bögü ile cümle
bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun yıllar sağlık sorunlarıyla boğuştu ve 2003'te karaciğer nakli oldu.Hän kärsi myöhempinä vuosinaan pahenevista terveysongelmista ja kuoli sydäntautiin vuonna 2003.
Sel yüzünden 7 kişi boğuldu.Satamassa hukkui seitsemän alusta.
Dizide rol gereği boğulmak suretiyle öldürüldü ve 82. bölümde diziden ayrıldı.Tuolloin hän keskeytti pujottelussa ja sijoittui suurpujottelussa 82:ksi.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Useat hukkuivat jokeen yrittäessään päästä täysille veneille.
Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor.Suotuisissa oloissa liivit kääntävät tajuttoman ihmisen selkäasentoon noin 10 sekunnissa.
Andrew ise gözyaşlarına boğulur.He hukkuvat äitiensä kyyneliin.
Kent, 1681, 1727, 1822 ve 1827'de büyük yangın felaketleriyle boğuştu.Vuosien 1694, 1758, 1833 ja 1872 tulipalot hävittivät kaupunkia.
Yakın mesafeden boğuk "gaa-rank" sesi çıkarır.Varoittelee loputtomalla ’kip-kip’ äänisarjalla.
Genç bir çocuk televizyonun karşısında boğulmuştur ve yüzü çok enteresandır.Nuorukainen päätyy hakeutumaan televisioon ja hurmaamaan koko kansan.
Diğer teklileri ise "Böğürtlenli Reçel", "Her Gece" ve "Seviyorum Özlüyorum" oldu.Yhtyeen menestyneimpiin kappaleisiin kuuluvat ”I Love It”, ”Girlfriend” ja ”All Night”.
O gözyaşlarına boğuldu.Hän liikuttui kyyneliin.
Boguseviç, 4 Temmuz 2003'te Moskova'da doğdu.Η Bogusevich γεννήθηκε στη Μόσχα στις 4 Ιουλίου 2003.
Boğulanlar boğuldu, bundan sonra o, daha 350 yıl yaşadı.Μετά τη σωτηρία του από τον κατακλυσμό, ο Νώε έζησε άλλα 350 χρόνια, και συνολικά απεβίωσε σε ηλικία 950 ετών.
Aşağıdaki kişiler, "Suda Boğulmadan Kurtarma Madalyası"sının alıcılarıydı.Προκάτοχος του βραβείου ήταν το μετάλιο για την σωτηρία των πνιγμένων (ρωσ. Медаль «За спасение утопающих»).
140 nakliye gemisindeki yaklaşık 8.000 asker boğuldu.Ο ναύαρχος και πάνω από 1.400 ναύτες πνίγονται.
Bridgman 1961 yılında, metastatik kanserle bir süre boğuştuktan sonra, intihar etmiştir.Ο Μπρίντγκμαν αυτοκτόνησε με πυροβολισμό ζώντας για λίγο διάστημα με τον μεταστατικό καρκίνο.
İçerisinde birçok şehzadenin boğulduğu söylenir.Οι περισσότεροι από τους επιβαίνοντες υπάρχει φόβος ότι έχουν πνιγεί.
Her yıl birkaç ziyaretçi dalgalar nedeni ile suya düşmekte ve bazıları boğulmaktadır.Αρκετοί επιβάτες για να γλυτώσουν από τις φλόγες έπεσαν στο νερό και μερικοί πνίγηκαν.
Vaal Nehri'nde boğularak öldürüldü.Στην υποχώρηση πνίγηκε στον ποταμό Χαμπούρ.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Στην μάχη τραυματίστηκε σοβαρά ο Παναγιωτάκης Γεραρής.
4 mürettebat boğuldu.Besætningen druknede.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.I forbindelse med sænkningen omkom fotografen Fernando Pereira.
Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar.I modsat fald ville personen således lide druknedøden.
Adada, kazadan kurtulanlardan Joanna okyanusta boğulmak üzeredir.Joanna, en af de overlevende, er ved at drukne i havet.
Ⱨ ve Ⱪ: Boğazdan çıkan boğumlu harflerdir (Arapça ح ve ٯ; Kiril Ҳ ve Қ).Bladene (her altså: nålene) er linjeformede med but spids.
Mylet, 20 aralık 1888 tarihinde Clarke's Yard, High Street, Poplar adresinde boğulmuş olarak bulunmuştur.Mylett var fundet stranguleret i Clarke's Yard, High Street, Poplar d. 20. december 1888.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.I Lühe druknede en person.
