Madeni buluntu yok denecek kadar azdır.So ist wenig für die Pflanzen verfügbar.
1839 yılında nüfusu 1.000 kişiden azdı.1939 wurden 181 Einwohner gezählt.
Bir birey kendinden bir tavşan alabilir, ancak bir tavşan erkeklerden azdır.Ebenso könne ein Kaninchen mit einem Hund gejagt werden, aber nicht ein Hase.
Vanmour’un gençlik yıllarına ve aldığı eğitime dair bilgiler azdır.Über Ullmanns Jugendjahre und Ausbildung ist bislang nichts bekannt.
Daha fazla takviye olasılığı da azdı.Die Entlassungswahrscheinlichkeit war gering.
Bir öğretmenin maaşı bir avukatın maaşından azdır.Le salaire d'un enseignant est inférieur à celui d'un avocat.
Ben senin iyiliğin için ne kadar teşekkür etsem azdır.Je ne vous remercierai jamais assez de votre gentillesse.
Yazgıları hakkında bilinen şeyler pek azdır.Wenig schreiben aber viel (zu) tun.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Sa fourrure demande peu d'entretien.
Bugün ise sayıları 8000'den azdır.Aujourd'hui il en reste moins de 8 000.
Widukind'in hayatı hakkında bilinen çok azdır.On sait très peu de choses sur la vie de Widukind.
Bu tür sinagogların sayısı da oldukça azdır.Il y a peu de cas de ce syndrome.
Bunların görülme sıklığıda %1 den daha azdır.Ce résultat est trop grand d'un peu moins de 1 %.
Beldede rüzgarsız günler pek azdır.Les jours sans le moindre vent sont rares.
Güneşli gün sayısı azdır.Le soleil est rare.
Yıllık yağış miktarı azdır, yıllık ve günlük sıcaklık farkları yüksektir.Les précipitations y sont très rares et l'amplitude thermique annuelle comme quotidienne élevée.
Ne var ki, yaşamı üzerine bilinenler çok azdır.On connaît peu de choses sur la vie d'al-Idrīsī.
Şair hakkındaki bilgiler çok azdır.Les informations sur l'artiste sont rares.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.Les gelées et la neige y sont très rares.
Moğolların oranı % 5'ten azdı.Le nombre des étrangers a diminué de moitié.
Nem etkisi azdır.Il influence peu.
Bakım maliyeti çok azdır.Le coût total du traitement est donc moindre .
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Bien plus grave, la boulimie n'a que peu de rapports avec la satiété.
Su çok azdır.Bu sebeple köyde birkaç kişi dışında kimse kalmamıştır.Le pays est si ravagé, qu’il ne reste au village, que quelques habitants.
Isınma azdır.Peu d’échauffement.
Eğer sehpaya çıktıysanız insanların sizin defansınıza güvenip size suçsuz oyu verme olasılığı %50'den azdır.Si vous jouez petit de votre main vers le Roi, vous aurez 50% de chance de le faire.
Yavru bakımları çok azdır.La forme infantile est rare.
Analjezik etkisi çok azdır.Ils ont très peu d'impact visuel.
Bosnalılar kendilerini savundu, fakat başarıları çok da azdı.Les forces soviétiques continrent, mais réalisèrent elles-mêmes peu de progrès.
Daha fazla iç ısı yaymasına rağmen bu Jüpiter ve Satürn'den daha azdır.Elle rayonne plus de chaleur interne, mais pas autant que Jupiter ou Saturne.
Bütçesi 5 milyon Amerikan Dolarından azdır.Le budget était à moins de 5 millions de dollars.
Ancak büyükşehirlere göçten dolayı köy nüfusunda hayvancılık ve tarım ile uğraşan hane sayısı çok azdır.Over and Over Singles de Every Little Thing Over and Over est le onzième single du groupe Every Little Thing.
Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı.Le revenu annuel de l'abbaye décline en effet jusqu'à quelque 20 000 livres.
Daha fazla takviye olasılığı da azdı.Le risque d’effondrement est également moins probable.
Ancak bunların sayıları oldukça azdır.Elles sont par ailleurs relativement peu nombreuses.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Ses remparts datent encore de cette époque et n’ont été que peu renforcés depuis.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.La province abritait des mines d'or, très peu nombreuses au Japon.
Diğer köylerin aksine bu köyde yapılaşma da oldukça azdır.En dehors de celui-ci, il existe peu d'autres emplois dans le village.
DDS'nin yan etkileri çok azdır.Les différences avec le HCS étaient peu significatives.
Çinlilerin el bombası sayısı azdı.Les valeurs des obligations chinoises fléchissent légèrement.
Trafik çok azdır.Le trafic aérien est peu important.
Yazları nem oranı azdır.Les étés sont courts.
Paris'te de engelliler için olanları vardır ama sayıları çok azdır.Il y a également des réfugiés tchétchènes mais leur nombre n'est pas significatif.
Nüfusları çok azdır.La population est très réduite.
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.Les écarts de températures sont très faibles.
Isı farkları oldukça azdır.Les éléments à sa charge sont néanmoins assez faibles.
Tam olarak oynanabildiği oyunlar çok azdır.Ses chances de jouer deviennent très limitées.
Tarım arazileri yok denecek kadar azdır.Très peu reviendront des camps d'extermination.
Tahminlere göre günümüzdeki sayıları ise 60'tan azdır.Le total des points disponibles est donc de 60.
Dört beşten azdır.Son las cuatro menos cinco.
Geceleyin trenlerin yoğunluğu daha azdır.Los trenes son menos frecuentes en la noche.
Yazgıları hakkında bilinen şeyler pek azdır.Poco se conoce sobre él sino lo que aparece en sus escritos conservados.
Temizlenmeleri gerekmez, ancak doğrulukları çiy noktası higrometrelerinden daha azdır (+/- 0.015 aw).No requieren limpieza, pero son menos precisos que los higrómetros de punto de rocío (+/- 0.015 aw).
Yağışlar çok azdır.Las lluvias son escasas.
Bugün ise sayıları 8000'den azdır.Hoy, hay menos de 8.000.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.El pelo requiere poco mantenimiento.
Bunların çoğu kütlesi iki Jüpiter kütlesinden azdır.La mayoría de estos planetas están por debajo de dos veces la masa de Júpiter.
Isı farkları oldukça azdır.Sus diferencias son de importancia menor.
Doğal düşmanlarının sayısı azdır ancak çeşitli parazitler taşıyabilir.Tiene pocos predadores naturales, pero acoge a varios tipos de parásitos.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.La nieve y el hielo son extremadamente raros.