böğ ile cümle

böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.Om natten den 26. – 27. maj nærmede den russiske flåde sig Tsushimastrædet.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når du ser dem vil de se ud som spredte perler."
"Şöhretin Sonu" Humphrey Bogart'ın son filmidir.Filmen blev Humphrey Bogarts sidste.
O beni boğmaya çalışıyordu.Forsøgte at kvæle pige.
(Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, 2006).(Dansk Skolesløjds Forlag, 2006).
Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar.I modsat fald ville personen således lide druknedøden.
Adada, kazadan kurtulanlardan Joanna okyanusta boğulmak üzeredir.Joanna, en af de overlevende, er ved at drukne i havet.
Ⱨ ve Ⱪ: Boğazdan çıkan boğumlu harflerdir (Arapça ح ve ٯ; Kiril Ҳ ve Қ).Bladene (her altså: nålene) er linjeformede med but spids.
Boğaz yaklaşık 6 saat boyunca trafiğe kapatıldı.Som følge heraf var trafikken indstillet i omkring fire uger.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.I juli 1952 fik Kesselring konstateret kræft i struben.
29 Aralık 1997 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden 1 milyarıncı araç geçti.Bilist nr. 1 mia. passerede broen 29. december 1997.
Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi.Slip sociologien løs.
Bu yüzden Le Maire boğazı onun ismiyle adlandırılmıştır.Af den grund fik klinten navnet Hals.
Ayrıca onların Bogey ve Beju adında iki köpekleri vardır.De har to hunde ved navn Binka og Nugget.
Mylet, 20 aralık 1888 tarihinde Clarke's Yard, High Street, Poplar adresinde boğulmuş olarak bulunmuştur.Mylett var fundet stranguleret i Clarke's Yard, High Street, Poplar d. 20. december 1888.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.I Lühe druknede en person.
Erişim tarihi: 19 Eylül 2015. ^ "En İyiler Boğaziçi'nde".20. oktober 2015. Hobro-kaptajn: Bedste løsning for alle.
Orwell, romanı İskoçya'da verem ile boğuşurken 1947-1948 yılları arasında yazmıştır.Orwell skrev det meste af romanen på den skotske ø Jura fra 1947 til 1948 på trods af alvorlig sygdom.
Boğaz ismini İtalya'nın Otranto şehrinden almıştır.Otrantostrædet er navngivet efter den italienske by Otranto.
Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu.Leigh selv gled gradvis ind i en manisk depression.
Artık ticari gemiler de boğazları kullanamayacaktır.Royal Navy benytter ikke længere søminer.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Lad os kaste åget af vor nakke!
İftardan sonra dört dilsiz cellat tarafından boğuldu.Stjal smykker efter firedobbelt voldtægt.
1997) 1921 - Dirk Bogarde, İngiliz oyuncu (ö.1921 - Dirk Bogarde, britisk skuespiller (død 1999).
Daha sonra Boğazköy olarak kayıtlara geçmiştir.Senere kæmpede regimentet ved Somme.
Kişi yanlış bir şey yaparsa fıçıda sirkeye boğulur.Hvis man gør det forkert, ryger man direkte i poolen bag en.
Boğaz sayısı 2, 4, 6 veya daha fazla olabilir.Liggevogn med to, fire eller seks senge.
Makassar Boğazı ,Endonezya'daki Sulawesi ve Borneo adalarının arasında yer alan boğazdır.Makassarstrædet er sundet mellem de indonesiske øer Sulawesi og Borneo.
1973 - İstanbul Boğaz Köprüsü'nde taşıtla geçiş denemesi yapıldı.1973 - Broen over Bosporus-strædet i Tyrkiet indvies.
Kilise Andrei Bogolyubsky tarafından yaptırılmıştır.Ikonen bragtes til Vladimir af Andrej Bogoljubskij.
