Ana içeriğe geç
Sözlük

azdı ile cümle

azdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Samsun’un dolayısıyla Canik'in eski tarihine ait bilgiler azdır.Действительно, у Самашек плохое прошлое, о котором в Чечне знают все.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.В любом случае скорострельность была бы невысокой.
Tehlikedeki türler kategorisinde olan burma boynuzlu keçi nüfusu 2.500 bireyden daha azdır.Популяция бенгальского тигра меньше, чем 2 500 особей, с перспективой уменьшения.
Köyün ekonomisi fındığa dayalıdır, hayvancılık ise yok denecek akdar azdır.В селе есть 1 небольшое фермерское хозяйство, чего недостаточно для решения проблемы безработицы.
Doğal olarak, seçkinlerin sayısı pek azdı.У обычного же народа выбор был небольшой.
Köyde engebe azdır.Въ деревнѣ довольно чисто.
İstasyon yerinin 3488 metre yüksekliğinden dolayı oksijen azdır.Высота расположения станции — 3488 м над уровнем моря, что вызывает острую нехватку кислорода.
Humuslu toprağı azdır.Сенокосной земли мало.
Şair hakkındaki bilgiler çok azdır.Информации о поэте сохранилось немного.
Bu oran, toplam yasa çıkarma eylemlerinin %1'den daha azdır.На их долю приходится менее 10 % от общего числа заказов.
Ancak bunlar primer kimyasal elementlerden oldukça azdır.Основы аналитической химии редких элементов.
Mehmed Bey hakkında bilinenler çok azdır.О правлении Сехнуссаха мак Блатмайка известно очень немного.
Bu değer gerçek değer olan 87°'den biraz azdır.887 является нечётным трёхзначным числом.
Bu tür sinagogların sayısı da oldukça azdır.Этот тип симметрии встречается значительно реже.
Bakımı azdır.Минимальный уход.
Widukind'in hayatı hakkında bilinen çok azdır.О жизни Видукинда известно немного.
Daha fazla takviye olasılığı da azdı.Шансов выжить было немного.
Erken Tunç Çağı çanak çömlek buluntuları azdır.Опоздания для них — сущий пустяк.
Bu papanın hayatı hakkında bilgilerimiz azdır.О жизни этих попугаев очень мало информации.
Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır.ولهذا السبب عدد الأبطال في أعماله قليل.
Hukuk sistemi açık ve iş bürokrasisi çoğu ülkeden daha azdır.النظام القانوني جلي كما أن بيروقراطية الأعمال أقل من معظم البلدان.
Ancak bunlar primer kimyasal elementlerden oldukça azdır.ومع ذلك، فهذه العناصر أقل وفرة بكثير من العناصر الكيميائية الأولية.
Arda kalan üç mertebenin mensupları ise pek azdır.والثالث: يراه المنافقون دون الكفار.
Cihannüma adlı eseri dışında, kendisi hakkında bilinenler pek azdır ve tartışmalıdır.ويقال لأصحاب المذهب الحنفي أهل الرأي، لأن الحديث كان قليلاً بالعراق، فاستكثروا من القياس ومهروا فيه.
Bölgenin yüzölçümü 9,992 km² olup nüfusu 2008 itibarıyla 600.000den biraz azdır.تبلغ مساحة المنطقة 9,992 كيلومتر مربع وبلغ تعداد سكانها في 2008 أقل من 600,000 نسمة.
Üretilen apsar sayısı azdır; 2.000 gümüş apsar ve 1000 altın apsar bulunmaktadır.عدد القطع النقدية المصنوعة قليل : 2،000 قطعة فضية و1،000 ذهبية.
Orijinal bakır madeni paraların (as) bir pound bakır değeri vardı ama aslında ağırlığı daha azdı.وتحظى العملات المعدنية النحاسية الأصلية (as) بوجها قيمة جنيه روماني واحد من النحاس، ولكن وزنه أقل من ذلك.
Ancak bunların sayıları oldukça azdır.مهما كان عددهم قليلا.
Doçelik öncesi Selvo'nun yaptığı görevler hakkında da bilgimiz azdır.ونعرف اللقب "نسوت بيتي " منذ الفرعون دن وهو من الأسرة الأولى ، ولم تختلف كتابته بعد ذلك .
