10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.이러한 10가지 항목을 충족한다면 전 세계적 유행병의 위험을 줄일 수 있다고 믿습니다.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.Credem că dacă reușim să acoperim aceste 10 breșe, avem șanse mari în a reduce riscul unei epidemii.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.Dlatego wierzymy, że gdy uzupełnimy tych 10 brakujących miejsc, to będziemy mogli zmniejszyć ryzyko epidemii.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.אנו מאמינים שאם נוכל למלא את 10 הפערים האלה, יש לנו סיכוי לצמצם באמת את הסיכון למגפה.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.و نعتقد أننا اذا عالجنا هذه العشر فجوات , ستكون لدينا فرصة حقيقية للمساعدة في خفض مخاطرة الوباء .
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.パンデミックのリスクを激減することができるかもしれない 普通の季節性インフルエンザとパンデミックの違いは
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileAggasztó fejlemény, hogy néhány országból azt jelezték,
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileBlandt de unge kan forbruget af flere stoffer øge risikoen for akutte problemer
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileDet är svårt att värja sig för slutsatsen att
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileHet ligt voor de hand om te
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileI mimo, że nie widać oznak powrotu do niegdysiejszej epidemii używania heroiny, problemy
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileLes demandes de traitement liées à la cocaïne sont également en augmentation.
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bilePovečuje se tudi izbira drog, ki so na voljo uporabnikom v Evropi.
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileSiksi on kehitettävä kokonaisvaltaisempi, integroitu
Bir uyuşturucunun arzını azaltmaya yönelik eylemler, bunun yerini daha bileVe skupině chronických uživatelů drog je užívání alkoholu tak časté,
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Ak by som porozumel chémii dôveryhodnosti, mohol by som napomôcť zmierneniu chudoby.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Als ik de chemie van de betrouwbaarheid kon doorgronden, kon ik dus misschien de armoede verlichten.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Así, si entendía la química de la confiabilidad podía aliviar la pobreza.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Čili, pokud rozklíčuji chemii důvěryhodnosti, mohl bych zmírnit chudobu.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Dacă înțelegeam chimia încrederii, puteam ajuta la combaterea sărăciei.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Donc si je comprenais bien la chimie de la fiabilité, je pourrais aider à soulager la pauvreté.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Gdybym zrozumiał chemię wiarygodności, mógłbym przyczynić się do zmniejszenia biedy.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Ha tehát megérthetném a megbízhatóság kémiáját, képes lehetek csökkenteni a szegénységet!
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Jadi jika saya mengerti sifat dari kepercayaan saya dapat membantu mengurangi kemiskinan.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Jos ymmärrän luotettavuuden kemiaa, voisin mahdollisesti auttaa vähentämään köyhyyttä.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.그래서 만일 신뢰도의 화학을 이해한다면, 빈곤을 완화시키는것을 도울지 모릅니다
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Por isso, se eu compreendia a química da confiabilidade, eu poderia ajudar a aliviar a pobreza.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Quindi se ho capito la chimica dell'affidabilità, potrei aiutare ad alleviare la povertà.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Så hvis jeg forstod kemien i troværdighed, ville jeg måske kunne mindske fattigdom.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Vậy là nếu tôi hiểu hóa chất của lòng tin, tôi có thể giúp giảm bớt nghèo đói.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Wenn ich also die Chemie der Vertrauenswürdigkeit verstünde, könnte ich helfen, die Armut zu lindern.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Αν έχω καταλάβει τη χημεία της αξιοπιστίας, μπορεί να βοηθήσω στην εξάλειψη της φτώχειας.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.И если я смог бы объяснить химию надежности, я мог бы помочь устранить бедность.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.І якщо б я зміг зрозуміти складові надійності, я б зумів допомогти у боротьбі з бідністю.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.Така че ако схванех химията на надеждността, можех да помогна в облекчаването на бедността.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.לכן אם אני מבין את כימיית האמינות, אני עשוי לסייע בהפחתת עוני.
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.فخطر لي أنه ان إستطعت أن أفهم كيمياء الثقة يمكن لي أن أحاول أن أقضي على الفقر
Böylece, eğer güvenilirliğin kimyasını anlayabilirsem, yoksulluğu azaltmaya yardımcı olabilirdim.貧困の緩和に貢献できるかもしれません しかし私自身も疑い深いのですが
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?De ce au povestirile un succes fantastic în atenuarea conflictelor ?
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?Donc, pourquoi les histoires sont-elles un tel succès pour résoudre les conflits ?
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?그렇다면 갈등을 줄이는데 이야기는 왜 이렇게 성공적일까요?
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?Ma come fanno le storie ad essere così capaci di aiutare a ridurre i conflitti?
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?¿Por qué las historias son tan sumamente eficaces para reducir conflictos?
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?И така, защо историите са толкова невероятно популярни при разрерашаването на конфликти?
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?Почему же истории так успешно справляются с разрешением конфликтов?
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Încercăm să reducem populaţia din închisori.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.구감시설 수용자 수를 줄이고 대규모
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Nous essayons de réduire la population carcérale.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Próbáljuk csökkenteni a bebörtönzöttek számát.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz."Reduzir a população prisional.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Stiamo cercando di ridurre la popolazione carceraria.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz. Toplu hapsedilmeyi engellemeye çalışıyoruz."Snažíme se snížit množství vězňů, skoncovat s hromadným uvězňováním."
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Tratamos de reducir la población en las cárceles.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Wir wollen die Anzahl der Häftlinge senken.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Zmniejszyć liczbę osób osadzonych w więzieniu.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Προσπαθούμε να μειώσουμε τον πληθυσμό των φυλακών.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Мы пытаемся уменьшить количество заключённых.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.Опитваме се да намалим обитателите на затвори.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.אנחנו מנסים להפחית את התפוסה בבתי הכלא.
Hapishanelerdeki insanların sayısını azaltmaya çalışıyoruz.نريد أن نقلص من عدد المساجين.