böğ ile cümle
böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Arkadaşları onun Mora Nehri yakınlarında boğulduğunu sanıyordu.Os amigos pensaram que tinha se afogado no Mura.
Katılanlar arasında Lenin, Krasin, Bogdanov, Stalin ve Maksim Litvinov vardı.Entre os participantes estavam Lenin, Krasin, Bogdanov, Josef Stalin e Maxim Litvinov.
Çıldırdıktan sonra onları bir odada tuzağa düşürür ve onları boğmak için dumanı kullanmaya çalışır.Quando o grupo adormece, Noland armadilha-os numa sala e tenta usar fumo para sufocá-los.
Buraya Gangana boğazı derler.Estes são chamados de gagann.
Bunların başında 1520 yılında yapılan Bogesund Savaşı gelmektedir.É conhecido por ter sido o local da batalha de Bogesund em 1520.
Adada, kazadan kurtulanlardan Joanna okyanusta boğulmak üzeredir.Joanna, uma das sobreviventes do acidente, está se afogando no oceano.
Ardından sanatçının boğazındaki nodüller 5 Mayıs 2005'te ameliyatla alındı.Nódulos foram subsequentemente removidos de sua garganta numa operação em 5 de maio de 2005.
Sonunda serbest kalan adam, acımasız bir yüz ifadesi ile kadını boğarak öldürür.Finalmente livre, ele mostra uma face cruel, e estrangula-la à morte.
Bir gece boğazının sıkıldığını hissederek haykırır.Pelo cansaço sobreveio uma sonolência.
Olayda fotoğrafçı Fernando Pereira boğularak hayatını kaybetti.No atentado morreu o fotógrafo português Fernando Pereira.
Çoğu Fırat'a düştü ve boğuldu ve diğerleri öldürüldü." şeklinde anlatır.Cortou narizes e lábios a alguns, outros foram enforcados e outros afogados."
"Şöhretin Sonu" Humphrey Bogart'ın son filmidir.Foi o último filme de Humphrey Bogart.
Mahallede (öte boğaz mevkinde) bir adet türbe bulunmaktaydı.Possuía no seu território um único lugar (Justes).
Daha sonra Taif zindanında boğduruldu.No entanto, quase se afogou como resultado.
Todar's Online Textbook of Bacteriology'de boğmaca (İngilizce)Bactérias com importância médica em Todar's Online Textbook of Bacteriology.
Tam o anda üçü de küçük odada boğuşmaya başlamıştır.Eles então entram todos os três na loja apressadamente.
Mylet, 20 aralık 1888 tarihinde Clarke's Yard, High Street, Poplar adresinde boğulmuş olarak bulunmuştur.Rose Mylett foi achada estrangulada em Clarke's Yard, High Street, Poplar, em 20 de dezembro de 1888.
Derin boğaz seksi ya da deep throat, bir cinsel ilişki türüdür.Garganta profunda ou, do inglês deep throat, é um dos estilos do sexo oral.
SinemaTürk'te Boğaziçine SığınanlarQuem é quem no Esquadrão Suicida dos cinemas
Ardından Sulla ve yandaşları Marius yandaşlarının çoğunu boğazladılar.Ele e seus partidários, em seguida, mataram muitos dos partidários de Mário.
Alexander, yaşamının geri kalanını üzüntüye boğan bu ölümle "diğer yarısını" kaybettiğini söylemiştir.Ao perder o irmão, Alexander lamentou ter "perdido uma metade de si mesmo."
Ona âşık olan Zeus Evropa'yı beyaz bir boğa kılığına girerek Girit Adası'na kaçırır.Zeus viu Europa colhendo flores, transformou-a em um touro branco, e levou-a para a ilha de Creta.
Hayatta kalanlar, bir gece önceki aylak saldırısının sonuçları ile boğuşmaktadır.Os sobreviventes estão lidando com as consequências do ataque dos zumbis na noite anterior.
Özellikleri Boğucu bağla da benzeşir.Estes se assemelham a dedos entrelaçados.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur.Ele irá, em seguida, cair na água e se afogar.
Ayrıca eşi ve kendisi hastalıklarla boğuşuyordu.Além disso, ele e sua esposa sofreram de malária.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Sülükler kloaka ve bazen de boğaz keselerine yapışabilir.Dor no pescoço e às vezes nos ouvidos.
Bograd aymağında 22 yerleşim alanı bulunmakta olup bunlardan 9 tanesi kır yerleşim idari bölgesidir.Dos 22 municípios mais violentos da Bahia, 9 pertencem a essa região.
19 Eylül - Mayıs 1978'de temeli atılacak İkinci Boğaz Köprüsü projesi açıklandı.14 de Abril de 1929 - É concluído o processo canónico sobre as Aparições instaurado em Maio de 1922.
Pothos Argyros zar zor kaçabildi ama Aleksios Mosele bir gemiye binmeye çalışırken boğuldu.Potos por pouco escapou e Aleixo Mosele se afogou enquanto tentou embarcar em seu navio.
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu.Aos sete anos quase morreu afogado na praia.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.A polícia suspeita que ele caiu e se afogou.
İlçe Tarım Müdürlüğü, Boğazköy sayfası ^ a b c YerelNETCarro de bois em frente à Sé e ao Banco Nacional Ultramarino, c.
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.Em 1296, o irmão dos dois, Sempad estrangulou Teodoro e cegou Hetum para chegar ao poder.
Estadio Nemesio Camacho ya da kısaca El Campín, Kolombiya'nın Bogotá şehrinde yer alan stadyum.O Estádio Nemesio Camacho, conhecido como El Campín, é o principal estádio de Bogotá, Colômbia.
2009 yılında Kulak Burun Boğaz alanında Doçent, 2010 yılında Klinik Şefi unvanını aldı.Em 2009, esteve no elenco da microssérie Deu a Louca no Tempo.
"Wars for Nothing" Boggie tarafından seslendirilen şarkı."Wars for Nothing" é uma canção da cantora húngara Boggie.
Daha sonra onu boğmaya çalıştılar.Mais tarde, foi estrangulada até a morte.
Babasına bağlılığını dile getirir, ardından Demir Adalar'da Boğulmuş Tanrı adına vaftiz edilir.Para provar sua lealdade, ele é batizado em nome da divindade principal das Ilhas de Ferro – o Deus Afogado.
Boğaz geçişleri bu merkezden yönlendirilmektedir.Os arcos da passagem são centrados.
Ermenistan ve Boğazlar mandaları ise, bir yıl gecikmeyle, 1920 Mayısında Senato'ya sunuldu.Apesar disso, as questões étnicas ainda assolavam o país, especialmente com os ossetas, em maio de 1920.
Çanakkale boğazını geçtiler ve Trakya boyunca ilerleyerek Makedonya'daki Philippi kentinde kamp kurdular.Cruzaram o Helesponto, marcharam através da Trácia e acamparam próximo a Filipos, na Macedônia.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir."Colocamos minha voz pra fazer um som de disco arranhado.
Söylendiğine göre bu köprü Pers Kralı Xerxes'in Çanakkale Boğazı'nı geçtiği köprüye rakipti.Tem-se escrito que esta ponte rivalizava com a que ergueu o Rei Persa Xerxes I a fim de cruzar o Helesponto.
Erişim tarihi: 9 Temmuz 2014. ^ "Bogdan Bogdanovic Fenerbahçe Ülker'de". fenerbahce.org.Consultado em 11 de Julho de 2014 «Bogdan Bogdanovic Fenerbahçe Ülker'de». fenerbahce.org (em Turkish).
Yüzü, boğazı ve göğsü beyaz renklidir.O rosto, a garganta e o peito são brancos acinzentados.
Son yıllarını hastalıklarla boğuşarak geçirdi.Em seus últimos anos foi aflito por doenças.
RS-25 in gelişiminin en büyük etkisi uzay aracı programının motor kısmındaki boğmalarıdır.A principal fraqueza do Ka-26 é o sua motorização.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.O forte da agremiação era a sua bateria.
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Alan Wake, um escritor de bestsellers, não conseguia escrever nada há dois anos.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Está ligada ao Oblast de Kherson pelo istmo de Perekop e é separada de Kuban pelo estreito de Kerch.
Boğaz ismini İtalya'nın Otranto şehrinden almıştır.O canal tem este nome devido à pequena cidade italiana de Otranto.
Peru pelikanının boğaz kesesi ise mavi renge bürünür.O significado do Laço Cor-de-Rosa mudou.
Şehir, başkent Bogotá'nın batısında yer almaktadır.O principal deles localiza-se na capital Bogotá.
Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları.Acadêmicos de Gravataí.
1960'ların başından başlayarak Çekoslovakya ekonomik olarak dar boğaza girmeye başladı.No início dos anos 1960, a Checoslováquia tornou-se uma economia severamente estagnada.
O beni boğmaya çalışıyordu.Eu a estrangulei.
Savaşta İspanyolları mağlup ettiler ve Bogota'yı ele geçirdiler.Derrotou novamente os espanhóis na Batalha de Las Piedras e sitiou a cidade.
Gertrude, Ophelia'nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.Até que Gertrudes interrompe a conversa dizendo que Ofélia afogou-se.