azaltma ile cümle

azaltma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Khoảng cách từ nước ngầm và nước thải hố xí trên mặt đất cần càng xa càng tốt để giảm nguy cơ ô nhiễm.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Nhưng lượng thông tin bị mất này chưa đáng kể so với giai đoạn tiếp theo.
Bu yüzden, gürültüyü azaltmaya çalışmak sıklıkla bir titreşimi azaltma problemidir.Do đó, các nỗ lực giảm tiếng ồn thường liên quan đến các vấn đề rung động.
Yıllar boyunca NASA, harici tankın bütünsel verimliliğini arttırmak için ağırlığını azaltmaya çalışmıştır.何年間にもわたり、NASAは全体効率を高めるためにETの重量削減に取り組んできた。
Taylor ise öncelikli olarak üretim zamanını azaltmayı ele almıştır.テイラーは、主に工程所要時間の短縮に努めた。
Bu eşitsizliğin güvenlik risklerini azaltıp azaltmadığı belirsizdir.この格差がセキュリティリスクを向上させるのか低下させるのかは明確ではない 。
Ormanların daraltılması, ve etleri yüzünden avlanılmaları sayılarını günden güne azaltmaktadır.牛たちは互いに足かせと縄で拘束され、数日間かけて移動する。
Malzeme firelerini azaltmak.資産条件の緩和。
Azaltma ilk başta kademeli olmakla birlikte daha sonra hızla ivmelendi.はじめから本気を出されたためあっけなく敗北する。
Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir.ガソリン消費を抑えるために国内道路の最高制限速度は55マイル/時 (88 km/h) に制限された。
Asıl amacı ek sürücü yükünü azaltmaktır.主に打者のタイミングをずらすために投じられる。
Bu yüklemeyi azaltmak için TCP Çerez İşlemleri gibi bazı protokol uzantıları geliştirilmiştir.チップサイズを削減するためこのような設計を選択した。
1989 yılından itibaren askeri faaliyetlerde önemli azaltmalara gidildi.1989年からは兵力の大幅な削減が開始されている。
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.これはコストを抑制するのが目的であった。
Bu azaltma hedefleri 2013 yılına kadar belirlenmiştir.これらの境界線は2013年に定められた。
Sağlık harcamaları ve yardımlarını azaltma planı konusunda belirleyici bir karar yok denebilir.医療費・年金給付の抑制策の決め手はないといえよう。
Örneğin, kaldırma kuvvetinin birisinin vücut ağırlığı üzerindeki azaltma etkisi, yer çekiminin 1⁄860’dır.以称体重为例,人体所受浮力大约是所受引力的1/860。
Asıl amacı ek sürücü yükünü azaltmaktır.當中暴走目的都是為了保護駕駛員碇真嗣。
İç ve dış bağlantıları destekleyerek, tek bağlantı ile bilgisayar üretim masraflarını azaltmaktadır.同時支援內部與外部連結,能夠使電腦製造商因此降低花費。
Ormanların daraltılması, ve etleri yüzünden avlanılmaları sayılarını günden güne azaltmaktadır.因碘無法長久儲存於身體中,故每天皆需攝取少量的碘。
Derslerde kapsayıcı özel eğitim ve düşük başarıyı azaltmak için eğitici çaba tipik Nordik eğitim sistemidir.包含特殊教育在內,在課堂的教學工作儘量減少程度落差也是北歐式的教育特色。
Bir gemide başın en önemli görevi suyu yararak sürüklemeyi (direnci) azaltmaktır.在海象惡劣的時候,海水容易打上主砲甲板。
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.降低血压可以显著减少现代医疗保健方面的费用。
Bu iki basamak yanlış iş kesmelerin sistemi etkilemesini azaltmak için yardımcı olur.这种两步骤探查方式能够有效减轻错误中断或遗失中断给系统带来的影响。
Etkinme ile uğraşmanın bir diğer yaklaşımı ise, üretimden sonra azaltmaktır (donanımda ve yazılımda).碇唯死后,他将真嗣交给他人照顾,与真嗣关系冷淡。
Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir.首要的例子是1974年起規定州際公路速限為每小時55英里(89公里)。
Sesi azaltmak için kamera sıvı azotla 190 kelvine (yaklaşık -80 °C ye) soğutulur.카메라는 잡음을 줄이기 위해서 액체질소로 190 켈빈 (약 -80 ℃)까지 냉각된다.
Kaymayı azaltmak için kullanılabilinecek çeşitli yöntemler vardır, VDFler ise genellikle en iyi çözümü sunar.슬립을 줄이기 위한 다양한 방법이 있으며, 종종 VFD가 최적의 솔루션을 제공한다.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.하일은 정부의 비용을 삭감하는 일을 하였다.
Etkinme ile uğraşmanın bir diğer yaklaşımı ise, üretimden sonra azaltmaktır (donanımda ve yazılımda).연의에서는 손권(孫權)이 손책(孫策)의 뒤를 이은 후 인재를 모을 때 등용된 것으로 나온다.
