Ticari kullanımı çok azdır.Její hospodářské využití je velmi malé.
Gece -gündüz sıcaklık farkı azdır.Teploty mezi dnem a nocí nejsou příliš rozdílné.
Dış tesirlere de dayanıklığı daha azdır.Potřebuje pouze minimum vnějších součástek.
Obsidiyen malzeme çok azdır.Sumerských plastik se dochovalo velice málo.
Güneşli gün sayısı azdır.Roční výtoč je velmi malá.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Blana nu necesită prea multă îngrijire.
Hukuk sistemi açık ve iş bürokrasisi çoğu ülkeden daha azdır.Sistemul legal este unul limpede iar birocrația în mediul de afaceri mult mai scăzută decât în alte țări.
Diğer batılı kentlerle karşılaştırıldığında, suç oranı Tel Aviv'de nispeten azdır.În comparație cu orașele occidentalizate, infracționalitatea în Tel Aviv este relativ scăzută.
Nüfus artışı çok azdır.Creșterea populației este foarte redusă.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Statistica fals pozitivă este mai mică decât unu la zece milioane.
Dünyanın bazı bölgelerinde enjekte edilebilir şekilleri mevcuttur fakat kullanılabilirliği azdır.Dozele injectabile sunt disponibile în anumite părți ale lumii, dar disponibilitatea acestora este redusă.
Tam olarak oynanabildiği oyunlar çok azdır.Abilitățile sale de a juca sunt foarte slabe.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Numărul lor a scăzut constant de atunci, astăzi fiind și mai mic.
İstasyon yerinin 3488 metre yüksekliğinden dolayı oksijen azdır.O lipsă acută de oxigen din cauza altitudinii ridicate la 3488 m.
Bunların görülme sıklığıda %1 den daha azdır.Riscurile sunt rare și apar la mai puțin de 1% din cazuri.
Bu yüzden katılım çok azdır.A fost însă o scurtă colaborare.
Kolomb'un ilk yılları hakkında bilgi azdır.Se cunosc puține detalii despre primii ani ai lui Cazimir.
Bu yüzden gelişmiş ülkelerde hastalığın görülme sıklığı azdır.Cu toate acestea, incidența bolii rămâne scăzută în țările subdezvoltate.
Sovyet döneminde uluslararası ilişkiler üzere Azerbaycanlı kareler oldukça azdı.Armenii s-au bucurat de o stabilitate relativă în perioada sovietică.
Daha fazla iç ısı yaymasına rağmen bu Jüpiter ve Satürn'den daha azdır.El radiază mai multă căldură internă, dar nu la fel de multă ca Jupiter sau Saturn.
Genelde derinlikleri azdır.Ele au de obicei intensitatea redusă.
Bu yüzden köy içerisindeki nüfus azdır.Înăuntrul regiunii este mai puțin populat.
Şair hakkındaki bilgiler çok azdır.Referitor la mama poetului, sunt cunoscute puține lucruri.
Alman kayıpları ise azdı.Pierderile germanilor creșteau.
Değişimin erken belirtileri azdı.Semnele schimbării sunt deja vizibile.
Bakımı azdır.Grija a fost minimă.
Bu mesafeye kuş uçuşu çok daha azdır.Intercalațiile de calcare sunt în această zonă mai rare.
Bu dilde ses çeşitliliği daha azdır.Acest sunet se găsește în relativ puține limbi.
Ancak bunların sayıları oldukça azdır.Numerele mici sunt ușor de apreciat.
İddia edildiğine göre barın kirası otopark kirasından daha azdır.Practic, după reamenajare, parcul a rămas cu mai puține spații verzi.
Lothar'ın gençliği hakkında bildiklerimiz azdır.Se știe puțin despre tinerețea lui Raleigh.
Fakat onların askeri ve ekonomik tedarikleri çok azdı.Capacitatea lui politică și militară nu sunt însă la nivelul posibilităților sale financiare.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.Taurul are o viteză destul de mică.
Bitki örtüsü ve hayvanlar: Bitki örtüsü adada çok azdır.VEGETAȚIA ȘI FAUNA: Putem spune despre acest parc că este sărac din punct de vedere natural.
Yükseltisi fazla ve havanın nem miktarı azdır.Precipitațiile sunt puține, iar temperaturile ridicate.
Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı.Universităților private le-a scăzut profitul de 207 de ori”.
Kütlesi dünya'nın uydusu olan Ay'ın kütlesinden 20 kat daha azdır.El s-a aflat de circa 32 de ori mai aproape de Pământ decât Luna.
Şair hakkındaki bilgiler çok azdır.A költőről igen keveset tudunk.
Alman kayıpları ise azdı.A német veszteségek nem ismertek.
Özellikle albümde Rick Wright'ın katkısı çok azdır.Az albumon Richard Wright közreműködése is minimális.
Bu yüzden insanlara olan etkisi çok azdır.Ez azonban csak nagyon kevés embert érintett.
Analjezik etkisi morfine göre daha azdır.Hatástartama rövidebb, mint a morfiné.
1992 yılında adadaki ormanlık arazi miktarı %20'den azdı.2004-re az antarktiszi ózonlyuk 20%-kal kisebb lett.
Aylar veya yıllar sonra olacak olaylara ilişkin prekognisyonların sayısı çok azdır.A több hónapos vagy éves kapcsolatok igen ritkák.
Tarıma elverişli alan çok azdır.Feldolgozó ipar az országban alig van.
Doğrudan savaş eylemiyle ölenlerin sayısı azdır.Ám feltehető, hogy a kevés harci tevékenység tekintetében a további áldozatok száma elenyésző.
Nem etkisi azdır.A hatás nagyon kicsi.
Karlı bir yatırım olmasına rağmen getirisi azdı ve 1761 yılında kapandı.Ez a vállalkozás is jövedelmező volt, ennek ellenére 1761-ben bezárt.
Dolayısıyla Türkiye'de Hantavirüs bulunma sıklığı çok azdır.A szigorú korlátozás oka, hogy alig van víz Törökországban.
Aramilerin erken dönemi hakkındaki bilgiler çok azdır.A korai időkről kevés információ áll rendelkezésre.
Aslanların doğal düşmanı azdır.A fajnak kevés a természetes ellensége.
Trafik çok azdır.Kereskedelmet alig folytat.
Lothar'ın gençliği hakkında bildiklerimiz azdır.Désirée ifjúságáról keveset tudunk.
Kütlesi dünya'nın uydusu olan Ay'ın kütlesinden 20 kat daha azdır.A Nap kilencszer kisebbnek látszik, mint a Földről a Hold.
Ancak bunların sayıları oldukça azdır.De ezekből kevés került elő.
Diğer tüm izotopların yarı ömürleri 2 saatten azdır ve hatta çoğununki 1 dakikadan kısadır.A többi izotóp felezési ideje kevesebb, mint 2 óra, a többségé az 1 percet sem éri el.
Isı farkları oldukça azdır.Viszonylag kevés fajt számlál.
Işık istekleri azdır, gölgeye dayanıklıdır.Fényre érzékeny, fény hatására bomlik.
Bitki örtüsü de azdır.A növényevő ritka.
Meyvecilik çok azdır.Szőlője nem sok.