Bu sebeple adadaki Katolik nüfusuna karşı tolerans, Rum Ortodoks nüfusa karşı olandan çok daha azdı.ونتيجة لذلك، كان التسامح العثماني تجاه المجتمع الكاثوليكي أقل بكثير من نحو طائفة الروم الأرثوذكس.
Nem etkisi azdır.ذو تأثير قصير.
Nüfus artışı çok azdır.لذلك، ارتفاع عدد السكان قليلا جدا.
Işığın hava veya cam gibi şeffaf maddelerdeki ilerleyiş hızı c'den azdır.ينتشر الضوء في المواد الشفافة مثل الزجاج والهواء بسرعة أقل من c.
Isınma azdır.الحرارة المنخفضة.
Fakat, çok yumuşak olup, mekanik kuvvete karşı direnci azdır.وهي بكل الأحوال متينة للغاية ومقاومة ميكانيكيًا.
Doğal düşmanlarının sayısı azdır ancak çeşitli parazitler taşıyabilir.وعدد الأعداء الطبيعيين قليل، ولكنه يمكن أن يحمل الطفيليات.
İkinci bölge,genellikle küçük rölyefleri vardır (bir metreden azdır).أما الثلث الآخر، لديه مساريقا (عادة قصيرة).
6 ile 14 yaş arası öğrenimin mecburi olduğu Belize'de orta öğrenim yapan oldukça azdır.يعد التعليم في بليز إجباريًا بين عمر 6 أعوام و14 عامًا للدراسة في المرحلة الابتدائية.
(Kesen çok azdır).لزيز: أقل من النادر وهو قريب منه.
Bunları yapana da sevap verilir ise de, bu sevap, sünnet sevabından azdır.ٱلشَّكُورُ: هو الذي يزكو عنده القليل من أعمال العباد، فيضاعف لهم الجزاء، وشكره لعباده مغفرته لهم.
Doğal olarak, seçkinlerin sayısı pek azdı.ولذلك، فمن المؤكد أن الرومان كانوا أقل عددا بكثير.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.واستمرت تلك الاحتجاجات لأربعة ايام ولكن سرعان ما ضعفت وتيرتها.
Eskiden bulunan gayrimüslim sayısı şimdi belki de yok derecede azdır.وما كان مقبولاً في الماضي، ربما لم يعد كذلك.
Sulu tarım yapılan arazi ise son derece azdır.البط البري هو خجول على الأقل.
Obsidiyen malzeme çok azdır.عمل البيساكوديل على الأمعاءالدقيقة لايكاد يذكر.
Diğer tarafa taşınan yük ise daha azdır.ويقل تأثيرها على شحنة أخرى بازياد المسافة بينهما.
Görülme sıklığı %1'den daha azdır.سطح الأرضية يميل 1%.
Bahadır ise de siyasî işlere aşinalığı azdı.ومما يعرف عنه ابتعاده عن النشاط السياسي.
Yıllık yağış miktarı azdır.إن مستوى المطر بها منخفض لأغلب السنة.
Süt üretimi çok azdır.قلة إنتاج العسل.
Ancak Avustralya'nın en küçük bölgesi olduğundan, nüfus yoğunluğu azdır.ورغم هذا فهي أقل عواصم الولايات الأسترالية سكانا.
Bingazi'dekiler daha azdı ve kendi hallerine terk edilmişlerdi.وانهزم الباقون إلى نيسابور وهم بأسوأ حال.
Yan etkiler genellikle çok azdır.الآثار الجانبية قليلة بشكل عام .
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.ولهذا السبب، لا يمكن قبول المساهمات الصغيرة من الأغذية.
Nüfusları çok azdır.جماعاتها قليلة العدد.
Genellikle yumurtası büyük olan balıkların fekonditesi, küçük olanlarınkinden daha azdır.تتحرك أسماك القرش الكبيرة عموما مسافات أطول من أسماك القرش الصغيرة.
Dolayısıyla Türkiye'de Hantavirüs bulunma sıklığı çok azdır.ونتيجة لذلك، ارتفعت الديون الأجنبية قصيرة المدى لتركيا بشكل حاد.
Bu oran, bir önceki bölüme oranla bir miktar daha azdır.Contudo, ele vendeu, comparativamente, menos cópias que seus antecessores.
Diğer batılı kentlerle karşılaştırıldığında, suç oranı Tel Aviv'de nispeten azdır.Em comparação com outras grandes cidades ocidentais, o crime em Tel Aviv é relativamente baixo.
Diğer kesimlerde ise daha azdır.Em outros setores, tem menos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod