bögü ile cümle

bögü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.Его любимый напиток — яблочный мартини.
Son yıllarını hastalıklarla boğuşarak geçirdi.Его последние годы были омрачены болезнью.
Birkaç ay sonra da, balık tutarken boğularak ölür.Через несколько дней он погибает, утонув в озере.
(İstanbul: Otonom) Ronald Bogue.Рональд Берган.
Bunun üzerine Böğü Kağan yağmacılık faaliyetlerini yeniden başlatmak istemiştir.Более того, она требует, чтобы он вернулся к старой работе картёжника.
Bunlar içinde en makbulü, böğürtlensi ya da üzümsü meyvelerin de dahil edilmesidir.Плоды также разнообразные — коробочки, ягоды, либо ореховидные плоды.
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”И главное - они вырваны из своей среды» .
Böğü, böyü adları da kullanılır.Чёрт знает каких имён наставили.
Tam boğulmak üzereyken karşısında kendisine gülümseyen Sedna'yı görür.Считал что Нина должна быть там где будет улыбаться.
Vudaş, efsanelere göre boğularak ölmüştür ve su cinine dönüşmüştür.Существует легенда, что Солари простудился и умер, выпив воды из этого родника.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.Большинство вражеских солдат было уничтожено или утонуло в реке.
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu.تم إلقاء الأطفال ، الذين تتراوح أعمارهم بين ثلاث وأربع سنوات في البحر وتركوهم ليغرقوا.
Otağa çağrılan Yakub Çelebi boğularak öldürülür."غار «العاشقين» يشتكي النسيان".
Erken başarılarına rağmen, kuantum alan teorisi birçok ciddi teorik zorluğa boğuldu.بالمقابل، وبالرغم من نجاحها المبكر، اعترضت نظرية الحقل الكمي العديد من الصعوبات النظرية.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.إذا فقد الشخص وعيه تحت الماء هناك خطر كبير على أنه سوف يغرق.
Kaçanların çoğu Allia nehrinde boğulmuştur.وقد غرق أغلب الأشخاص الذين قفزوا في البحر.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.وكان يردد أثناء الضرب "اللهم إن كان هذا في رضاك فزدني منه".
Ticino Nehri'nde boğuldu ve Ansprand egemenliğini ilan etti.غرق هو وكنوزه في نهر تيتشنو واستلم أنسبراند الحكم.
Perdeler parmak boğumlarıyla kapatılır.تصل الأظافر لنهاية أطراف الأصابع.
Musa Çelebi, savaşın ardından yakalandı ve boğularak öldürüldü.وأمسك موسى جزءا من البقرة (وقيل لسانها) وضرب به القتيل فنهض من موته.
4 mürettebat boğuldu.توفي خمسة من طاقمها في الغرق.
Denizde boğulmadan yüzmeliyim.ولكن يتم اصطيادها قبل أن تسبح إلى البحر.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.كان معظم من سقط في المعركة هم من قتلى تلك المذبحة أو ممن غرقوا في النهر.
İmparator kedere boğulmuştu.O czar a afogou.
Gazete bir başka paragrafında diyor ki: "Resimlerinde renk damak orta ve boğuk olduğunu.Outro parágrafo no jornal diz: "O paladar das cores nas pinturas é moderado e abafado.
Hep boğuk bir sesle konuşur.Sempre fala com uma voz sobrecarregada.
Arkadaşları onun Mora Nehri yakınlarında boğulduğunu sanıyordu.Os amigos pensaram que tinha se afogado no Mura.
Adada, kazadan kurtulanlardan Joanna okyanusta boğulmak üzeredir.Joanna, uma das sobreviventes do acidente, está se afogando no oceano.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.No atentado morreu o fotógrafo português Fernando Pereira.
Çoğu Fırat'a düştü ve boğuldu ve diğerleri öldürüldü." şeklinde anlatır.Cortou narizes e lábios a alguns, outros foram enforcados e outros afogados."
Tam o anda üçü de küçük odada boğuşmaya başlamıştır.Eles então entram todos os três na loja apressadamente.
