azim ile cümle

azim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çok azımız kaldık.There is not enough of us left.
And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.We have indeed given you the seven oft-repeated (examples), and the majestic Qur'an.
Ey Yahya, azim ve kuvvetle kitabı al. Ve ona çocukken peygamberlik verdik.(We said:) "O John, hold fast to the Book;" and We gave him wisdom right from boyhood,
Geçmişte Adem'den söz almıştık; ancak unuttu. Biz onda bir azim ve kararlılık görmedik.We had commanded Adam before, but he disregarded it: We found him lacking in resolution.
Ey Yahya, azim ve kuvvetle kitabı al.“O Yahya – hold the Book firmly”; and We gave him Prophethood in his infancy.
O halde sen de, azim (ve irade) sahibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret.So be thou patient, as the Messengers possessed of constancy were also patient.
Artık sen sabret; Resullerden azim sahiplerinin sabrettikleri gibi, Onlar için de acele etme.So be thou patient, as the Messengers possessed of constancy were also patient.
Artık, resullerin azim sahibi olanlarının sabrettiği gibi sabret!So be thou patient, as the Messengers possessed of constancy were also patient.
O halde (Resulum), peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret.So be thou patient, as the Messengers possessed of constancy were also patient.
Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret!So be thou patient, as the Messengers possessed of constancy were also patient.
Aliyy'dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim'dir O, büyüklüğü sınırsızdır.And He is the High, the Supreme.
Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir.But if you persevere and lead a righteous life—that indeed is a mark of great determination.
Artık, resullerin azim sahibi olanlarının sabrettiği gibi sabret! O inkârcılar için acele etme!So be patient, as the messengers with resolve were patient, and do not be hasty regarding them.
Biz onda bir azim (ve sebat) bulmadık.We found him lacking in firmness of resolution.
Size verdiğimizi azimle tutun, dinleyin demiştik.Your forefathers replied, "We have heard but we will not obey."
Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.We found him lacking in firmness of resolution.
Biz onda bir azim ve kararlılık görmedik.We found him lacking in firmness of resolution.
AzimutMap projection methodAzimuthal
Bence bu hiç de azımsanacak bir şey değil.For me that is no small thing.
Bu olumlu eğilimleri azımsamak ve bunlardan yararlanmamak aptalca bir davranış olurdu.It would be foolish to underestimate these positive tendencies and not try to capitalise on them.
Belgrad ise 2009 yılında bu rakamın ciddi biçimde artmamasını sağlama konusunda azimli.Belgrade is intent on ensuring the number does not grow substantially during 2009.
Uzun yıllar boyunca ve azimle çalışmanız gerekecek, ama sonuç buna değecek.It will take a lot of hard work over a number of years, but it will be worth it in the end.
Yetkililer umutsuz fakat önlerindeki güçlüklere karşı azimli konuştular.Officials sounded gloomy but resigned to hardships ahead.
1958 yılında doğan Azimov, mühendislik okudu ve ekonomi alanında doktora yaptı.Born in Tashkent in 1958, Azimov was educated in engineering and holds a doctorate in economics.
Mühür yüzüklerinin varlığı "Roma hükümet geleneklerinin azimliğine tanıklık eder".The existence of seal rings "testifies to the tenacity of Roman traditions of government".[2]
Azim Azimzade'nin "Düğünde Kadınlar" isimli 1930 yılına ait resmiAzim Azimzade. "Women wedding". 1930
Azim Azimzade "Yoksul insanların düğünü".Azim Azimzade. "Wedding of the poor people".
Azim Azimzade.Young Azim Azimzade
Daha sonra gazel etkisi altında Fuzûlî'nin ve Seyid Azim‘in eserlerini yazmaya başladı.Later, under the influence of Fuzûlî’s and Seyid Azim’s works, he began to write ghazels.
Muhammed Zahir Azimi, 2008Mohammad Zahir Azimi in 2008
Halid el-AzımKhalid al-Azm
Ayna, bir alt-azimut kundağı üzerinde döner.The mirror rotates on an alt-azimuth mount.
Küçük bir alt-azimut kundağında bir kırılma teleskopu ( bulucu dürbün ve aksesuarlarıyla birlikte).A refracting telescope (with finderscope and accessories) on a small alt-azimuth mount.
