böğ ile cümle
böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yakaladığı insanları önce boğarak öldüren sonra da yiyen bir canavar olarak tanımlanır.Mondhatni akit előbb megfőztek, utána megették.
Wandel Denizi, Grönland Denizi'ne Fram Boğazı'nda birleşir.A lazac a Grönlandi-tengerbe vándorol.
Göçmenler içinden parasal bakımdan daha iyi durumda olanların çoğu yine Boğaz kıyılarını tercih etti.Néhány jómódban élő régi tagország azonban inkább a hátrányokat érezte.
Daha sonra Boğazköy olarak kayıtlara geçmiştir.Utólag rekordnak ismerték el.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.A gyermekkori torokfájások 37 százalékának hátterében Streptococcus baktérium okozta torokgyulladás áll.
Sağlık açısından yüzmeye elverişli olmayan Boğaz'da sıcak yaz aylarında yüzenlere hâlen rastlanmaktadır.Napos nyári napokon fürdeni lehet a tiszta, de hideg vízben a homokos strandon.
Boğazı ve göğsünün üstü siyah çizgili ten rengi, karın ise daha koyu ve siyah çizgilidir.A nyaka és feje is olyan színű, mint a háta, azonban a pofája és az orrtájéka valamivel világosabb.
“ Bu gece, aklımda bu buluşun dünyayı kedere boğacağına dair çok ufak bir şüphe var.”Sajnos hogy éppen e pontban igen szófukar s hogy e rokonság csak puszta említésére szorítkozik.”
1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi tamamen sona ermiştir.1923-ban a lap végleg megszűnt.
İnsanları boğulmaktan kurtarmak için gösterilen cesaret ve becerikliliği tanımak için yaratıltı.Felejthetetlen karaktere és bátorsága mentette meg a kivégzéstől.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Nyakán fehér csíkok húzódnak.
Yurda döndüğünde boğaz kıyılarını resimledi.Kassára hazatérve fényképezéssel foglalkozott.
Kesha geçirdiği zor zamanları yüzünden konuşma sırasında sık sık göz yaşlarına boğulmuştur.''Az Egyesült Államokban eltöltött ideje alatt gyakran panaszkodott szemének folyamatos romlása miatt.
Asfiksi, oksijen yetersizliğinden ileri gelen boğulmadır.A kezelés része az oxigén nyomásának minél hamarabbi megnövelése.
Boğazda görüldüğünde çok uzaktan dahi tanınabilir.Körkilátójából messzire el lehet látni szép időben.
Boğaziçi Üni.Úsztatót igényel.
Minotor (Yunanca: Μινώταυρος, Minotavros): Yunan mitolojisinde yarı insan-yarı boğa yaratık.A Minótaurosz (ógörögül: Μῑνώταυρος) a görög mitológiában félig ember, félig bika alakú teremtmény volt.
Sonra cesedi İstanbul boğazı'nda denize atılmıştır.Ezután a testét a Dunába dobták.
Bugün Boğaziçi vapurlarının pek çoğu, yenilenen emektar vapurlardır.A tagság jelentős része ma is a járműjavító dolgozóiból, nyugdíjasaiból kerül ki.
Bizi nasıl mı boğacaktı?Miksi me haukottelemme?
At veyâ sığırın kan dökmeden boğularak öldürülmesi.Riistaeläimistä veri vuodatetaan ulos saaliin kuoltua.
Özgün sözcük Minotor'dur ve Yunanca "Minos’un Boğası" anlamına gelir.Minotauros on kreikkaa ja tarkoittaa ”Minoksen härkää”.
165 cm'lik boyu ile NBA tarinde Muggsy Bogues'dan sonra en kısa oyuncudur.Vain 165 senttimetriä pitkä Boykins on NBA:n historian toiseksi lyhyin pelaaja Muggsy Boguesin jälkeen.
Bridgman 1961 yılında, metastatik kanserle bir süre boğuştuktan sonra, intihar etmiştir.Vuonna 1961 Bridgman teki itsemurhan sairastuttuaan syöpään.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.Valokuvaaja Fernando Pereira kuoli iskussa.
24 Ağustos 2006'da Tom Hamilton'un da boğaz kanseri olduğu açıklandı.24. elokuuta yhtye tiedotti, että Tom Hamiltonille on diagnosoitu kurkkusyöpä.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Aivan kuten Nicholsin tapauksessa kurkku oli viilletty auki kahdella viillolla.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Ptolemaios hukkui 13. tammikuuta 47 eaa. ylittäessään Niiliä.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge ammutaan kuoliaaksi, Taylor ja Landon otetaan kiinni.
İmparator kedere boğulmuştu.Lyöjäkuningas hukkunut.
4 mürettebat boğuldu.Neljä ihmistä hukkui.
20 Eylül 1975 Bogotá, Kolombiya) Kolombiyalı sürücü NASCAR yarış pilotu.20. syyskuuta 1975 Bogotá, Kolumbia) on kolumbialainen rata-autoilija.
"Taurus" adı Latincede "boğa" anlamına gelir.Sana taurus tarkoittaa latinaksi härkää.
Boğazı beyazdır.Kurkku on valkoinen.
Doğu karması boğu karmasını 125- 115 yenerken, Allen Iverson, maçın en değerli oyuncusu seçilmiştir.Idän joukkue voitti 125–115 ja ottelun parhaana pelaajana palkittiin Allen Iverson.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Seremoniallisimpaan tyyliin kuului miehilläkin laahustavat naga-bakamat.
Hep boğuk bir sesle konuşur.Hän puhuu aina sietämättömän kovalla äänellä.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.Sana portimo tarkoittaa kärppää.
Daha sonra Taif zindanında boğduruldu.Hänet herätettiin myöhemmin henkiin Kaaossodan aikana.
Eskiden boğa güreşi için kullanılmaktaydı.Niitä käytettiin härkätaisteluissa.
Boğaya ibadet birçok kültürde görülmekteydi.Palsamointia on harjoitettu monissa kulttuureissa.
Kosinski 1991 yılında kendini boğarak intihar etmişti.Gauquelin teki itsemurhan vuonna 1991.
Fakat Çılgın At ve Oturan Boğa liderliğindeki Kızılderililer Custer ve adamlarını yenilgiye uğratırlar.Hullun Hevosen ja Gallin johtamat intiaanit tuhosivat Custerin joukot viimeiseen mieheen.
Bir boğa güreşi fanatiği olan yazar, boğa güreşi üzerine "Öğleden Sonra Ölüm" (1931) adlı kitabı yazdı.Imagoon kuuluivat etenkin härkätaistelut, joista kertoo romaani Kuolema iltapäivällä (1932).
Daha sonra Kerç Boğazı üzerinden tahliye edildiler.Sen jälkeen hänet karkotettiin Verhojanskiin.
Prens, Caspar’ın cesedinin Kurt Boğazı'na gömülmesini emreder.Sun kuitenkin vaatii Locken ruumiin hautaamista.
Altı yaşında iken babasının bir kazada boğularak ölmesini gözleriyle gördü.Hän odotti kuudetta lastaan onnettomuuden sattuessa.
Bu bakımdan dünyanın en hareketli boğazlarından biridir.Sen rinne on yksi maailman jyrkimpiä.
Daha sonrasında, matadorlar yaralı veya yorulmuş boğaları öldürür.Ja niillä voidaan parantaa sairaita ja väsyneitä Pokemoneja.
Onun ölümü bütün İngilizleri hüzne boğdu.Portugalilainen sai myös kaikkien englantilaisten vihat niskaansa.
Boğa burcudur.Huvila Härkä.
İlin her yanından getirilen boğalar boyun kalınlığına ve kilolarına göre sınıflandırılıp güreştirilir.Kukin koira arvostellaan ensi oman rotunsa ja arvosteluluokan mukaisesti.
Uzun yıllar sağlık sorunlarıyla boğuştu ve 2003'te karaciğer nakli oldu.Hän kärsi myöhempinä vuosinaan pahenevista terveysongelmista ja kuoli sydäntautiin vuonna 2003.
Bilgisayarla Boğaziçi'nde tanıştı.Hän oli erikoistunut tietokoneshakkiin.
Genellikle kurbanlarını önce boğduğu ardından da nehire attığı söylenir.Yleensä hän kuristi uhrinsa tainnutettuaan heidät ensin kaasulla.
Boğaz üzerindeki köprülerden geçmek ücrete tâbidir.Sillan ylitys on maksullista.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yapımı tamamlandı.Bogasizi Köprüsü) ja vuonna 1988 valmistunut Fatih Sultan Mehmetin silta (turk.
3 Ocak 1965, Bogense) bir Danimarkalı aktör ve yönetmen.3. tammikuuta 1965 Bogense) on tanskalainen näyttelijä.
Koordinatlar: 37°11′N, 34°43′E Boğazpınar, Mersin ilinin Tarsus ilçesine bağlı bir mahalledir.46, nro 4 - In der felder monotonem Schwanken Nyt öin jo yli kenttäin hämärtäy, op.
Sel yüzünden 7 kişi boğuldu.Satamassa hukkui seitsemän alusta.