böğ ile cümle

böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Buraya Gangana boğazı derler.Tätä sanotaan gangin ryöstämiseksi.
Cook Boğazı kıyısında, Yeni Zelanda'nın başkenti Wellington bulunur.Salmen pohjoisrannalla sijaitsee Uuden-Seelannin pääkaupunki Wellington.
Boğalar ise belli bir büyüklüğe gelince satılır.Madot saavat liikkua vain tietyn kokoisella kentällä.
Bu nedenle Osmanlı donanması Çanakkale Boğazı'ndan geri dönerek İstanbul'a geri geldi.Myös spartalaisten laivasto aikoi lähteä tukikohdastaan Knidoksesta takaisin Kreikkaan.
Dizide rol gereği boğulmak suretiyle öldürüldü ve 82. bölümde diziden ayrıldı.Tuolloin hän keskeytti pujottelussa ja sijoittui suurpujottelussa 82:ksi.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Useat hukkuivat jokeen yrittäessään päästä täysille veneille.
Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor.Suotuisissa oloissa liivit kääntävät tajuttoman ihmisen selkäasentoon noin 10 sekunnissa.
Çayır taşçalanı'nda olan göz çizgisi bunlarda yoktur, boğazlarıda daha koyu renktir.Paita, jossa ei ole toppauksia on väritykseltään tummempi.
Andrew ise gözyaşlarına boğulur.He hukkuvat äitiensä kyyneliin.
Kent, 1681, 1727, 1822 ve 1827'de büyük yangın felaketleriyle boğuştu.Vuosien 1694, 1758, 1833 ja 1872 tulipalot hävittivät kaupunkia.
Bulduğu boğaz, aslında "Frobisher Körfezi" idi.Paikalle syntynyt asutuskeskus tunnettiin nimellä Frobisher Bay.
Yakın mesafeden boğuk "gaa-rank" sesi çıkarır.Varoittelee loputtomalla ’kip-kip’ äänisarjalla.
Bu arada, Gılgamış, Gök Boğası'nı alt etmeleri şerefine bir kutlama düzenler.Pyydystetyn karhun kunniaksi järjestettiin juhlat, karhunpeijaiset.
Geminin kalkmasına yakın, tüm mürettebatı bir boğazda pusuya düşürürler.Jos laiva purjehti liian läheltä häntä, jokainen päistä sieppasi yhden miehistöstä.
O dönemde Romanya ve Moldova Eflak ve Boğdan adlarıyla biliniyordu.Tuolloin valtion nimi oli Romanian yhdistyneet Moldovan ja Valakian ruhtinaskunnat.
Genç bir çocuk televizyonun karşısında boğulmuştur ve yüzü çok enteresandır.Nuorukainen päätyy hakeutumaan televisioon ja hurmaamaan koko kansan.
Filmin kalan kısmını Bogdanovich istediği şekilde çekebilecekti.Kaksi vuotta myöhemmin hän esiintyi Bogdanovichin elokuvassa Etsivät vauhdissa.
Diğer teklileri ise "Böğürtlenli Reçel", "Her Gece" ve "Seviyorum Özlüyorum" oldu.Yhtyeen menestyneimpiin kappaleisiin kuuluvat ”I Love It”, ”Girlfriend” ja ”All Night”.
"Boğaziçi" de tamamen enstrümantal bir şarkıydı.Laulaja oli tietenkin täysin ulalla.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Pullokassi osui tällöin myös toiseen ovella olleeseen mieheen.
Klaus Meine, önemli bir boğaz ameliyatından sonra Scorpions ile Blackout albümünü kaydetti.Harry uskoo kuitenkin Scorpiuksen oleva uhka Albusille.
O gözyaşlarına boğuldu.Hän liikuttui kyyneliin.
Boguseviç, 4 Temmuz 2003'te Moskova'da doğdu.Η Bogusevich γεννήθηκε στη Μόσχα στις 4 Ιουλίου 2003.
Her yıl ABD'de yaklaşık 11 milyon insan boğaz ağrısına yakalanır.Στις Ηνωμένες Πολιτείες, περίπου 11 εκατομμύρια άνθρωποι νοσούν ετησίως από πονόλαιμο.
Arap devletleri İsrail’in boğazdan geçiş haklarını kontrol etmesi yüzünden anlaşmazlığa düşmüştü.Τα αραβικά κράτη αμφισβήτησαν το δικαίωμα του Ισραήλ για δίοδο μέσω των στενών.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Η στρεπτοκοκκική φαρυγγίτιδα αποτελεί το 37% των λοιμώξεων του λαιμού στα παιδιά.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Ο ιός της ανθρώπινης παραϊνφλουέντσας προκαλεί συνήθως φλεγμονή στη μύτη, το λαιμό και τους αεραγωγούς.
Boğulanlar boğuldu, bundan sonra o, daha 350 yıl yaşadı.Μετά τη σωτηρία του από τον κατακλυσμό, ο Νώε έζησε άλλα 350 χρόνια, και συνολικά απεβίωσε σε ηλικία 950 ετών.
Aşağıdaki kişiler, "Suda Boğulmadan Kurtarma Madalyası"sının alıcılarıydı.Προκάτοχος του βραβείου ήταν το μετάλιο για την σωτηρία των πνιγμένων (ρωσ. Медаль «За спасение утопающих»).
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.Η γλώσσα ή ο λαιμός μπορεί να παρουσιάσουν οίδημα μέχρι και στο 20% των περιπτώσεων.
Bu boğaz, adını Aomori İli'nin batı bölgesinden almıştır.Ο πορθμός πήρε το όνομά του από το δυτικό τμήμα της περιφέρειας Αομόρι, την χερσόνησο Τσουγκάρου.
4 = Bu ikisi Mısır için kutsal boğalardır.Και οι τρεις αυτές νύμφες ήταν τροφοί της θεάς Ήρας.
Oğlan boğayı da öldürür.Ο νεαρός απέτυχε και ο ταύρος τον θανάτωσε.
140 nakliye gemisindeki yaklaşık 8.000 asker boğuldu.Ο ναύαρχος και πάνω από 1.400 ναύτες πνίγονται.
Boğazı koyu kırmızıdır.Ο υπόλοιπος λαιμός είναι κόκκινος.
Nureddin 1174’te Şam'da boğaz iltihabından vefat etti.Πέθανε το 1174 από μόλυνση στο λαιμό.
Uzunca bir kuyruk ve sarı boğaz yaması var.Έχουν αρκετά ομοιόμορφη εμφάνιση και κίτρινο τρίχωμα.
Boğazın sıkılmasıyla ortaya çıkan bir sestir.Πρόκειται για μια βραχοσκεπή που κατέρρευσε.
Bridgman 1961 yılında, metastatik kanserle bir süre boğuştuktan sonra, intihar etmiştir.Ο Μπρίντγκμαν αυτοκτόνησε με πυροβολισμό ζώντας για λίγο διάστημα με τον μεταστατικό καρκίνο.
Tsushima Adası, Kore Boğazı'nı batı kanalına ve Tsushima Boğazı'na böler.Το Νησί Τσουσίμα χωρίζει το Στενό της Κορέας στο δυτικό κανάλι και το Στενό Τσουσίμα.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Στην πίσω όψη είναι ένας ταύρος που στρίβει το κεφάλι του στα αριστερά.
İstanbul Boğazı onun Avrupa ve Asya kısımlarını ayırır.Ο Βόσπορος χωρίζει επίσης και την Κωνσταντινούπολη στην ασιατική και την ευρωπαϊκή της πλευρά.
Erkeğin başı ve boğazı siyahtır.Το κεφάλι κι ο λαιμός είναι μαύρα.
(Boğ/Böğ) kökünden türemiştir.Κερσετρίνη (Quercetrin]] Ισοκερσιτρίνη (Isoquercitrin).
O beni boğmaya çalışıyordu.Ένιωσα να καταρρέω.
Erişim tarihi: 1 Aralık 2009. ^ "Boğaz köprüleri".Πρώτο σαββατοκύριακο του Σεπτεμβρίου: Έκθεση του Σοβράρμπε.
İçerisinde birçok şehzadenin boğulduğu söylenir.Οι περισσότεροι από τους επιβαίνοντες υπάρχει φόβος ότι έχουν πνιγεί.
Örneğin Jack'i öldürürse onu altına boğacağını söyler fakat altında boğmak yerine suda boğar.Η ίδια όμως, προτιμά το θάνατο, καθώς πέφτει και πνίγεται σε ένα ποτάμι αντί να τον παντρευτεί.
Streptokok farenjiti boğazı ve bademcikleri etkiler.Η στρεπτοκοκκική φαρυγγίτιδα επηρεάζει κυρίως το λαιμό και τις αμυγδαλές.
Boğaları korur.Σώστε τις φάλαινες!
Her yıl birkaç ziyaretçi dalgalar nedeni ile suya düşmekte ve bazıları boğulmaktadır.Αρκετοί επιβάτες για να γλυτώσουν από τις φλόγες έπεσαν στο νερό και μερικοί πνίγηκαν.
Eski dönemlerde Boğaz'da görülen yunuslar afalina ve mutur denen türlerdi.Αρχαίες εορτές που τελούνταν στην Ανάφη ήταν τα Κάρνεια και τα Υακίνθεια.
Ancak Boğdanlı birçok bey Osmanlılara karşı savaşmayı reddetti.Πολλές από αυτές τις γυναίκες αρνήθηκαν να δουλέψουν με γκέι άνδρες.
Saat 10.04'te Osmanlı filosu on altı noktalı bir dönüş yaparak rotasını Çanakkale Boğazı'na çevirdi.Στις 14:00 ο ιταλικός στόλος άλλαξε πορεία με σκοπό να επιστρέψει στην βάση του.
Vaal Nehri'nde boğularak öldürüldü.Στην υποχώρηση πνίγηκε στον ποταμό Χαμπούρ.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Στην μάχη τραυματίστηκε σοβαρά ο Παναγιωτάκης Γεραρής.
Bizi sohbete, rüşvete falan boğdular.Σε ασβεστολιθικά ή ασπροχώματα.
“Antiviral Ajan ve Aynı Şekilde Kullanan Boğaz Şekeri, Gargara ve Gargara...”«Αντιϊικός Παράγοντας και Καραμέλα Λαιμού, Γαργάρες και Στοματικό Διάλυμα Χρησιμοποιώντας το Ίδιο...»
4 mürettebat boğuldu.Besætningen druknede.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.I forbindelse med sænkningen omkom fotografen Fernando Pereira.

İlgili Sayfalar