Yatak odasında Michael, Laurie ile konuşmakta olan Lynda'yı telefon kordonuyla boğar.I soveværelset kvæler han Lynda med en telefonledning, idet hun er ved at ringe til Laurie.
Boğazköprü, yaklaşık olarak 1965 yılında kurulmaya başlanmıştır.Trinbrættet blev gjort fast omkring 1935.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.Batteriets funktion var at støtte de to forter.
Ayrıca boğazlar ile ilgili görüşmelerde bulunması kesin olarak yasaklandı.Den uddøde i forbindelse med at tyrelege med hundene blev forbudte.
Çizelgedeki her boğum bir temel bloğu gösterir.I alle andre udgaver tælles der point på en blok.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır.Nordspidsen af Lundø er ganske flad.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Mange druknede i det kolde hav mens de ventede på at blive reddet.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.De foretrukne frugter er figner og jackfrugter.
Sinemada ilk defa Martin Scorsese'nin Kızgın Boğa (1980) filminde figüran olarak rol aldı.Hun filmdebuterede i Martin Scorseses Tyren fra Bronx (1980).
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı."De kæmpede dengang," sagde han, "og de vil kæmpe nu."
Bunun üzerine boğazlar tüm yabancı gemilere kapatılmıştır.Efter dette blev alle danske stræder spærret for engelske skibe.
Şirketin arması bir boğadır.Firmaets logo er en haj.
Boğazı beyazdır.Halsen er hvit.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios skal ha druknet 13. januar 47 f.Kr. mens han forsøkte å krysse Nilen.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når noen som hadde blitt bitt festet blikket på den, forble de i live.
Bonifacio Boğazı; Korsika ve Sardunya arasında, 11 km genişliğinde.Bonifaciostredet mellom Korsika og Sardinia, ca. 11 km bredt.
Daha sonra onu boğmaya çalıştılar.Han ble senere funnet druknet.
Sardunya ve Tunus arasındaki isimsiz boğaz, 200 km genişliğinde.Sardiniakanalen mellom Sardinia og Tunisia, ca. 200 km bredt.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Som med mordofferet Mary Ann Nichols var strupen kuttet med to kutt, det ene dypere enn det andre.
Üç boğa yüzleri sağa çevrilmiş halde ve bir sıra halinde resmedilmiştir.Forvingene er avrundet trekantede, ytterkanten litt innbuktet i midten og svakt bølgete.
Boğazı ve göğsü beyazdır.Halsen og brystet er hvitaktig.
Bu boğaz ismini, Company Raj döneminde Madras Başkanlığı valiliği yapan (1755-1763) Robert Palk'tan almıştır.Sundet er oppkalt etter Robert Palk som var guvernør i Madras (1755-1763) i Raj perioden.
Onun ölümü bütün İngilizleri hüzne boğdu.Hennes død sjokkerte engelskmennene.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Mange flere druknet i forsøk på å krysse elven.
Çanakkale Boğazının Coğrafyası.Den eies av Halsen IF.
2004 yılında Gent, Belçika'da, Lorenz Bogaert ve Toon Coppens tarafından kuruldu.Siden ble grunnlagt i 2004 i Gent av Lorenz Bogaert og Toon Coppens.
Bineği kara at ya da kara boğadır (belki de öküz).Den har et brunlig eller svart halsskjold (pronotum) og dekkvinger.
Otomobil adını ünlü boğa yetiştiricisi Don Eduardo Miura almıştır.Bilens navn ble hentet fra en berømt tyrefekter, Don Eduardo Miura.
Espada İspanyolca matadorların boğa güreşlerinde kullandığı kılıç adıdır.Navnet Espada betyr sverd på spansk, og refererer til sverdet som brukes av en matador under tyrefektingen.
Kavalcı nehirden yürüyerek geçer fakat ardından gelen fareler suda boğulurlar.Men kvinnene følger etter ham til fots, og en av dem drukner nesten i en elv.

İlgili Sayfalar