Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Ezt követően fajszámuk lassan fogyatkozott, de a mai napig kitartottak.
Bu oran, toplam yasa çıkarma eylemlerinin %1'den daha azdır.Ez a frissítés a keresési találatok kevesebb mint 1 százalékát érintette.
Şehirde ücretsiz otopark yok denecek kadar azdır.Az utcákon kevés szabad parkoló van.
Kışın ise Isının 00C nin alrına düştüğü azdır.Télen ez a szám lecsökken 1000 főre.
Okyanusta yer alması sebebiyle sıcaklık farkları azdır.A hőingadozás a tenger közelsége miatt alacsony.
Bu dört grupta anılan diller arasındaki ortak sözcük varlığı görece azdır.A további négy szórendi csoportba kevés nyelv tartozik.
Eğim, yeni delta daha azdır (%0,1).Az új vírus virulenciája enyhe, halálozási rátája alacsony (mintegy 0.1 százalék).
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.A hőmérséklet évi ingadozása csekély.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Virheellisen positiivisen tuloksen todennäköisyys on pienempi kuin yksi kymmenestä miljoonasta.
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.Tilastojen mukaan valkean voittoprosentti on hieman pienempi pikapeleissä ja heikkojen pelaajien välillä.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Caesarin lapsuudesta on vähän vain vähän tietoa.
Güneşli gün sayısı azdır.Aurinkoisia päiviä on vähän.
Sabrı çok azdır.Hänellä ei ole kärsivällisyyttä paljoakaan.
Hayvancılık ve tarım çok azdır.Karjanhoito ja maanviljely oli vähäistä.
Süt üretimi çok azdır.Sen sijaan naudanlihan tuotanto on hyvin vähäistä.
Saha dilinde şive farklılıkları oldukça azdır.Kielen murre-erot ovat melko vähäisiä.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Koristelu on vähäistä.
Yan etkiler genellikle çok azdır.Hoidon sivuvaikutukset ovat yleensä erittäin vähäisiä.
Eğim, yeni delta daha azdır (%0,1).Tämä migraatiotyyppi vaatii että planeetan massan on oltava alle 0,1 (0,3?)
Oldukça küçük deklanşör atom bombaları kullanan hidrojen bombalarında bu etki azdır.Niihin tuhoihin verrattuna atomipommin teho olisi pieni.
Değişimin erken belirtileri azdı.Pienten vaihteiden nopeudet olivat aikaisempaa hitaammat.
Ancak Pinara ile ilgili tarihi ve epigrafik kayıtlar son derece azdır.Rekonstruktiivisen ja kosmeettisen kirurgian raja on kuitenkin hyvin häilyvä.
Doğal olarak, seçkinlerin sayısı pek azdı.Äänioikeutettujen naisten määrä oli vähäinen.
Trafik çok azdır.Liikennemäärät ovat vähäiset.
Alman kayıpları ise azdı.Brittien tappiot jäivät pieniksi.
2002 nüfus sayımına göre sayıları 1000'den azdır.Vuonna 2000 suoritetun väestönlaskennan mukaan oneidoita oli hieman yli 1100.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.Kaivosteollisuus on tärkeä osa Nahitševanin taloutta.
Karıncayiyenlere ait fosil buluntuları çok azdır.Kirppujen fossiiliaineisto on vähäistä.
Nüfusu 6000'den azdır.Jäsenmäärä on vajaat 6 000.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.Indonesian metsistä oli vuonna 2008 jäljellä enää vajaat puolet vuoteen 1982 verrattuna.
Zehir etkisi azdır.Tulehdusreaktio on vähäistä.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.Jäätiköt ja tundrat olivat nykyistä suppeampia.
Ælla'nın hükümdarlığıyla ilgili bilgi yok denecek kadar azdır.Ilman sitä tietomme Augustuksen hallituskauden historiasta olisivat paljon pienemmät.
Mayın içerisinde kullanılan patlayıcı çok azdı.Asumuksen sisällä ollutta tulisijaa oli käytetty vain vähän.
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.Lämpötilan vaihtelu vuoden aikana on pieni.
Ancak yine de ülkenin güney ve orta kesimlerinde kar yağışı görülen gün sayısı azdır.Maan keski- ja eteläosissa sataa selvästi vähemmän.