Mylet, 20 aralık 1888 tarihinde Clarke's Yard, High Street, Poplar adresinde boğulmuş olarak bulunmuştur.Rose Mylett foi achada estrangulada em Clarke's Yard, High Street, Poplar, em 20 de dezembro de 1888.
Hayatta kalanlar, bir gece önceki aylak saldırısının sonuçları ile boğuşmaktadır.Os sobreviventes estão lidando com as consequências do ataque dos zumbis na noite anterior.
Özellikleri Boğucu bağla da benzeşir.Estes se assemelham a dedos entrelaçados.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur.Ele irá, em seguida, cair na água e se afogar.
Ayrıca eşi ve kendisi hastalıklarla boğuşuyordu.Além disso, ele e sua esposa sofreram de malária.
Pothos Argyros zar zor kaçabildi ama Aleksios Mosele bir gemiye binmeye çalışırken boğuldu.Potos por pouco escapou e Aleixo Mosele se afogou enquanto tentou embarcar em seu navio.
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu.Aos sete anos quase morreu afogado na praia.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.A polícia suspeita que ele caiu e se afogou.
Babasına bağlılığını dile getirir, ardından Demir Adalar'da Boğulmuş Tanrı adına vaftiz edilir.Para provar sua lealdade, ele é batizado em nome da divindade principal das Ilhas de Ferro – o Deus Afogado.
Son yıllarını hastalıklarla boğuşarak geçirdi.Em seus últimos anos foi aflito por doenças.
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Alan Wake, um escritor de bestsellers, não conseguia escrever nada há dois anos.
Gertrude, Ophelia'nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.Até que Gertrudes interrompe a conversa dizendo que Ofélia afogou-se.
Sakatlıklala yıllardır boğuşmuştur.O casamento estava arruinado há anos.
Brian bu krizle boğuşurken hâlihazırda aşırı pişmiş olan fırındaki hindi yanmaya başlar.Enquanto Brian tenta controlar o fogo, o prato que está no forno começa a queimar.
Aynı esnada Fransa daha büyük sorunlarla boğuşuyordu.E como sempre, Mia tem problemas maiores para lidar.
Çocuğu boğulmaktan kurtardılar.Eles salvaram o menino que se afogava.
Fadil dövüldü ve sonrasında boğularak öldürüldü.Fadil foi espancado e depois estrangulado.
4 mürettebat boğuldu.Zes bemanningsleden verdrinken.
Anne denizde boğulmuştur ve Naiee onu kurtarmakta başarısız olmuştur.Zijn moeder is verdronken in de zee, ondanks de pogingen van Naiee om haar te redden.
165 cm'lik boyu ile NBA tarinde Muggsy Bogues'dan sonra en kısa oyuncudur.Hij is met 1.65 m de op één na kleinste speler in de geschiedenis van de NBA, naast Muggsy Bogues.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.De Nederlandse freelance-fotograaf Fernando Pereira kwam erbij om het leven.
Ancak mağlup oldu ve binlerce müslüman öldürüldü ve denizde boğuldu.Het werd een bloedbad waarbij 3000 doden vielen en de Arabieren werden verslagen.
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”Zo zouden zij geweld tegen zich uitlokken.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur.Ze springen in het water en verdrinken ook.
Fakat boğulduğuna dair hiçbir kanıt bulunamamıştır.Er is echter geen enkel bewijs dat zij hem hebben gedood.
Kayboluşundan 1 ay sonra kocası boğulmuş olarak bulundu.Een maand na zijn verdwijning werd zijn lichaam gevonden, vermoedelijk door verdrinking om het leven gekomen.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Hij is waarschijnlijk verdronken.
Golos deti'yi takiben, Bogusevich iki Rus temsilciden biri olan New Wave Junior 2014'e katıldı.Na Golos deti nam Bogoesevitsj deel aan New Wave Junior 2014, waar ze als tweede eindigde.
Son yıllarını hastalıklarla boğuşarak geçirdi.Zijn laatste jaren werden overschaduwd door ziekte.

İlgili Sayfalar