böğ ile cümle
böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Artvin ilinin simgesi Boğa'dır.Nancy's sterrenbeeld is Stier.
Uzun bir boğuşmadan sonra Willow, Giles'i yener.Hij ging door een moeilijke periode na het vertrek van Gilot.
Bu açıdan boğulma riskini sıfıra indirerek çocuklar için güvenli bir oyun ortamı oluşturur.Hierdoor werd het risico op inbraak verkleind en ontstond er een veilige speelplek voor kleine kinderen.
Boğazköy'ün gerçek tarihi MÖ 1900'den az sonra başlar.De geschiedenis van de Ingelmunsterse brouwerij begint in 1900.
1538'de Boğdan seferine katıldı.Hij is uiteindelijk in 1538 op de brandstapel ter dood gebracht.
Dong Woo ve diğerleri boğulmak üzeredir.Uiteindelijk vinden Najib en Julia de verdrinkingsdood.
Sonradan değiştirilerek Boğaziçi oldu.Later verwisselde hij de lijken.
İmparator kedere boğulmuştu.De farao verdronk.
Boğaza giriş kapıları aralanmış ama hala ilerde olacaklar belirsizdi.Wegwijspiet komt binnen, maar wat blijkt?
Doğusunda Tayvan boğazının diğer yakasında Tayvan bulunur.Taiwan ligt in het oosten, aan de andere kant van de Straat van Taiwan.
Bunun üzerine Rusların Boğdan'dan istedikleri yardım gerçekleşmedi.Het leidde echter niet tot de gezochte Russische steun.
Bu boğa ise Lamborghini'nin boğa burcu olmasından gelmektedir.De stier is Lambik heel dankbaar.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.De gracht wordt door twee bruggen overspannen.
Boğazı ve göğsü beyazdır.De keel en borst zijn wit.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Duizenden verdronken toen ze probeerden om de rivier over te zwemmen.
Geminin kalkmasına yakın, tüm mürettebatı bir boğazda pusuya düşürürler.Vervolgens plaatst hij zijn bek zo dat de hele bemanning in zijn bek schuift.
Her ne kadar şanssızlık ve sakatlıkla boğuşsa da başarılı bir güreşçidir.Hoewel hij erg beleefd en beschaaf overkomt, is hij een erg capabele vechter.
Bu tarihte imparator bir “altın boğa” ile Kurfürsten’in söz konusu hakkı açık bir şekilde tanımış oldu.In dit Regthuys werd ook voor de 'ambachtsheerlijkheid' Gouderak recht gesproken.
Diğer yandan Artemision Boğazı'nı tutmak için artık bir neden kalmamıştı.Tot nu toe zijn geen andere vondsten van het skelet van Longisquama gedaan.
Alaska Yarımadasından Shelikof Boğazıyla ayrılır.Het is gescheiden van Alaska door de Straat Shelikof.
Aynı şekilde meyve ve böğürtlen gibi bitkisel gıda da alırlar.Maar ook zoogdieren als de vos en de das eten de vruchten.
Mahalle adını, zamanında burada yapılan boğa güreşlerinden almıştır.De Koekamp ontleent zijn naam aan de runderen die hier oorspronkelijk rondliepen.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Let op de grote tonsillen achter in de keel, bedekt met witte pus.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır.Dus blijft de westelijke begrenzing van het Oudnederduitse taalgebied tamelijk onzeker.
Toby ise Sweeney'i boğazını ustura ile keserek öldürür.Sweeney besluit Pirelli te vermoorden en snijdt zijn keel door.
RS-25 in gelişiminin en büyük etkisi uzay aracı programının motor kısmındaki boğmalarıdır.De grootste zwakheid van de Ka-26 is de motor.
Tsushima Adası (Japonca: 対馬 Tsushima), Kore Boğazı'nda Japonya'ya ait bir adadır.Tsushima (Japans: 対馬, Tsushima) of Tsoesjima is een Japanse eilandengroep in de Straat van Korea.
Daha sonra onu boğmaya çalıştılar.Hij werd later gewurgd.
Kosinski 1991 yılında kendini boğarak intihar etmişti.Pfleghar pleegde in 1991 zelfmoord.
Boğaz üzerindeki köprülerden geçmek ücrete tâbidir.Om de brug over de Boyne te kunnen passeren moet tol worden betaald.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Op datzelfde moment raakt Carlstop ernstig gewond in de oorlog.
Bogdan, yarın orada olacağını söyledi.Bogdan heeft gezegd dat hij daar morgen zal zijn.
"Antiviral İlaçlar..." “Antiviral Ajan ve Aynı Şekilde Kullanan Boğaz Şekeri, Gargara ve Gargara...”"Antiviraal Middel en Keelsnoepjes, Gorgelen, en Mondwater Gebruiken Hetzelfde..."
12 Ağustos'ta günlüğüne son kaydını düştü: "Harikulade Böğürtlenler".12 sierpnia napisał ostatnie słowa w swoim dzienniku: „Piękne jagody”.
Boğulanlar boğuldu, bundan sonra o, daha 350 yıl yaşadı.Noe żył po potopie jeszcze przez 350 lat.
Musa Çelebi, savaşın ardından yakalandı ve boğularak öldürüldü.Następnie Mojżesz zebrał synów Lewiego i nakazał im zabicie pozostałych mężczyzn (około trzech tysięcy).
Boğaziçi'nde târih.Fuck you → Wal się.
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”Służyły one do rzucania (miotania).
Evren, Boğazkale ilçesine bağlı bir beldedir.Bóg przystrajany jest w koronę sięgającą nieba.
Boğa güreşiWalki byków
Bogojevic, daha sonra ring adını Otis Dozovic olarak değiştirdi.Od tamtej pory Bogojevic przyjął pseudonim ringowy Otis Dozovic.
Anna Anakutlu Komnini destekçisi soylular idam edildi, Anna boğduruldu.Scholarioi zabili zwolenników Anny, a ona sama została uduszona.
Islero ismi ünlü matador Manuel Rodriguez "Manolete"'yi 28 Ağustos 1947'de öldüren boğadan alınmıştır.Nazwa Islero pochodzi od byka, który zabił sławnego torreadora Manuela "Manolete" Rodrigueza 28 VIII 1947.
Ticino Nehri'nde boğuldu ve Ansprand egemenliğini ilan etti.Utonął w rzece Ticino, a Anspranda ogłoszono władcą.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Wielu z nich utonęło podczas próby przeprawy rzeki.
Çocukken kendisine boğa kamçısı olarak kullanması için hediye edilmiş bir boğa penisine sahipti.Od dziecka posiadał penis byka, który dostał jako bicz.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Paciorkowcowe zapalenie gardła stanowi 37% chorób gardła u dzieci.
Firavun, başrahip Mambre ve Mısır ordusu dalgalar içinde denizde kalıp boğulurlar.Mrówka faraona (faraonka) (Monomorium pharaonis) – gatunek mrówek z podrodziny Myrmicinae.
Erkeklerin baş ve boğazı siyah, boyun yakalığı beyaz, alt tarafları ve sırt kısmı kahverengidir.Głowa jej jest czarna z białymi nadustkiem i wargą górną, gęsto i grubo punktowana.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Gdy Charles miał pięć lat, widział, jak jego młodszy brat George utonął.
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.Opuchlizna języka lub gardła pojawia się w 20% przypadków.
Şehzade Mehmed (8 Mart 1605 - 12 Nisan 1621) - Genç Osman tarafından boğduruldu.Książę Mehmed (8 marca 1605 – 12 stycznia 1621) – zamordowany z rozkazu Osmana II.
Boğazına çok düşkündür.Bardzo lubi swój klakson.
Panama Kanalı henüz tamamlanmadığı için donanma Magellan Boğazından geçmek durumundaydı.Kanał Panamski nie był jeszcze ukończony i flota musiała przepłynąć przez Cieśninę Magellana.
Otomobil ismini ünlü bir boğadan almaktadır.Samochód dzieli nazwę z wielokrotnie zwyciężającym hiszpańskim bykiem.
Kaçanların çoğu Allia nehrinde boğulmuştur.Większość ofiar w nim utonęła.
O beni boğmaya çalışıyordu.Uratowała go od utonięcia.
Daha sonra onu boğmaya çalıştılar.Później został uduszony.
Bunlar içinde en makbulü, böğürtlensi ya da üzümsü meyvelerin de dahil edilmesidir.Owoce jadalne, smaczne i aromatyczne, jadane na surowo lub przeznaczone są na przetwory.
Aynı yıl Almanlar da Boğaz köprüsü için bir atak yaptılar.Tego samego dnia Niemcy uchwycili przyczółek pod Brokiem.