Orwell, romanı İskoçya'da verem ile boğuşurken 1947-1948 yılları arasında yazmıştır.Orwell skrev det meste af romanen på den skotske ø Jura fra 1947 til 1948 på trods af alvorlig sygdom.
Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu.Leigh selv gled gradvis ind i en manisk depression.
İftardan sonra dört dilsiz cellat tarafından boğuldu.Stjal smykker efter firedobbelt voldtægt.
Kişi yanlış bir şey yaparsa fıçıda sirkeye boğulur.Hvis man gør det forkert, ryger man direkte i poolen bag en.
Çizelgedeki her boğum bir temel bloğu gösterir.I alle andre udgaver tælles der point på en blok.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Mange druknede i det kolde hav mens de ventede på at blive reddet.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.De foretrukne frugter er figner og jackfrugter.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı."De kæmpede dengang," sagde han, "og de vil kæmpe nu."
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios skal ha druknet 13. januar 47 f.Kr. mens han forsøkte å krysse Nilen.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Mange flere druknet i forsøk på å krysse elven.
Kavalcı nehirden yürüyerek geçer fakat ardından gelen fareler suda boğulurlar.Men kvinnene følger etter ham til fots, og en av dem drukner nesten i en elv.
18. yüzyılın sonlarında iç yolsuzluklar ile boğuşan şirket iflas etti, 1800 yılında ise tam olarak dağıldı.Tynget ned av korrupsjon på slutten av 1700-tallet, gikk selskapet konkurs og ble formelt oppløst i 1800.
23'ü yakalandı, ikisi boğularak, sekiz hükümlü öldü, yakalanamayan sadece beş kişi kaldı.To ble hengt, ni av dem ble skutt og de resterende åtte klarte å rømme.
4 mürettebat boğuldu.4 av mannskapet omkom.
Arkadaşları onun Mora Nehri yakınlarında boğulduğunu sanıyordu.Vennene hans trodde han hadde druknet i Mura.
17 kişi boğuldu, 7 kişi kayboldu.Sør-Korea: 17 omkomne, 3 savnet.
Boğulanlar boğuldu, bundan sonra o, daha 350 yıl yaşadı.Noah levde i 350 år etter flommen, og ble til sammen 950 år før han døde.
Dong Woo ve diğerleri boğulmak üzeredir.Donn og Grand Bodø rykket ned.
Zülüflü baltacılar kemend atarak onu padişah önünde boğup idam ettiler.Den døde Angantyr kastet da Tyrfing opp til henne.
Arkadaşları onun Mora Nehri yakınlarında boğulduğunu sanıyordu.Teman-temannya berpikir bahwa ia telah tenggelam di Sungai Mur.
Boğularak öldükleri belli oluyordu.Jelas bahwa mereka mati lemas.
Boğulanlar boğuldu, bundan sonra o, daha 350 yıl yaşadı.Dia mengarungi banjir ketika ia berumur 600 tahun, dan kemudian setelah banjir ia hidup selama 350 tahun.
30 Nisan 534/535'te Amalasuntha sürgünde iken bu adada hamamda iken boğularak öldürüldü.Akhirnya, pada 30 April 534/535, Amalasuntha dibunuh.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Ia jatuh ke Sungai Mempawah dan tenggelam.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.Sebagian besar korban tewas akibat tenggelam atau terkena reruntuhan.
4 mürettebat boğuldu.Lebih dari 400 orang diyakini tenggelam.
Mylet, 20 aralık 1888 tarihinde Clarke's Yard, High Street, Poplar adresinde boğulmuş olarak bulunmuştur.Mylett ditemukan tewas ter/dicekik di Clarke's Yard, High Street, Poplar, pada 20 Desember 1888.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.Jika seseorang berenang melewati batas boya ditempatkan, orang tersebut dimungkinkan untuk terseret air laut.
Keklik bile boğulan İkarus'a bakmaz.Ia juga marah karena Ichigo tidak ingat siapa dirinya.
Musa Çelebi, savaşın ardından yakalandı ve boğularak öldürüldü.Lalu Musa mati dan dikuburkan di tentangan Bet-Peor.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios XIII được báo cáo là bị chết đuối ngày 13 tháng 1, năm 47 TCN khi cố gắng vượt qua sông Nile.
Boğuzlaga (Bogızlığ): Kanlı kurban.Chết (can thiệp bởi Carter): Chấn thương.
Tam Laurie ile boğuşurken Laurie Michael'ın maskesini çıkarır.Laurie mang mặt nạ của Michael bước ra ngoài.