böğ ile cümle
böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Filmin kalan kısmını Bogdanovich istediği şekilde çekebilecekti.Serial oparty był na wątkach przedstawionych w filmie Bogdanovicha.
Boğuşma esnasında Bride ateşçiyi belinden yakalamış, Phillips'de ateşçiye yumruk atmıştır.Po drugim ostrzeżeniu Grayson otworzył ogień, zabijając filipińskiego porucznika.
Boğazı beyazdır.Białe gardło.
Bu aşamada boğuk öksürük ve hırıltı olmayabilir.Może gdybym nie była taka nudna i bylejaka...
Eflak -Boğdan prensliğini kurmuştur.Efekt całowania foki przez Wydrę!.
Filmde Dirk Bogarde oynamıştı.W główną rolę wcielił się Dirk Bogarde.
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Przebija gardło chłopaka.
Ama onun gibi soluk renkli boğazı vardır.Na szyi ma równie biały gronostajowy kołnierz.
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.Wtedy wrzucili ją do rzeki, żeby się utopiła.
Bunun üzerine Böğü Kağan yağmacılık faaliyetlerini yeniden başlatmak istemiştir.Wtedy to znów miał rozpocząć swój zbójecki proceder.
Boğazı ve göğsü beyazdır.Gardło i pierś białe.
Daha sonra Boğazköy olarak kayıtlara geçmiştir.Później odnotowywana w dokumentach jako leśniczówka.
(İstanbul: Otonom) Ronald Bogue.Stanisław Runge.
Espada İspanyolca matadorların boğa güreşlerinde kullandığı kılıç adıdır.Oznacza miecz, który jest używany przez matadorów podczas walk na arenie.
Fakat boğulduğuna dair hiçbir kanıt bulunamamıştır.Niewiele brakowało, aby utonął.
Bu olayın ardından Konstantinopolis ve Boğaz, 57 yıl boyunca Latin İmparatorluğu yönetiminde kaldı.Konstantynopol był znowu grecki, po 57 latach łacińskiego panowania.
29 Aralık 1997 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden 1 milyarıncı araç geçti.Do grudnia 1997 r. przez most przejechało miliard pojazdów.
Eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş.Strzeliła z łuku do potwora, przez co ten uciekł.
Yazın da yüzü ve boğazı kiremit kırmızısı olur.Wiosną i latem gardło wraz z brwiami stają się różowawe.
Jalpa ismi ünlü bir boğa cinsinden gelmektedir.Nazwa Jalpa pochodzi od słynnej rasy walczących byków.
Bogojevic, Superior High School'dayken başarılı bir amatör güreşçiydi.Bogojevic uczęszczał do Superior High School, w którym praktykował amatorski wrestling.
Boğa burcudur.Wściekły byk.
Bogarde Chelsea, Londra'da kalp krizinden vefat etmiştir.Julius Fromm zmarł na atak serca w Londynie.
Boğazlayan: Çiçeklü, Kulağuzlu.Surowiec: kora, kwiaty, strąki.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Skręca kark człowiekowi, który go przyłapał.
Filipinler'i kuzeyde Luzon Boğazı, batıda ise Güney Çin Denizi çevrelemektedir.Od północy Filipiny oblewane są wodami cieśniny Luzon, od zachodu wodami Morza Południowochińskiego.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Z czasem zdobył rozgłos jako siejący spustoszenie Yagouai.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Dzięki temu z rury wydobywa się dźwięk przypominający szczekanie psa.
Boğazdan köprü veya tüp geçit geçişi henüz yoktur.Z ogrodzenia ani bramy wejściowej nie zostało żadnego śladu.
Karın ve boğaz genellikle beyazdır, bazen de kısmen pembelik görülür.Brzuch i gardło są zazwyczaj białe, czasem lekko zaróżowione.
"Bozlamak" fiili hayvanın böğürmesi anlamı taşır.Słowo „perełkowany” wiąże się z ubarwieniem futra zwierzęcia.
Gazete bir başka paragrafında diyor ki: "Resimlerinde renk damak orta ve boğuk olduğunu.W kolejnym akapicie czytamy: „Paleta kolorów w obrazach jest przytłumiona i stonowana.
