‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.(Den som varnar en bespottare, han får skam igen, och den som tillrättavisar en ogudaktig får smälek därav.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.El que corrige al burlador se acarrea vergüenza, y el que reprende al impío se acarrea afrenta
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Joka pilkkaajaa ojentaa, saa itsellensä häpeän, ja häpeäpilkun se, joka jumalatonta nuhtelee.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Kdor poučuje zasmehovalca, nakopava si sramoto; in kdor kara brezbožnika, pridobi si madež.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Kdo tresce posměvače, dochází hanby, a kdo přimlouvá bezbožnému, pohanění.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.거만한 자를 징계하는 자는 도리어 능욕을 받고 악인을 책망하는자는 도리어 흠을 잡히느니라
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Kto strofuje naśmiewcę, odnosi haóbę; a kto strofuje niezbożnika, odnosi zelżywość.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.O que repreende ao escarnecedor, traz afronta sobre si; e o que censura ao ímpio, recebe a sua mancha.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Ten, kto učiac tresce posmievača, odnáša si hanbu, a tomu, kto dohovára bezbožnému, to bude škvrnou.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Tugter man en Spotter, henter man sig Hån; revser man en gudløs, høster man Skam;
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Ο νουθετων χλευαστην λαμβανει εις εαυτον ατιμιαν και ο ελεγχων τον ασεβη λαμβανει εις εαυτον μωμον.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Който поправя присмивателя навлича на себе си срам; И който изобличава нечестивия лепва на себе си петно.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.Поучающий кощунника наживет себе бесславие, и обличающий нечестивого – пятно себе.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.יסר לץ לקח לו קלון ומוכיח לרשע מומו׃
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.من يوبخ مستهزئا يكسب لنفسه هوانا ومن ينذر شريرا يكسب عيبا.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.指 斥 褻 慢 人 的 、 必 受 辱 罵 . 責 備 惡 人 的 、 必 被 玷 污
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.指斥 褻 慢 人 的 、 必 受辱罵.責備惡 人 的 、 必被 玷污
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Ca o verigă de aur şi o podoabă de aur curat, aşa este înţeleptul care mustră, pentru o ureche ascultătoare. -
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Come anello d'oro e collana d'oro fino è un saggio che ammonisce un orecchio attento
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Comme un anneau d`or et une parure d`or fin, Ainsi pour une oreille docile est le sage qui réprimande.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Como pendentes de ouro e gargantilhas de ouro puro, assim é o sábio repreensor para o ouvido obediente.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Como zarcillo de oro y joya de oro fino es el que reprende al sabio que tiene oído dócil
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Een wijze berisping aan een open oor is als een gouden oorbel, een halsketting van het zuiverste goud.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.En Guldring, et gyldent Smykke er revsende Vismand for lyttende Øre.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.int az] arany függõ és színarany ékesség: [olyan] a []bölcs intõ a szófogadó fülnél.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Kakor zlata naušnica in okras iz čistega zlata je svaritelj moder pri njem, ki posluša.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.슬기로운 자의 책망은 청종하는 귀에 금고리와 정금 장식이니라
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Kultainen korvarengas ja hienokultainen kaulakoru ovat viisas neuvoja ynnä kuuleva korva.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Náušnice zlatá a ozdoba z ryzího zlata jest trestatel moudrý u toho, jenž poslouchá.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Người khôn ngoan quở trách lỗ tai hay nghe, Khác nào một cái vòng vàng, một đồ trang sức bằng vàng ròng vậy.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Som en ring av gull, som et smykke av fint gull er en vismann som taler refsende ord for et hørende øre.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Teguran orang arif kepada orang yang mau mendengarnya, seperti cincin emas atau perhiasan kencana
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Ten, który mądrze napomina, jest u tego, co słucha, jako nausznica złota, i klejnot z szczerego złota.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Wer einem Weisen gehorcht, der ihn straft, das ist wie ein goldenes Stirnband und goldenes Halsband.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Zlatou náušnicou a ozdobou z rýdzeho zlata je múdry kárateľ na ucho, ktoré čuje.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Ως ενωτιον χρυσουν και στολιδιον καθαρου χρυσιου, ειναι ο σοφος ο ελεγχων ωτιον υπηκοον.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Золотая серьга и украшение из чистого золота – мудрый обличитель для внимательного уха.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.Както е обица и украшение от чисто злато за човек , Така е мъдрият изобличител за внимателното ухо.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.נזם זהב וחלי כתם מוכיח חכם על אזן שמעת׃
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.قرط من ذهب وحلي من ابريز الموبخ الحكيم لاذن سامعة.
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.智 慧 人 的 勸 戒 、 在 順 從 的 人 耳 中 、 好 像 金 耳 環 、 和 精 金 的 妝 飾
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.智慧 人 的 勸戒 、 在 順從 的 人 耳 中 、 好像 金 耳環 、 和 精金 的 妝飾
Ama İsa dönüp onları azarladı.Ale Ježiš sa obrátil, pokarhal ich a povedal: Neviete, čieho ste vy ducha;
Ama İsa dönüp onları azarladı.Ale Jezus obróciwszy się, zgromił je, i rzekł: Nie wiecie wy, jakiego jesteście ducha.
Ama İsa dönüp onları azarladı.A obrátiv se Ježíš, potrestal jich, řka: Nevíte, čího jste vy duchu.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Då vände han sig om och tillrättavisade dem.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Él se dio vuelta y los reprendió
Ama İsa dönüp onları azarladı.Isus S'a întors spre ei, i -a certat, şi le -a zis: ,,Nu ştiţi de ce duh sînteţi însufleţiţi!
Ama İsa dönüp onları azarladı.Jesus aber wandte sich um und bedrohte sie und sprach: Wisset ihr nicht, welches Geistes Kinder ihr seid?
Ama İsa dönüp onları azarladı.Jésus se tourna vers eux, et les réprimanda, disant: Vous ne savez de quel esprit vous êtes animés.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Jezus keerde Zich om en zei dat zij zich moesten schamen.
Ama İsa dönüp onları azarladı.[Jézus] megfordulván, megdorgálá õket, mondván: Nem tudjátok minémû lélek van ti bennetek:
Ama İsa dönüp onları azarladı.예수께서 돌아보시며 꾸짖으시고
Ama İsa dönüp onları azarladı.Ma Gesù si voltò e li rimproverò
Ama İsa dönüp onları azarladı.Men han vendte sig og irettesatte dem.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Men han vendte sig om og talte strengt til dem og sa: I vet ikke av hvad ånd I er.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Mutta hän kääntyi ja nuhteli heitä.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Nhưng Ðức Chúa Jêsus xây lại quở hai người, mà rằng: Các ngươi không biết tâm thần nào xui giục mình.
Ama İsa dönüp onları azarladı.Nhưng_Ðức_Chúa_Jêsus xây lại quở hai người , mà rằng : Các ngươi không biết tâm_thần nào xui_giục mình .
Ama İsa dönüp onları azarladı.On pa se obrne in jim zapreti in reče: Ne veste, kakšnega duha ste.