Bu eşitsizliğin güvenlik risklerini azaltıp azaltmadığı belirsizdir.이러한 차이가 보안에 대한 위험성을 높이는지, 아니면 낮추는지는 확실하지 않다.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.이와 같은 종류의 중간자 공격을 막기 위한 여러가지 다른 알고리즘이 개발되어 있다.
Beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeği yemek, ölümcül olmayan kalp krizi riskini %45 azaltmaktadır.저온살균하지 않은 우유를 사용하며 지방 함유량은 45% 정도이다.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.그런 위험을 줄이기 위해 우주로 망원경을 발사하기 전에 질소가스 퍼지 작업이 먼저 이루어졌다.
Bu, elle yapılan bölme işlemlerindeki hata payını azaltmaktadır.고정 소수점 수는 소수 부분을 갖고 있는 실수를 표현한다.
Akut bronşitte antibiyotik kullanımını azaltma çabaları vardır.급성 기관지염의 치료에서 항생제 사용을 줄이려고 노력을 기울이고 있다.
Bu riski azaltmak için, önemli derecede efor türbini dengelemek için sarf edilir.על מנת להתחיל לצמצם את הנזק יהיה צורך להקצות למקסיקו כמויות מים גדולות יותר.
Canını azaltmak için, iki çatı bulunmaktadır.ישנן שתי גרסאות למותו.
Sağlıklı okyanus ekosistemleri aynı zamanda iklim değişikliğini azaltmak için önemlidir.שמירה על האוקיינוסים עוזרת בהסתגלות שינוי האקלים.
Bunun mümkün olmadığı zamanlarda çarpanlardan birini azaltmak da riskin azaltılmasını sağlayacaktır.לא ניתן בעת ובעונה אחת להגדיל את התשואה ולהקטין את הסיכון.
Taylor ise öncelikli olarak üretim zamanını azaltmayı ele almıştır.בחייה, מילר עשתה מעט כדי לקדם את עבודת הצילום שלה.
Antibiyotikler bu durumun olasılığını azaltmaz.Антибиотиците не намаляват шанса от развиване на това състояние.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.За да се намали този риск, преди пускането на апарата в космоса е извършено почистване с азот.
Bazı durumlarda, azaltma planları oluşturulabilir.В тези случаи могат да бъдат необходими инструменти за дебъгване.
Diğer bir korunma yolu da böcek ilaçları püskürtülerek sinek popülasyonunu azaltma yöntemleridir.Друга мярка е тази за намаляването на популацията от мухи чрез пръскане с инсектициди.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Лекарствата се използват главно за намаляване на развиването на рядко срещани усложнения.
Dindarların tepkisini azaltmak için Muhammediyye ismi eklendi.На него е наречено въстанието на Макавеите.
Hibrit (melez) otomobillerin amacı benzin sarfiyatını azaltmaktır.Друг фактор, с който Пайпер трябва да се съобразява е недостигът на бензин.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Понижаването на кръвното налягане значително намалява разходите, свързани с по-големи медицински грижи.
Bir önleme paketinin amacı yönetim kontrollü hatları azaltmaktır.Управленският контрол е върху спазването на нормите на организацията.
Yönerge, hizmet sektöründe rekabeti sağlamayı ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan düzenlemeler içermektedir.Той също така споменава, че ще работи, за да намали размера и бюрокрацията на федералното правителство.
Anksiyeteyi azaltmak için analjeziklere ilaveten benzodiazepinler kullanılabilir.Освен аналгетици, за облекчаване чувството на мъчително безпокойство могат да се използват бензодиазепини.
Antibiyotikler bu durumun olasılığını azaltmaz.Antibiotici ne smanjuju vjerojatnost pojave tog stanja.
Billy Dee Williams, Harvey Dent rolünde: Gotham'daki suç oranını azaltmaya çalışan Bölge Savcısı.Billy Dee Williams kao Harvey Dent: Novoizabrani okružni tužitelj Gotham Cityja.
Yağlamanın gayesi deriyi yumuşatmak ve su geçirgenliğini azaltmak içindir.Dlake će upiti vodu i proširiti, pa će biti potrebno manje snage da se presjeku.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Lijekovi se uglavnom rabe za sprječavanje pojave rijetkih komplikacija.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Snižavanje krvnog tlaka znakovito smanjuje troškove naknadnog liječenja komplikacija.
Bu da bu kronolojinin inanırlığını azaltmaktadır.No, ta priča nema vjerodostojne kronološke temelje.
Billy Dee Williams, Harvey Dent rolünde: Gotham'daki suç oranını azaltmaya çalışan Bölge Savcısı.Billy Dee Williams ako Harvey Dent, novozvolený okresný advokát.
Kalite bozukluklarını azaltmak.Redukovať nasýtené tuky.

İlgili Sayfalar