Burası boğazın en dar noktasıdır.Jest to najwyższy wierzchołek tej grani.
Bizi nasıl mı boğacaktı?Czemu nie zostaną przedtem uśmiercone?
Gücü kullanarak boğazını sıktığı Padme bayılır.Z radości rzuca mu się na szyję.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.Pośrednio potwierdzają to raporty oficerów niemieckiej Ordnungspolizei.
Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz.Na szyi kapitana, jeszcze przed jej przecięciem, można zauważyć czerwoną linię.
Boğa damızlık olarak, öküz ise iş ve besi hayvanı olarak kullanılır.Konie tej rasy używane są do prac leśnych, turystycznie i jako zwierzęta rzeźne.
ح: Ha harfi, boğazın tam ortası sıkılarak gırtlaktan çıkarılır (Ⱨ).Zwichnięcie rzepki – przemieszczenie rzepki, w którym wypada ona z bruzdy międzykłykciowej.
Boğaları korur.Niemniej jednak, oni zabezpieczyli byka.
1940 yılında, eşi ve kızı trajik bir şekilde boğuldu.W 1924 r. w stanie niepoczytalności zastrzelił swoją żonę i sześcioletnią córkę.
13 Şubatta Boğaziçi'nde Haliç ağzında bir deniz savaşı yapılmıştır.3 lutego zginął w walkach na Pomorzu.
Muaviye, Boğaz üzerine küçük bir kale yaptırdı.Na kalenicy nawy smukła mała wieżyczka z baniastym zwieńczeniem.
Aynı yıl Alexander Bogomazov'la birlikte Kiev'de sergisi oldu.Jeszcze w tym samym roku na mocy układu Bolesława z Henrykiem V Zbigniew został uposażony.
Boğaz'ın Dış Tahkimatı'nın imha edilmesi Avrupa'da beklenenin üstünde sonuçlar doğurmuştur.Nic też dziwnego że Oświecenie w Polsce rozwinęło się później niż na zachodzie Europy.
İmparator kedere boğulmuştu.Bratanek cesarza Wespazjana.
Artvin ilinin simgesi Boğa'dır.Jej znak zodiaku to Byk.
Burcu Boğa'dır.Jego znak to głowa byka.
İngiltere'de boğalarla ve ayılarla dövüştürülmüşlerdir.W walkach używano słoni oraz koni.
Boğazı oluk renklidir.Gardło jasnopopielate.
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Georgs far anklagar honom för att vara självisk och dömer honom slutligen till "död genom drunkning".
Bogdanov 1909 yılında felsefi düşünce farklılıkları yüzünden partiden ihraç edilmişti.Bogdanov uteslöts ur partiet 1909, officiellt på grund av filosofiska meningsskiljaktigheter.
Buna göre Antinous'un 130'da boğulmasından hemen önce, Antinous 13 ya da 14 yaşlarında olmalıydı.Eftersom denna utfördes strax innan han drunknade 130 torde Antinous ha varit en yngling på 13 eller 14.
İlk oyunlar kentin kuruluşunun 400. yıldönümü için Bogota, Kolombiya'da 1938'de yapıldı.De första spelen avgjordes 1938 i Bogotá i Colombia, i samband med stadens 400-årsjubileum.
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.Tungan eller halsen svullnar upp i 20 % av fallen.
67 yılında, Nero Korint Boğazı'na bir kanal kazdırmaya teşebbüs etti.År 67 försökte Nero låta anlägga en kanal vid Korintiska näset.
29 Aralık 1997 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden 1 milyarıncı araç geçti.Den 29 december 1997 passerades en miljard överfarter.
Bu sırada Leia da Jabba'yı zincirle boğarak öldürür.Leia dödar Jabba genom att strypa honom.
Katılanlar arasında Lenin, Krasin, Bogdanov, Stalin ve Maksim Litvinov vardı.Bland deltagarna återfanns Lenin, Krasin, Bogdanov, Maksim Litvinov och Stalin.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Streptokockfaryngit ligger bakom 37% av halsont bland barn.