Ana içeriğe geç
Sözlük

azdı ile cümle

azdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Entlerin dışında yolunu bilen kişilerin sayısı çok azdır.Porém, os que tentavam a fuga eram muito menos que os que emigraram.
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Entretanto, Betelgeuse tem uma densidade muito menor do que a do Sol.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Pouco é sabido sobre a infância de César.
Bunların çoğu kütlesi iki Jüpiter kütlesinden azdır.A maioria destes planetas estão duas vezes abaixo da massa de Júpiter.
Adıgeler içinde anadilini bilmeyenlerin sayısı azdır.Porém, poucos são aqueles que conhecem as mil faces das Gerais."
Ancak bunlar primer kimyasal elementlerden oldukça azdır.No entanto, estes são muito menos abundantes do que os elementos químicos primários.
Clary, Jace, Alec ve Isabelle onu kurtarmaya gider ama sayıca azdırlar.Clary, Jace, Alec e Isabelle prende-os no seu esconderijo e o resgatam, mas são em menor número.
Bu dönem hakkında bilgimiz azdır.Desse período conhecemos pouco.
Özellikle nedenler üzerine yapılmış karşılaştırmalı araştırmaların sayısı azdır.Em particular, o número de estudos comparativos sugerindo causas é limitada.
Daha fazla takviye olasılığı da azdı.Houve também poucas chances para novos reforços.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.A produção mineradora do Japão tem sido mínima e o país possui poucos depósitos de minas.
Ön bağırsakta emilme (daha çok hamam böceklerinde yağ emilir) pek azdır.Apenas raramente afastados entre si (como no gênero Arca).
Bu sayı, bir önceki bölümden yaklaşık 1 milyon kişi daha azdır.Hoje, resta menos de um terço da área original.
Hayvancılık azdır.O gado era pouco.
Nem etkisi azdır.Obteve pouca repercussão.
Dişilerin ötüşleri; çatlak ve prrak prrak şeklinde, erkeklerinkiyse, daha kesikli ve azdır.Aqueles que se alimentam de seiva apresentam um rostro mais ou menos longo, fino e reto.
Bu dönemde İngiltere'deki Yahudi nüfusu görece azdır.Há pouca evidência do uso do hebraico durante esse período.
Engebeli arazi çok azdır.O dinheiro em si é um bem escasso.
Genellikle açık renkte olup özgül ağırlıkları 3'ten azdır.Os minerais félsicos são geralmente de cor clara e com peso específico inferior a 3.
Milano'lu Vitalis'in hayatı hakkında güvenilir kaynak ve bilgiler pek azdır.Muito pouco se sabe sobre as origens e a educação de Ricardo de São Vitor.
Trafik çok azdır.O transporte aéreo é escasso.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.O granizo e a neve não costumam ser frequentes.
Ancak Pinara ile ilgili tarihi ve epigrafik kayıtlar son derece azdır.Os afazeres epistemológicos, da temática em análise, não são poucos.
Çoğu durumda fekal kontaminasyon azdır ve vücudun savunma sistemleri bu durumla başa çıkar.No entanto, muitos conseguem penetrar, activando assim as defesas internas do organismo.
Kar yağışı dağlık kesimilere göre azdır.A neve é rara devido a baixa umidade.
Ama sayısı çok azdır.Hoje seu número é muito menor.
Yaşamı ile ilgili bilgi çok azdır.As informações sobre sua vida são muito escassas.
Spora olan ilgisi ise çok azdı.Os eventos esportivos se tornaram pouco importantes.
Aylar veya yıllar sonra olacak olaylara ilişkin prekognisyonların sayısı çok azdır.Alguns episódios ocorrem meses ou anos depois dos anteriores.
Yan etkiler genellikle çok azdır.Efeitos colaterais geralmente são poucos.
Bugün ise sayıları 8000'den azdır.Hoje, restam menos de 7000.
Çoğunlukla genişlikleri fazla, derinlikleri daha azdır.Devida frequência alta seu alcance é menor.
Resmi dairelerde çalışan kadın sayısı çok azdır.O número de astrônomos profissionais nos Estados Unidos é bem pequeno.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.Existe pouca indústria dentro Eti-Osa.
Humuslu toprağı azdır.A região do citoplasma é escassa.
Sonbahar yağışı azdır ancak;büyük önem taşır.Even ten noorden van Store (grote) Darum ligt Lille Darum (kleine Darum).
Ağırlığı azdır.Het weegt weinig.
Bazı antibiyotikler yetersiz penetransa sahiptir bu yüzden menenjit için kullanımları da azdır.Sommige antibiotica hebben onvoldoende doordringend vermogen en zijn daardoor van weinig nut bij meningitis.
Sabrı çok azdır.Hij heeft echter niet zoveel geduld.
(Kesen çok azdır).Een weinig (ca.
Görülme sıklığı %1'den daha azdır.De kans op overerving is minder dan 1%.
Erken Tunç Çağı çanak çömlek buluntuları azdır.De voorhoofdsbeenderen zijn kort maar de wandbeenderen (p) lang.
Yazgıları hakkında bilinen şeyler pek azdır.Over hun uiterlijk is weinig bekend.
Bu sarayın korumaları sayısı çok azdı.Van dit paleis is relatief weinig bewaard gebleven.
Maalesef yazılı kaynaklar yok denecek kadar azdır.Een groot probleem is dat er weinig geschreven bronnen zijn.
Isınma azdır.Het werd een klein hitje.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Na de oorlog werd hun aantal sterk gereduceerd, maar hun activiteiten werden juist uitgebreid.
Yavru bakımları çok azdır.De overlevingskansen van de baby zijn klein.
Spora olan ilgisi ise çok azdı.Toch was de belangstelling voor de atletiek mager.
Trafik çok azdır.Het treinverkeer is beperkt.
Bu papanın hayatı hakkında bilgilerimiz azdır.Er is weinig bekend over het leven van Paulus.
Servilia'nın ön yaşamı hakkında bilinenler çok azdır.Over het leven van Adelheid is zeer weinig bekend.
Ozon tabakasına olan olumsuz etkiler diğer yakıta göre %50 azdır.Zij moeten geschrokken zijn dat de concentraties ozon in de stratosfeer 35% lager waren dan gewoonlijk.
Şehrin eski tarihine rağmen tarihi yapıları azdır.Ondanks de lange geschiedenis van de stad zijn er maar weinig bouwwerken uit het verleden bewaard gebleven.
Bunu bizim gibi anlayanların sayısı azdır.Daaronder zijn veel minder bekende.
Bitki örtüsü de azdır.Er is nauwelijks plantengroei.
Bu hiç kimsenin toprağındaki faaliyetleri azdır.Dat is minder dan er mensen op aarde zijn.
Meyvecilik çok azdır.De vruchten zijn klein.
Bunların görülme sıklığıda %1 den daha azdır.Dit gebeurt echter zelden, in minder dan 1 procent van de gevallen.
Eski bir yerleşim yeri olmakla beraber, dağlık arazi sebebiyle yaşanan göçten dolayı n üfusu azdır.Een ouderwetse baan met vanwege de heuvels enkele blinde afslagen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod