Demir golemler düşme ya da boğulma hasarı almazlar.강철의 몸은 제트기와 충돌해도 상처하나 나지 않는다.
Açlık ve mahrumiyetle boğuşan Fransız askerleri geceleri ordularından ayrılıp yiyecek aradı.계속되는 혹한과 배고픔에 떨던 프랑스 병사들은 죽은 전우의 옷을 빼앗아 입고 죽은 말을 뜯어먹으며 퇴각을 했다.