Ana içeriğe geç
Sözlük

azaltmak ile cümle

azaltmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Motorlu taşıt hırsızlığını büyük oranda azaltmaktadır. ^ Cam, Ersin.Transportul feroviar permite reducerea substanțială a costurilor legate de transport. ^ Greene, Scott.
İltihabı azaltmak için buğulu ilaçlar da önerilebilir.A panaszok enyhítésére alkalmazhatóak gyógyszerek is.
Britanya sevkiyat kayıplarını azaltmak için konvoy sistemini tanıttı.Ám az angolok bevezették a konvojrendszert, amely miatt veszteségeik csökkentek.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.A gyógyszereket főként a ritka, de súlyos komplikációk megelőzésére használják.
1985 - Afrika'daki fakirlik ve kıtlık dolayısıyla yaşanan ölümleri azaltmak için Live Aid konseri düzenlendi.1985: megtarják a Live Aid koncertet az afrikai éhezőkért.
Bu sınırlı büyütmeyi azaltmak parlaklığı arttırmaz ve bu sınırda azalan büyütme için hiçbir yarar yoktur.Ezen jószágok fogyasztása újabb fogyasztásra ösztönöz és esetükben nem érvényesül a csökkenő határhaszon elve.
Malzeme firelerini azaltmak.Kiszerelték az olajtüzelő berendezéseket.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.A fájdalomcsillapítókon kívül benzodiazepinek is alkalmazhatók a szorongás enyhítésére.
Maliyeti azaltmak için kontaklar daha ucuz malzemelerden de yapılabilir.Mukaan liitetään halvempaa tavaraa.
Bunlar, güvenliği artırmak ve kaza olasılığını azaltmak için kullanılmaktadır.Ne muodostavat turvallisuusriskin ja estävät kehitystä.
Kasket, güneşin etkisini azaltmak için kullanılır.Aurinkolaseja käytetään estämään auringon häikäisyä.
Bir önleme paketinin amacı yönetim kontrollü hatları azaltmaktır.Minimaalisen hallinnon perusidea on hallinnollisten tehtävien minimointi.
Kalite bozukluklarını azaltmak.Leikkaa itse nurmikkosi.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Järjestö pyrkii vähentämään köyhyyttä kehitysmaiden maaseuduilla.
Londra metrosunun yapılma amacı o zamanlar at arabalarından oluşan trafiğin yoğunluğunu azaltmaktı.Lontoossa Kosken tavoitteena oli parantaa SE-aikaansa.
Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir.Pakettiauton ajoneuvokohtaiseksi nopeusrajoitukseksi määrättiin 70 km/h vuonna 1955.
Rusya da bir deniz saldırısı ile Kafkaslar'da üzerindeki baskıyı azaltmak için Müttefiklerden yardım istedi.Σε αντάλλαγμα, η Ρωσία ζήτησε από τους Συμμάχους να βοηθήσουν στην περιοχή του Καυκάσου με ναυτική επίθεση.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Το συχνό πλύσιμο χεριών μειώνει τη μετάδοση των ιών του κρυολογήματος.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.Υπάρχουν πολλοί άλλοι αλγόριθμοι για να ξεπεραστεί αυτό.
Tuz kullanımını azaltmak.Αποενοχοποιώντας την κατανάλωση.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Τα φάρμακα χρησιμοποιούνται, κυρίως, στην προσπάθεια περιορισμού των σπάνιων επιπλοκών.
Fotovoltaik güç üretimi yenilenemeyen yakıtların tüketimini azaltmaktadır.Η ενέργεια που αποκτάται από τα ορυκτά καύσιμα δεν μπορεί να χρησιμοποιηθεί ξανά.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Det mindskede kravene til ledningernes kvalitet.
Topikal steroidli merhemler ve ağızdan antihistaminikler kaşıntıyı azaltmak için kullanılabilir.Antihistamin indtaget gennem munden eller lotion med et middelstærkt steroid kan benyttes til at mildne kløen.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Intensjonen var å redusere driftsutgiftene.
Spiriç, reformları Bosnalı Sırp nüfusun etkisini azaltmak olacağını hissettiğini söyledi.Špirić merasa bahwa reformasi ini akan mengurangi pengaruh populasi Serbia Bosnia.
Fakat bir sonraki sene, Yoşiteru ve Harumoto, Nagayoşi’nin gücünü azaltmak için ona karşı savaş başlattı.Namun, tahun berikutnya, Yoshiteru dan Harumoto memulai perang melawan Nagayoshi untuk menghapus pengaruhnya.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Obat-obat ini terutama digunakan untuk mencoba mengurangi komplikasi yang jarang.
Ayırma işlemleri materyal karışımlarının kompleksliğini azaltmak için kullanılır.Proses pemisahan digunakan untuk menurunkan tingkat kompleksitas campuran bahan.
Riski azaltmak için işletmeler, iş yapısının özüne blok zinciri yerleştirmek konusunda isteksizdir.Untuk memitigasi risiko, pelaku bisnis enggan menempatkan blockchain pada struktur inti bisnis mereka.