Part dönemi ile karşılaştırıldığında heykel sayısı azdır.Nykyaikaan verrattuna maalimäärät ovat verraten pieniä.
Ortalama yıllık yağış 100 mm'den azdır.Sademäärä on yleensä alle 100 millimetriä vuodessa.
Avrupa ve Afrikadaki türleri çok azdır.Afrikasta ja Etelä-Amerikasta on sen sijaan selvästi vähemmän kohteita.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Η πιθανότητα ψευδούς θετικής ανίχνευσης είναι μικρότερη από μία στα δέκα εκατομμύρια.
Kar yağışı oldukça azdır.Η βροχόπτωση είναι αρκετά χαμηλή.
Alt türleri arasında farklılık çok azdır.Οι διαφορές μεταξύ των άλλων τύπων είναι μικρές.
Dünyanın bazı bölgelerinde enjekte edilebilir şekilleri mevcuttur fakat kullanılabilirliği azdır.Μια ενέσιμη μορφή του διατίθεται σε ορισμένες περιοχές του κόσμου, αλλά η διαθεσιμότητά του είναι μικρότερη.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Ωστόσο, η παραγωγή καταναλωτικών αγαθών ήταν δυσανάλογα χαμηλά.
Doğal düşmanlarının sayısı azdır ancak çeşitli parazitler taşıyabilir.Έχουν λίγους φυσικούς εχθρούς, μόνο ορισμένα μεγάλα αρπακτικά πουλιά.
Yazları yağış yok denecek kadar azdır.Κατά τους θερινούς μήνες υπάρχει ελάχιστη βροχόπτωση.
Analjezik etkisi morfine göre daha azdır.Επηρεάζει το ΚΝΣ λιγότερο σε σχέση με τη μορφίνη.
Avrupa ve Asya'da bulunun türleri nispeten azdır.Η χρονική στιγμή άφιξης της ευλογιάς στην Ευρώπη και την νοτιοδυτική Ασία είναι λιγότερο σαφής.
Yunan ya da Mısır mitolojisinin aksine, Slav mitolojisi çalışmaları için ilk elden bulunabilecek kaynak azdır.Αντίθετα με την αιγυπτιακή μυθολογία, δεν υπάρχουν πρωταρχικές πηγές για τη μελέτη της Σλαβικής μυθολογίας.
Bölgede düzgün yollar ve demiryolları azdır.Στις πόλεις υπάρχουν ελάχιστοι και μικροί δρόμοι.
Yıllık yağış miktarı azdır.Η ετήσια βροχόπτωση είναι μέτρια.
Hayvancılık ve tarım çok azdır.Πολύ περιορισμένη είναι η κτηνοτροφία και το εμπόριο.
Şair hakkındaki bilgiler çok azdır.Ελάχιστα στοιχεία είναι γνωστά για τον ζωγράφο.
Bu kısımlarda Bitki oluşumu çok azdır.Στις περιοχές που ζουν τα φυτά είναι λιγοστά.
Servilia'nın ön yaşamı hakkında bilinenler çok azdır.Για τον πρότερο βίο τού Σπάρτακου ελάχιστα είναι γνωστά.
Ortalama yıllık yağış 100 mm'den azdır.Το ύψος της καλοκαιρινής βροχόπτωσης είναι γενικά μικρότερο από 10 χιλιοστά.
Bu yüzden katılım çok azdır.Η συμμετοχή ήταν χαμηλή.
Diğer tüm izotopların yarı ömürleri 2 saatten azdır ve hatta çoğununki 1 dakikadan kısadır.Όλα τα άλλα έχουν ημιζωές κάτω του ενός λεπτού, τα περισσότερα μάλιστα κάτω του ενός δευτερολέπτου.
Aslanların doğal düşmanı azdır.Η φυσική επαφή μεταξύ των αντιπάλων είναι περιορισμένη.
İlçede Akdeniz Bölgesinin tipik bitki örtüsü olan maki bitki örtüsü genellikle yok denecek kadar azdır.Σπάνια φυτά του οικοσυστήματος της Πάρνηθας χάθηκαν, μάλλον για πάντα.