Limanı küçük ve ticareti azdır.Havnen er lille og har ringe handel.
İlk başta, hastalar çok azdı ama uygulama gittikçe büyüdü.I begyndelsen kom der kun få patienter, men hendes praksis voksede sig gradvist større.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.Meget sjældent sne og frost.
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.Temperaturerne varierer meget lidt i løbet af året.
Daha fazla iç ısı yaymasına rağmen bu Jüpiter ve Satürn'den daha azdır.Den giver også mere stråling fra sig, dog ikke så meget som Saturn og Jupiter.
Ancak bunların sayıları oldukça azdır.Men disse tilfælde er meget få.
Doğal olarak, seçkinlerin sayısı pek azdı.Men antallet af vælgere var lille.
16. yüzyılda barış dönemleri 10 yıldan azdır ve 17. yüzyılda 4 yıldır.I det 15- og 16- århundrede var lagringstiden ca. 4-6 år, i det 17. århundrede kun to år.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Dens lange pels kræver en del pleje.
Vurgu çok azdır.Interessen er for lille.
Bosnalılar kendilerini savundu, fakat başarıları çok da azdı.Deres bueskytter klarede sig bedre, men med ringe resultat.
Fakat proteinlerin hareketi lipitlerinkinden daha azdır.Selve bladtuen er dog noget mindre.
At, eşek gibi binek hayvanları da geçmiş yıllarda beslenmiştir ama günümüzde yok denecek kadar azdır.Kvæde har, i flere tusinde år, været spist som frugt; men i dag er den nærmest ukendt.
Alışkanlık yapma özelliği morfinden azdır.Det er så bekvemt at være umyndig.
1839 yılında nüfusu 1.000 kişiden azdı.I 1801 var indbyggerantallet steget til 313 personer.
Sayıları azdı ve ne okçuları ne de süvarileri vardı.Men de manglede tropper, og intet skete.
Görülme sıklığı %1'den daha azdır.Virkningsgraden er mindre end 1%.
Birinin diğerine oranı genellikle ikiden azdır.Antallet af unger er normalt kun en, sjældent to.
Servilia'nın ön yaşamı hakkında bilinenler çok azdır.Der vides kun lidt om Firdausis tidlige liv.
Ancak Avustralya'nın en küçük bölgesi olduğundan, nüfus yoğunluğu azdır.Kun Australian Capital Territory har færre indbyggere.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Svært lite er nedtegnet om Cæsars barndom.
Bu oran, dizinin bir önceki bölümünün izlenme oranından bir miktar azdır.Tidligere hadde han vært på trykk i flere små utgivelser (med forskjellige historier).
Nüfusu ise diğerlerine oranla daha azdır.I tillegg finnes det noen andre mindre grupper.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Pelsen krever lite arbeid.
Kütleleri iki güneş kütlesinden daha azdır.Men på grunn av den store avstanden er disse noe svakere enn de fra Månen.
Jüpiter'in uydusu olan Europa, çok gençtir ve bu nedenle kraterlerin etkisi azdır.Overflaten til Europa er ung, og derfor er antall kratere lavt.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.I 2004 dekket skogen mindre enn halvparten av arealet i 1990.
Arapça ve Mezopotamya dilleri üzerindeki etkisi ise daha azdır.Det har hatt en mindre innflytelse på arabisk og andre mesopotamske språk.
Çünkü bazı bölümlerde verilen teknik ders içerikleri yetersiz ve kapsamı azdır.Opplysningene rundt energidrikker er dessverre få og mangelfulle.
Ülkedeki AIDS oranı %0.01 den azdır.Fuktigheten på dette nivået er mindre enn 0,1 %.
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Betelgeuse har imidlertid en lavere tetthet enn solen.
Volage gemisinin hasarı nispeten daha azdı.Stormarks tropp hadde en mindre skade.
Fakat bu dili aktif olarak kullanan sayısı daha azdır.Tendensen er at stadig færre praktiserer språket.
Orman ve fundalık yok denecek kadar azdır.Både skogpleien og avvirkningen er liten.
Yeraltı suları : Yıl boyunca sıcaklık değişimi azdır.Resten av året er vannføringen svært lav.
Bu değer gerçek değer olan 87°'den biraz azdır.Den var tenkt som en kortdistanseversjon av 787.
Çok Fakir ve kimsesiz kişi sayısı oldukça azdır.Det har ganske få, og svært ulike personer.
Tahminlere göre günümüzdeki sayıları ise 60'tan azdır.Vitnene mener imidlertid at dette tallet i dag er mer eller mindre fullt.
Maalesef yazılı kaynaklar yok denecek kadar azdır.Dessverre er svært lite av materialet utgitt.
Bu evliliklerin çoğunda çocukların rızası çok azdı.I Barnas Superjul skjer det masse.
Yağışlar çok azdır.De er regnet som sjeldne.
Tespit edilen hareket her zaman gözlemsel hatadan daha azdı.Gerakan yang terdeteksi selalu kurang dari kesalahan pengamatan.
Limanı küçük ve ticareti azdır.Pelabuhan kota ini kecil dan terdapat sedikit perdagangan.
Lothar'ın gençliği hakkında bildiklerimiz azdır.Tidak banyak yang diketahui mengenai masa muda Lothar.
Bunların içinde en az bir harita yapmak için kullanılmış olanları oldukça azdır.Banyak yang terlalu kecil untuk ditunjukkan di dalam peta.
Sanıyorum ki yer yüzünde bu kadar feci bir sahneyi gören göz pek azdır."Pandangan yang muncul pada waktu itu adalah orang yang miskin berarti tidak berkenan pada Allah.
Doçelik öncesi Selvo'nun yaptığı görevler hakkında da bilgimiz azdır.Sehingga tidak sedikit di antara mereka yang kita kenal sebagai seorang Wali Allah yang mempunyai karomah.
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.Tetapi orang yang sedikit diampuni, sedikit juga ia berbuat kasih."
Uçuş hızları azdır.Kecepatan terbang kursi menurun.
Fototerapi faydalı olabilir ama aynı zamanda hastalığı azdırabilir de.Fototerapi bahkan dapat memperburuk penyakit tersebut.
Ama sayısı çok azdır.Tetapi jumlahnya sangat kecil.
İki taraflı görülme oranı %5'ten daha azdır.Komoditas lainnya masing-masing di bawah 5 persen.
Genellikle yükseklikleri azdır.Hanya biasanya ukurannya terlalu kecil.
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Namun Betelgeuse memiliki kepadatan yang jauh lebih rendah dari matahari.
Hata sayısı önemli ölçüde azdır.Jumlah kesalahan sangatlah kecil.
Işığın hava veya cam gibi şeffaf maddelerdeki ilerleyiş hızı c'den azdır.Kelajuan cahaya yang merambat melalui bahan-bahan transparan seperti gelas ataupun udara lebih lambat dari c.
Fakat onların askeri ve ekonomik tedarikleri çok azdı.Tanpa perbekalan, kesehatan dan efektifitas militer mereka menurun.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Mereka hampir saja bertarung, tetapi Gaara berlalu begitu saja.
Tarımsal kaynaklar azdır.Sumber energi jarang.
Kolomb'un ilk yılları hakkında bilgi azdır.Sedikit yang diketahui tentang tahun-tahun awal Philippikos.