Ancak, daha küçük (ESR) ve güç yoğunluğu artırmak veya azaltmak için gözeneklerini ifade eder.Perbedaan itu hanyalah dari sisi istilah ataupun hal-hal kecil saja.
Nüfus artışını yapay olarak azaltmak ise söz konusu değildir.Penyebaran jumlah penduduk di Kecamatan Sekadau Hilir tidaklah merata.
Bunlar arasında sigara içme oranlarını azaltmak ve iç/dış hava kalitesini yükseltmek gösterilebilir.Hal ini termasuk upaya untuk mengurangi rokok dan memperbaiki kualitas udara di dalam dan luar ruangan.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.Benzodiazepin bisa digunakan sebagai tambahan untuk analgesik guna membantu menurunkan kecemasan.
Bunun için yapılan temel yatırım güneş pillerinin ağırlığını azaltmak olmalıdır.Pengurangan tersebut akan menyebabkan berkurangnya keteguhan papan gipsum.
İlk county 'ler Virginia'da yaratıldı, Jamestown'un idarî yükünü azaltmak için.Ia dikenang akan perannya dalam mendirikan pemukiman Inggris pertama di Jamestown, Virginia.
Enerji tasarrufu, enerji tüketimini azaltmak amacıyla yapılan çabalar anlamına gelir.Bảo tồn năng lượng đề cập đến nỗ lực để giảm tiêu thụ năng lượng.
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Khoảng cách từ nước ngầm và nước thải hố xí trên mặt đất cần càng xa càng tốt để giảm nguy cơ ô nhiễm.
Ormanların daraltılması, ve etleri yüzünden avlanılmaları sayılarını günden güne azaltmaktadır.牛たちは互いに足かせと縄で拘束され、数日間かけて移動する。
Malzeme firelerini azaltmak.資産条件の緩和。
Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir.ガソリン消費を抑えるために国内道路の最高制限速度は55マイル/時 (88 km/h) に制限された。
Asıl amacı ek sürücü yükünü azaltmaktır.主に打者のタイミングをずらすために投じられる。
Bu yüklemeyi azaltmak için TCP Çerez İşlemleri gibi bazı protokol uzantıları geliştirilmiştir.チップサイズを削減するためこのような設計を選択した。
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.これはコストを抑制するのが目的であった。
Asıl amacı ek sürücü yükünü azaltmaktır.當中暴走目的都是為了保護駕駛員碇真嗣。
İç ve dış bağlantıları destekleyerek, tek bağlantı ile bilgisayar üretim masraflarını azaltmaktadır.同時支援內部與外部連結,能夠使電腦製造商因此降低花費。
Ormanların daraltılması, ve etleri yüzünden avlanılmaları sayılarını günden güne azaltmaktadır.因碘無法長久儲存於身體中,故每天皆需攝取少量的碘。
Derslerde kapsayıcı özel eğitim ve düşük başarıyı azaltmak için eğitici çaba tipik Nordik eğitim sistemidir.包含特殊教育在內,在課堂的教學工作儘量減少程度落差也是北歐式的教育特色。
Bir gemide başın en önemli görevi suyu yararak sürüklemeyi (direnci) azaltmaktır.在海象惡劣的時候,海水容易打上主砲甲板。
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.降低血压可以显著减少现代医疗保健方面的费用。
Bu iki basamak yanlış iş kesmelerin sistemi etkilemesini azaltmak için yardımcı olur.这种两步骤探查方式能够有效减轻错误中断或遗失中断给系统带来的影响。
Etkinme ile uğraşmanın bir diğer yaklaşımı ise, üretimden sonra azaltmaktır (donanımda ve yazılımda).碇唯死后,他将真嗣交给他人照顾,与真嗣关系冷淡。
Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir.首要的例子是1974年起規定州際公路速限為每小時55英里(89公里)。
Sesi azaltmak için kamera sıvı azotla 190 kelvine (yaklaşık -80 °C ye) soğutulur.카메라는 잡음을 줄이기 위해서 액체질소로 190 켈빈 (약 -80 ℃)까지 냉각된다.
Kaymayı azaltmak için kullanılabilinecek çeşitli yöntemler vardır, VDFler ise genellikle en iyi çözümü sunar.슬립을 줄이기 위한 다양한 방법이 있으며, 종종 VFD가 최적의 솔루션을 제공한다.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.하일은 정부의 비용을 삭감하는 일을 하였다.
Etkinme ile uğraşmanın bir diğer yaklaşımı ise, üretimden sonra azaltmaktır (donanımda ve yazılımda).연의에서는 손권(孫權)이 손책(孫策)의 뒤를 이은 후 인재를 모을 때 등용된 것으로 나온다.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.이와 같은 종류의 중간자 공격을 막기 위한 여러가지 다른 알고리즘이 개발되어 있다.
Beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeği yemek, ölümcül olmayan kalp krizi riskini %45 azaltmaktadır.저온살균하지 않은 우유를 사용하며 지방 함유량은 45% 정도이다.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.그런 위험을 줄이기 위해 우주로 망원경을 발사하기 전에 질소가스 퍼지 작업이 먼저 이루어졌다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod