böbürlenme ile cümle
böbürlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››når jeg siger: "Lad dem ikke glæde sig over mig, hovmode sig over min vaklende Fod!"
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Nebo na tě, Hospodine, očekávám, ty za mne odpovíš, Pane Bože můj.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Porque dije: "No sea que se alegren de mí, y cuando resbale mi pie, se enaltezcan sobre mí.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Se, på dig, HERRE, hoppas jag; du skall svara, Herre, min Gud.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Sillä sinua, Herra, minä odotan, sinä vastaat, Herra, minun Jumalani.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Επειδη ειπα, Ας μη χαρωσιν επ' εμε οταν ολισθηση ο πους μου, αυτοι μεγαλαυχουσι κατ' εμου.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Защото рекох: Да не тържествуват над мене, Да не се големеят над мене, когато се подхлъзне ногата ми.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››כי אמרתי פן ישמחו לי במוט רגלי עלי הגדילו׃
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››لاني قلت لئلا يشمتوا بي. عندما زلت قدمي تعظموا عليّ.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››我 曾 說 、 恐 怕 他 們 向 我 誇 耀 . 我 失 腳 的 時 候 、 他 們 向 我 誇 大
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››我 曾 說 、 恐怕 他 們向 我 誇耀 . 我 失腳 的 時候 、 他 們向 我 誇大
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobře pravíš. Pro nevěru vylomeny jsou, ale ty věrou stojíš. Nebudiž vysokomyslný, ale boj se.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobre. Vylomené sú neverou, a ty stojíš vierou. Nebuď vysokomyseľný, ale sa boj!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobro, zavoljo nevere so bile odlomljene, ti pa z vero stojiš. Ne prevzetuj, ampak boj se!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobrze; dla niedowiarstwa odłamane są, ale ty wiarą stoisz; nie bądźże hardej myśli, ale się bój.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Está bem; pela sua incredulidade foram quebrados, e tu pela tua fé estás firme. Não te ensoberbeças, mas teme;
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!옳도다 저희는 믿지 아니하므로 꺾이우고 너는 믿으므로 섰느니라 높은 마음을 품지 말고 도리어 두려워하라
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Oikein; epäuskonsa tähden ne taitettiin pois, mutta sinä pysyt uskosi kautta. Älä ole ylpeä, vaan pelkää.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Phải lắm; các nhánh đó đã bị cắt bởi cớ chẳng tin, và ngươi nhờ đức tin mà còn; chớ kiêu ngạo, hãy sợ hãi.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Úgy van; hitetlenség miatt törettek ki, te pedig hit által állasz; fel ne fuvalkodjál, hanem félj;
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Vel! ved deres Vantro bleve de afbrudte, men du står ved din Tro; vær ikke overmodig, men frygt!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Vel! ved sin vantro blev de avbrutt, men du står ved din tro; vær ikke overmodig, men frykt!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Καλως δια την απιστιαν απεκοπησαν, συ δε δια της πιστεως ιστασαι μη υψηλοφρονει, αλλα φοβου
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Добре: невірою відломились вони, ти ж вірою стоїш. Не носись високо, а бій ся.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Хорошо. Они отломились неверием, а ты держишься верою: не гордись, но бойся.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!כן הוא המה נקפו על אשר לא האמינו ואתה הנך קים על ידי האמונה אל תתגאה כי אם ירא׃
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!حسنا. من اجل عدم الايمان قطعت وانت بالايمان ثبتّ. لا تستكبر بل خف.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!不 錯 . 他 們 因 為 不 信 、 所 以 被 折 下 來 . 你 因 為 信 、 所 以 立 得 住 . 你 不 可 自 高 、 反 要 懼 怕
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!不錯.他們因為 不 信 、 所以 被 折 下來 . 你 因 為信 、 所以 立 得 住 . 你 不 可 自 高 、 反 要 懼怕
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Essa fa provare agli uomini la vera disperazione, in modo tale che non diventino troppo superbi.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Menneskene får en passende fortvivlelse, - - så I ikke bliver for hovmodige.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Ona daje ludziom perspektywę, dzięki której się nie chełpią.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Se vie ihmisiltä toivon, eikä heistä tule omahyväisiä.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Δίνει αρκετή απελπισία στους ανθρώπους ώστε να μην καυχώνται.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Она приводит людей в настоящее отчаяние, чтобы они не стали горделивы.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Da a los humanos desesperación para que no se vuelvan arrogantes.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Dá aos humanos o desespero adequado para não se tornarem gabarolas.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Den ger er lämplig förtvivlan- -så att ni inte blir för skrytsamma.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Dà agli umani vera disperazione, cosicché non diventino troppo vanitosi.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Dá aos humanos o desespero natural, para não se tornarem gabarolas.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Den ger er lämplig förtvivlan så att ni inte blir för skrytsamma.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Ihmiset menettävät toivonsa eivätkä kersku.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.I tildeles en passende fortvivlelse, så I ikke bliver for pralende.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Provoca desesperación en los humanos para que no sean tan fanfarrones.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Stawia to ludzi w położeniu, w którym przestają się chełpić.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Δίνει στους ανθρώπους απόγνωση, για να μην γίνονται αλαζόνες.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Это приводит людей в отчаяние и не даёт становиться горделивыми.
Olamaz, Yarbay Hughes. Yine evi arayıp böbürlenmeye...Everstiluutnantti Hughes, soitatteko taas kotiin ja kehuskelette...?
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Jag blev lärd att aldrig skryta om vad du inte tjärnade
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.J'ai été élevée de manière à ne jamais me vanter de ce que je n'ai pas gagné.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Jeg blev opdraget til aldrig at prale af, hvad du ikke har fortjent
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.노력해서 아니잖아.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Mi hanno insegnato di non vantarmi mai di quello che non si è conquistato.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Tôi được dạy không bao giờ khoe khoang về những gì mình không kiếm được.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Učili ma, aby som sa nechvastala cudzím perím.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Uczono mnie , żeby nigdy się nie chwalić tym, czego nie osiągnełam.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Έμαθα να μην κοκορεύομαι γι'αυτά που δεν κέρδισα ποτέ.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Меня учили никогда не хвастаться тем, что не сам заработал.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Учили са ме да не се хваля с това, което не съм постигнала сама.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana..למדתי לא להתרברב במה שלא השגת