21". Iraq: Armed attack in Al-Azim District, Diyala Province, early Jan."ISIS jailbreak, attacks in Syria, Iraq raise alarm; scores die".
Esad Paşa El-Azim ( Arapça: أسعد باشا العظم , c.As'ad Pasha al-Azem (Arabic: أسعد باشا العظم, c.
El-Azim Ailesi ( Arapça: آل العظم ) önde gelen Şamlı bir ailedir.Al-Azm family (Arabic: آل العظم, Turkish: Azm Ailesi) is a prominent Damascene family.
Ailenin bir çocuğu olan İsmail Paşa el-Azim, 1725 yılında Şam Eyaleti valisi olarak atandı.A scion of the family, Ismail Pasha al-Azm, was appointed wāli of Damascus Eyalet in 1725.
18. yüzyılın ortalarında el-Azim ailesi, kendisini ailenin dışındaki güç merkezleriyle uzlaştırdı.In the mid-18th century the al-Azm family reconciled itself to power centres outside the family.
Türk ailesi el-Azim, Şam'da kalmaya devam etti [...] Fransız mandası altında.The Turkish family al-Azm continued to stay in Damascus [...] under French mandate.
Ailenin bir üyesi olan Halid el-Azim, başbakan bile oldu.A member of the family, Khalid bey al-Azm, even became prime minister.
Azımsama, bir manipülasyon tekniği olarak kullanılabilir:Minimisation may take the form of a manipulative technique:
Astronomi üzerine hayatta kalan tek çalışması azimutların hesaplanması üzerineydi.His only known surviving work on astronomy was on the calculation of azimuths.
El-Azim ailesi Mısır'ın Osmanlı valilerinin listesiAl-Azm family List of Ottoman governors of Egypt
Cevap, var olan her şeyin görülemeyeceğidir. (Abd al-Azim al-Khilfa, 1996)The answer is that not everything in existence can be seen.(Abd al-Azim al-Khilfa, 1996)
Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret!Aber haltet euch an denjenigen, der sie vom Gottesgesandten erhalten hat.
Neden o kadar azim, müşkül bir dava içine girdik?Warum haben wir uns an solch einem ernsten und schwierigen Konflikt beteiligt?
Azim ve şeref!Scham und Ehre.
1942-1948 yılları arasında A. Azimzade Azerbaycan Devlet Ressamlık Okulunda ders vermiştir.Von 1942 bis 1948 unterrichtete er an der Staatlichen Malereischule A. Azimzade von Aserbaidschan.
Ayrıca Afganistan’da Hindu nüfusu da azımsanmayacak kadardır.Doch auch in Tây Ninh wuchs die Unzufriedenheit der Bevölkerung.
Azimuth, yerel açı coğrafidir.Euphemia erlangte lokale Verehrung.
Konfederasyonun askeri gücü de azımsanmayacak boyutlardaydı.Der militärische Wert der Landwehr war nicht allzu hoch.
Bu hediye hiç azımsanamayacak büyüklükteydi, öyle ki müzeye yeni sergi alanları eklemek gerekti.Eggebrecht trat vehement für einen Neubau als Ergänzung zu den unzureichenden Räumlichkeiten des Museums ein.
(3. tekil şahıs, eki yok) Biz oldukça azimli bir milletiz.Es sei I {\displaystyle I} eine gerichtete Menge.
Alim Azimi beni kızdırdı, bu sayede kızgınlığımı hissedip dönüştürebildim.Alim Azimi me mettait en colère afin que je puisse sentir et transformer ma colère.
Azim ve şeref!Gloire et triomphe!
Azim varsa çare de bulunurdu...Tout était prêt lorsque nous arrivâmes...
Çok azimlidir ve asla pes etmez.Néanmoins il est assez courageux et n'abandonne jamais.
Konfederasyonun askeri gücü de azımsanmayacak boyutlardaydı.La valeur militaire de ces sections de résistance était donc plus que négligeable.
En az 1000 entry giren yazarlara azimli " unvanı verilmektedir.Les usines de moins de 1 000 ouvriers enverront également un député ».
Muharebelerde Japon kayıpları azımsanacak düzeydedir.Les pertes japonaises au combat furent faibles.

İlgili Sayfalar