azaltır ile cümle
azaltır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnişte toplanıp yükselirken açılmak en alt noktadaki hızı azaltır.Lorsqu'ils sont déployés, ils diminuent la vitesse de décrochage.
Bağırsak kanseri riskini azaltır.Réduit le risque de cancer du colon.
Bu kaçınma, diğerlerinin iyi olmalarına ilişkin endişeyi azaltır.Voilà un exemple qu'il nous faut pour faire taire un peu les autres.
Karaciğer kan akımını azaltır.Ils diminuent le saignement.
Bu, gereksiz trafiği ve çakışmaları azaltır.Cela permettant alors de diminuer et d'arrêter les traitements non nécessaires.
Doğrulama) azaltır.”À bas Combes ! À bas Le Bail ! ».
Bu, LFTR yakıt maliyetlerini büyük ölçüde azaltır.Toutefois, cela diminue considérablement son taux de fibres.
Ters agonistler reseptörün yapısal aktivitesini inhibe ederek onun aktivitesini azaltırlar.Ils suppriment l’activité basale intrinsèque du récepteur.
Ve sonra buhar yön değiştirir ve kanatların hızına göreli olan hızını azaltır.La vapeur change ensuite de direction et sa vitesse augmente en fonction de la vitesse des pales.
Stresi ve gerginliği azaltır.La fréquence et la tension sont diminuées progressivement.
Opioit ağrı kesiciler de kötü etkilidirler çünkü onlar da ishali azaltırlar.Les garçons le traitent alors de mauviette, ce qui rend Sean malade.
Bu cihazın güç çekimini azaltır ve pil ömrünü uzatır.Cela permet de doubler la surface de l'électrode et de prolonger le fonctionnement de la pile.
Acı hissini azaltır.Ainsi la douleur est atténuée.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.En humanos parece reducir el apetito.
Bu enzimlerin inhibe edilmeleri karmaşık karbohidratların sindirimlerini büyük ölçüde azaltır.La inhibición de estos sistemas enzimáticos reduce la tasa de digestión de los carbohidratos complejos.
Acı hissini azaltır.Aliviar el dolor.
Dokuların onarımı için gereklidir, bazı yaraların etrafında iz oluşma ihtimalini azaltır.La identificación del veneno es posible si quedan trazas cerca de la herida.
Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını azaltır.Hay un aumento en el flujo sanguíneo renal y de la filtración glomerular.
Bağırsak kanseri riskini azaltır.Disminuye el riesgo de cáncer de útero.
Easy: Genel zorluğu azaltır.Estado: Preocupación menor.
Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.Potresti parlare più piano per favore? Ho il mal di testa da sbornia.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.L'astinenza dal fumo diminuisce il rischio di morte del 18%.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.L'assunzione di vitamina C con 1.500 mg al giorno diminuisce il rischio di gotta del 45%.
Anne sütü, hem enfeksiyon sıklığını hem de süresini azaltır.Il latte materno riduce sia la frequenza delle infezioni, sia la loro durata.
Stresi ve gerginliği azaltır.Il nervosismo e la tensione aumentano.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.L'applicazione di ghiaccio, per la durata di 20-30 minuti più volte al giorno, può far diminuire il dolore.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.I soggetti riducono l'impatto di tali informazioni interpretandole come non affidabili.
Bu işlem manyetik özelliği azaltır.Non sembra perdere le capacità magnetiche.
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.Entrambi gli agenti sembrano ridurre il rischio di riacutizzazioni del 15-25%.
Acı hissini azaltır.Lenitivo Riduce il senso di dolore.
Bu enzimlerin inhibe edilmeleri karmaşık karbohidratların sindirimlerini büyük ölçüde azaltır.Questo enzima parteciperà alla riduzione delle lunghe catene di zuccheri.
BBunlar belirtileri dört ila altı saat arasında azaltırlar.Il vantaggio dei fuggitivi scende sotto i quattro minuti.
Bu hastalık vücudun bağışıklık direncini azaltır.L'obiettivo è ridurre l'immunosoppressione del paziente.
Omega-3 yağ asitlerindeki çift bağlar onların esnekliğini azaltır.Gli acidi grassi omega-3 sembrano in grado di ridurre il rischio.
Sigaranın zararlarını azaltır.5) Il fumo è dannoso.
Size yapılan saldırının hasarını azaltır.Buttala via che ti fa male.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Они уменьшали влияние такой информации, интерпретируя её как ненадёжную.
Fren sesini azaltır.Сэнди теряет голос.
Bilgi kayıpları ya da bilgi akışındaki kesilmeler hizmet kalitesini önemli ölçüde azaltır.Задержки и потери данных в сегменте наземной сети могут привести к снижению качества сервиса в целом.
Sigaranın zararlarını azaltır.Курение снижает эффективность ранитидина.
Stresi ve gerginliği azaltır.Польза и вред от стресса.
Karaciğer kan akımını azaltır.Кровопускание уменьшает зуд кожи.
Bu durum lifler arasındaki ses karışımını ve görüntüleme uygulamalarında lif demetindeki parlamayı azaltır.Это позволяет снизить уровень шума и вибрации внутри салона.
Bu, dişlerin emayesindeki florür konsantrasyonunu azaltır.Это снижает концентрацию фтора на эмали зубов.
Işık etkisi yün elyafı kırılgan ve gevşek hale getirir, boya affinitesini azaltır.Оранжевые линзы увеличивают контраст и ощущение глубины, но искажают цвета.
Çiçeklenme yeni sürgünler üzerinde olduğundan bahar ve yaz aylarında yapılacak budama çiçeklenmeyi azaltır.Для продления цветения рекомендуется укоротить отцветшие побеги во второй половине лета.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.يقلل الإقلاع عن التدخين من خطر الوفاة بنسبة 18%.
Her iki tip ilaç da akut atak riskini %15–25 aralığında azaltır.ويبدو أن كلا النوعين يقللان من مخاطر النوبات الحادة من 15-25%.
İlaç, kişinin yansıtıcı işlevini azaltır.يقلل الدواء الوظيفة العكسية للشخص.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.يقوم الأشخاص بتقليل أثر تلك المعلومات عن طريق تفسيرها بأنّها غير موثوقة.
Böylece sarsıntıları azaltırlar.مما ضيق عليهم موارد رزقهم.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.كما أن استخدام كمادات الثلج لمدة 20 إلى 30 دقيقة عدة مرات يومياً يعمل على تخفيف الألم.
Kalp krizi riskini azaltır.يقلل من مخاطر الإصابة بأمراض القلب.
Kalbin sağ tarafındaki basıncı azaltır ancak kanda daha düşük seviyede oksijen (hipoksiya) pahasına.وهو يقوم بتخفيف الضغط على الجانب الأيمن من القلب, لكن هذا يكون على حساب خفض مستويات الأوكسجين في الدم.
Günde 1.500 mg C vitamini alımı gut riskini %45'e kadar azaltır.كما يعمل تناول فيتامين ج بمقدار 1,500 ملغم يومياً على خفض احتمال الإصابة بالنِقْرس بنسة 45%.
Kauçuk aynı zamanda endüstriyel maddelerin titreşimlerini de azaltır.دوالي الخصية تقلل الانتاج الهرموني كذلك.
Acı hissini azaltır.والهدف منها تخفيف الألم.
HDi motor yakıt tüketimini azaltır.مازدا أرادت التقليل من استهلاك الوقود في المحرك.
Aynı zamanda alıcı ve satıcı taraflarındaki yükü azaltır.وهاذا سوف يحمي مصلحة كلاً من المشتري والبائع .
Dar spektral genişlik aynı zamanda yüksek veri hızlarına izin verir çünkü renksel dağılım etkisini azaltır.كما يسمح العرض الطيفي الضيق لمعدَّلات البتَّات العالية لأنه يقلل من تأثير التشتت اللوني .