azaltır ile cümle
azaltır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sulama ihtiyacını azaltır.فالزيت يقلل الاحتكاك.
Bedensel ve zihinsel yorgunluğu azaltır.التعب والإرهاق الجسدي والنفسي.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Parar de fumar diminui o risco de morte em 18%.
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.Ambos os tipos aparentam diminuir o risco de exacerbações agudas em 15–25%.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.Isto reduz a probabilidade dos patógenos virem a atingir um número suficiente para causar uma infecção.
Sigaranın zararlarını azaltır.O cigarro piora a dispepsia.
Size yapılan saldırının hasarını azaltır.Seus ataques desferem dano considerável.
T hücrelerinin interlökin-2 yapımını azaltır.São capazes de produzir interleucina-2.
Bu AC direncini bir miktar etkiler, ancak önemli ölçüde iletken ağırlığını azaltır.Essa substituição afeta muito pouco a resistência do cabo, mas diminui substancialmente o seu peso.
BBunlar belirtileri dört ila altı saat arasında azaltırlar.Estes medicamentos proporcionam algum alívio dos sintomas até quatro a seis horas.
Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını azaltır.Rim: diminui fluxo sanguíneo e taxa de filtração glomerular.
Acı hissini azaltır.Se afasta da dor.
Bu ilaçlar aynı zamanda hastalığın yayılmasını da azaltır.Deze geneesmiddelen zorgen er ook voor dat de ziekte zich minder gemakkelijk verspreidt.
Stresi ve gerginliği azaltır.Angsten, stress en dergelijke verminderen dan.
Bu ilaçlar aynı zamanda hastalığın yayılmasını da azaltır.Leki redukują także rozprzestrzenianie się choroby.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Przyjmowanie 1500 mg witaminy C dziennie obniża ryzyko zachorowania na dnę o 45%.
Bu, LFTR yakıt maliyetlerini büyük ölçüde azaltır.Obniży to radykalnie koszty paliwa LFTR.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Zaszczepienie pracowników służby zdrowia zmniejsza ryzyko wirusowego zapalenia płuc wśród ich pacjentów.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.To zmniejsza ryzyko osiągnięcia przez patogeny wystarczającej ilości, umożliwiającej wywołanie choroby.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.Ból można złagodzić przykładając woreczki z lodem na 20 do 30 minut kilkakrotnie w ciągu dnia.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Kiedy sól traci smak.
Bu, üretim iş akışını düzleştirir ve yükü azaltır.Zmniejszają ciężar platformy i zwiększają bezpieczeństwo.
Stresi ve gerginliği azaltır.W chwilach stresu i napięcia unikają ludzi.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Bröstmjölk reducerar såväl frekvensen och varaktigheten hos infektionerna.
Bu kaçınma, diğerlerinin iyi olmalarına ilişkin endişeyi azaltır.Exempelvis avundsjuka över att andra skulle ha något vackert.
Newton kanunlarıyla kıyaslandığında, bu durum eylemsiz yerçekimini büyük derecede azaltır.Dessa rör sig enligt Newtons lagar långsammare ju längre bort från centrum de befinner sig.
Bu da liste sonunda yer alan milletvekili adaylarının seçilme şansını azaltır.Detta försämrade kandidaturens chanser på kort sikt.
Antidiüretik bir madde ise idrar miktarını azaltır.Ett varunamn för substansen är Reductil.
Hiponatremi refleksleri azaltır.Polarisationsfilter reducerar störande reflexer.
Bu gelişme, oksijenlenmeyi azaltır ve enfeksiyona ortam oluşturur.Detta tillstånd inhiberar inbindning av syre och leder därför till sämre syreupptagningsförmåga.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Om sjukvårdsanställda vaccineras minskar risken för viruspneumoni bland deras patienter.
Böylece pilotun uygulaması gereken kuvveti azaltır.Och det gäller bara för piloterna att sänka hastigheten.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Вживання 1500 мг вітаміну C на день зменшує ризик подагри на 45 %.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.Для угамування болю прикладають лід на 20-30 хвилин декілька разів на день.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Щеплення працівників сфери охорони здоров'я знижує ризик вірусної пневмонії серед пацієнтів.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Вони зменшували вплив такої інформації, інтерпретуючи її як ненадійну.
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Клітини скорочують свою метаболічну діяльність і споживають неістотні клітинні білки.
Stresi ve gerginliği azaltır.Процес розжовування знижує стрес i напруження.
Acı hissini azaltır.Тут він відчув, що біль трохи послаблюється.
Fren sesini azaltır.Контузія позбавила його голосу.
Bu uygulama bulamama gecikmesini azaltır.Сподіваюсь, що Ви виконаєте його без затримки.
Bodrumları kapatma ve havayı vakumlama maruz kalmayı azaltır.Вони не обмежують виділення шкірного сала і доступ повітря.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.Bolest snižují ledové obklady aplikované po dobu 20 až 30 minut několikrát denně.
Endorfinler genellikle beyinde ve sinir uçlarında görülür ve ağrı hissini azaltırlar.Endorfiny jsou pravidelně uvolňovány v mozku a nervech, aby mírnily bolest.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Konzumace vitamínu C v množství 1500 mg za den snižuje riziko dny o 45 %.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Mateřské mléko snižuje četnost infekcí i dobu jejich trvání.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Imunizace pracovníků ve zdravotnictví snižuje riziko šíření virového zápalu plic mezi jejich pacienty.
Bu hastalık vücudun bağışıklık direncini azaltır.Tím se snižuje odolnost organismu vůči infekcím.
Bu, gereksiz trafiği ve çakışmaları azaltır.Tím se snižuje zbytečný síťový provoz a redukují se kolize.
Yüzerken havasını azaltır.Při nízkém stavu vody vysychá.
Bu ilaçlar aynı zamanda hastalığın yayılmasını da azaltır.Aceste medicamente reduc de asemenea răspândirea bolii.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.Un aport de vitamina C de 1,500 mg pe zi scade riscul de apariție a gutei cu 45%.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.Aplicarea gheții timp de 20 până la 30 de minute de câteva ori pe zi reduce durerea.
Çoğunluğa uygulandığında toplum çapında komplikasyonları azaltır.Atunci când se administrează unei majorități a populației, scad complicațiile la nivelul populației.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Laptele de la sân reduce atât frecvența cât și durata infecțiilor.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Imunizarea personalului sanitar diminuează riscul răspândirii pneumoniei virale printre pacienți.
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Are loc o reducere a activității metabolice celulare și consumarea proteinelor celulare neesențiale.
Yüzerken havasını azaltır.Lună pe cale de a se îneca.
Sigaranın zararlarını azaltır.Puterea shogunatului scade.
BBunlar belirtileri dört ila altı saat arasında azaltırlar.Al doilea rând de dinți de mestecat cade la patru până la șase ani.