böğ ile cümle

böğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.واستعلى وعلا، واستسخر وسخر، ومنه قوله تعالى : وإذا رؤوا آية يستسخرون 1.
Erken başarılarına rağmen, kuantum alan teorisi birçok ciddi teorik zorluğa boğuldu.بالمقابل، وبالرغم من نجاحها المبكر، اعترضت نظرية الحقل الكمي العديد من الصعوبات النظرية.
30 Ekim'de Fransız denizaltısı Turguoise boğazı geçti ancak karaya oturdu.وفي الثلاثين من أكتوبر عبرت الغواصة الفرنسية ترجيوس المضيق لكن بقت على الشاطئ .
İkinci Dünya Savaşı esnasında Danimarka Boğazı Muharabesi 24 Mayıs 1941 tarihinde burada gerçekleşmiştir.خلال الحرب العالمية الثانية, معركة مضيق الدنمرك بدأت في 24 مايو, 1941.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.وأثناء محاولة الرواد الفرار، يقتل دودج ويتم أسر لاندون ويصاب تايلور في حنجرته.
Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler (MÖ 1660-1190), Anadolu'ya boğazlar yoluyla gelmişlerdir.كان الحيثيون من الهنود الأوربيون (1660-1190 قبل الميلاد) الذي دخلوا الأناضول عن طريق المضايق.
25 Mayıs günü E11, İstanbul Boğazına geldi ve Galata Rıhtımındaki nakliye gemilerini torpilledi.وفي يوم الخامس و العشرين من مايو وصلت E11 مضيق اسطنبول وأغرقت سفن النقل التي على ميناء جالتا .
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.يحدث تورم اللسان أو الحنجرة في 20% من الحالات.
Film, arenada dövüşmektense tarlalarda çiçek koklamayı tercih eden bir boğanın (Ferdinand) öyküsünü anlatıyor.وتحكي الرواية قصة الثور يفضل شم رائحة الزهور على القتال في مصارعة الثيران.
20 Kasım 1912 tarihinde, Çanakkale Boğazı'nın savunulması için donanma yola çıktı.و في يوم 20 نوفمبر 1912 م خرج الأسطول للدفاع عن الدردنيل.
Bu köprülerden biri aynı zamanda Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü olma özelliğini taşır.في نفس الوقت هو أحدالكباري التي تحمل صفات أول جسر بسفور تركي.
1805 yılında Adam Johann von Krusenstern, boğaza kuzeyden girmeyi denedi ancak başarısız oldu.وفي عام 1805، فشل آدم يوهان فون كروسينستيرن (Adam Johann von Krusenstern) في اختراق المضيق من الشمال.
Aynı şekilde Çanakkale Boğazı sahillerindeki bataryalar da denizaltılara karşı kullanılacaktı.وتستخدم أيضا البطاريات التي تكون في ساحل المضيق بنفس الشكل عندما ينظر إليها ضد الغواصات.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.إذا فقد الشخص وعيه تحت الماء هناك خطر كبير على أنه سوف يغرق.
26 Eylül 1954'te Tōya Maru isimli feribotun boğazda batmasıyla 1,172 kişi ölmüştür.في 26 سبتمبر 1954، راح 1172 شخصًا ضحية غرق العبارة تويا مورا في المضيق.
Boğa güreşiوتذبح الثيران..
Kaçanların çoğu Allia nehrinde boğulmuştur.وقد غرق أغلب الأشخاص الذين قفزوا في البحر.
Aziz Vlas ise ‘Boğaz Evliyası’ adlı bir eren olarak kabul edilir.(بالإيطالية) SAN MARINO DICE SÌ AL MATRIMONIO GAY.
Pers Donanması ertesi sabah Grek İttifakı Donanması'na hücum etmek için boğaza yöneldiler.في صباح اليوم التالي، أبحر الفرس إلى داخل المضيق لمهاجمة الأسطول اليونانى.
Muaviye, Boğaz üzerine küçük bir kale yaptırdı.ويجاور المقام مصلى إلى جانبه باحة صغيرة.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.وكان يردد أثناء الضرب "اللهم إن كان هذا في رضاك فزدني منه".
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Boğaz Güney Çin Denizi'nin bir parçasıdır ve kuzeydoğusunda Doğu Çin Denizi bulunur.المضيق جزء من بحر الصين الجنوبي ويتصل مع بحر الصين الشرقي في المنطقة الشمال شرقية.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.تم تعيين الضباط الألمان في مراكز قيادات النظم الدفاعية بالمضيق.
1992 yılında Kulak Burun Boğaz uzmanı oldu.أصبح مدرسًا معتمدًا للصم في عام 1992 .
Ticino Nehri'nde boğuldu ve Ansprand egemenliğini ilan etti.غرق هو وكنوزه في نهر تيتشنو واستلم أنسبراند الحكم.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.وعموما فإن العضلات ذات الوترين تتعب بسهولة.
Aktör Robert De Niro ile birlikte 1980 yapımı Kızgın Boğa filminde oynamıştır.وتم تجسيد شخصيته من قبل روبرت دي نيرو في فيلم الثور الهائج عام 1980.
Perdeler parmak boğumlarıyla kapatılır.تصل الأظافر لنهاية أطراف الأصابع.
Boğaz, 1769'da James Cook tarafından keşfedilir ve geçilir.وكذلك المستكشف جيمس كوك عام 1769م.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.تيار شرق جرينلاد البارد سمر من خلال المضيق ويحمل الجبال الجليدية إلى الجنوب داخل المحيط الأطلسي الشمالي.
Boğazkale'de bulunan, Frig devrine ait olan bir heykel.سرد ما يدل على الخلود في الجنة من الآيات.
O beni boğmaya çalışıyordu.عَطِشْتُ فَلَمْ تَسْقُونِي.
Çıldırdıktan sonra onları bir odada tuzağa düşürür ve onları boğmak için dumanı kullanmaya çalışır.وعندما يجلسان إلى المائدة تسقيه حتى تلعب الخمرة برأسه ويأخذ في التباهي بقتل أقهات.
Musa Çelebi, savaşın ardından yakalandı ve boğularak öldürüldü.وأمسك موسى جزءا من البقرة (وقيل لسانها) وضرب به القتيل فنهض من موته.
Meleskur(Ortayol),Açaba(Bucak),Mermanat(Akbucak),Ovagli-Tomasli-Pogina(Boğaziçi) köyleri ile komşudur.وتشرف عليها قرى: عين عطا، كفرمشكي، كوكبا.
Boğazlardaki kıyı istihkamları müttefiklerin kontrolüne geçti ve mevcut toplar tahrip edildi.السواحل التي تطل علي المضايق وقعت تحت سلطة الحلفاء و هُربت الدافع التي كانت موجودة هناك.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.والكلمة تعني كف اليد.
4 mürettebat boğuldu.توفي خمسة من طاقمها في الغرق.
Eflak beyi ve Boğdan beyi.ابن الخوام وابن الخياط.
Denizde boğulmadan yüzmeliyim.ولكن يتم اصطيادها قبل أن تسبح إلى البحر.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.كان معظم من سقط في المعركة هم من قتلى تلك المذبحة أو ممن غرقوا في النهر.
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.الصدر؛ وطوق الكساء أي ما يكون منه حول العنق.
Şehir yakınlarındaki Öresund Boğazı, Danimarka'yı İsveç'ten ayırır.يفصل الخليجين رأس الخنزير قرب مدينة السويدية.
Gemiler hız keserek Boğaz'ın akıntısı üzerinde hareketsiz kaldılar.نزل النقيب دي روزا بسرعة من خلال عدة أسطح تتحرك نحو السفينة الصارمة.
52 boğa ile karşılaşma yaptı.فاز بالضربة القاضية في 52 نزالا.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.وخشى الملك الجديد من أن يقوم رومولوس وريموس باستعادة العرش، ولذلك كان لا بد من اغراقهم.
Eriş, Metin (Edl.). Boydan Devvlete Osmanlı: Söğüt'ten İstanbul'a. Boğaziçi Yayınları A.Ş. ss. 116-130.5 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi.
Seçilmiş çalışmaları N. N. Bogoliubov, Selected Works.Publicações selecionadas N. N. Bogoliubov, Selected Works.
Bogdanov 1909 yılında felsefi düşünce farklılıkları yüzünden partiden ihraç edilmişti.Bogdanov foi expulso do partido em 1909, ostensivamente sobre diferenças filosóficas.
Bizi nasıl mı boğacaktı?Como poderia nos afogar?
Aynı yıl Snoop Dogg ile "Signs" şarkısını kaydederken boğazında bir sorun olduğunu fark etti.Quando estava gravando "Signs" com Snoop Dogg, ele descobriu um problema na garganta.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Assim como Mary Ann Nichols, sua garganta foi aberta por dois cortes, um mais profundo que o outro.
İmparator kedere boğulmuştu.O czar a afogou.
Gazete bir başka paragrafında diyor ki: "Resimlerinde renk damak orta ve boğuk olduğunu.Outro parágrafo no jornal diz: "O paladar das cores nas pinturas é moderado e abafado.
Böylece hazırlıklı olan Justinianos bu iki görevliyi kendi elleri ile boğarak öldürdü.Avisado pela sua mulher, Justiniano estrangulou os dois com as suas próprias mãos.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.Na noite de 26/27 de maio, a frota russa alcançou o Estreito de Tsushima.
Kafatası ve postkraniyum, Bogor'daki Zooloji Müzesi'ne alındı.O crânio e o pós-crânio estão no Museu Zoológico de Bogor.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Em crianças, a faringite estreptocócica é a causa de 37% das inflamações da garganta.
Hep boğuk bir sesle konuşur.Sempre fala com uma voz sobrecarregada.

İlgili Sayfalar