azalmış ile cümle
azalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eylül ayına kadar harcamadaki patlama azalmış gibi görünüyordu.By September the burst in spending seemed to be tapering off.
Bu köyün nüfusu azalmıştı.The population of this village had decreased.
Fiyatlar yüzde 20 ila 40 oranında azalmıştır.Prices have been reduced by 20 to 40 percent.
İlacın etkisi yavaş yavaş azalmıştı.The effect of the drug had worn off.
Kaçak ağaç kesimi önemli ölçüde azalmıştır.Illegal logging has decreased considerably.
Üniversitenin bağışı son on yılda giderek azalmıştır.The university's endowment has decreased steadily over the last ten years.
1990'dan beri metan salımları %11 oranında azalmıştır.Since 1990, methane emissions have decreased by 11%.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.A year later, tensions in the community have lessened.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Commerce during this period slumped, therefore only contributing 200,000 nomismata annually.
2004'ten beri nüfus 5.08% (96 kişi) azalmıştır.From 2004 the population had decreased by 5.08% (96 inhabitants).
Onun da konuşma üretkenliği azalmıştı.She also briefly lost the ability to speak.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.The viewing angles are slightly reduced compared to other phones in the Lumia line.
Kuzey Avrupa ülkelerinde sayıları azalmıştır.Numbers have decreased in Nordic countries.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Lactose-free or lactose-reduced formulas usually are not necessary.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Mortality rates have decreased between the 1970s and 2000s.
1990'dan beri, bilim ve teknolojideki insan kaynakları büyük ölçüde azalmıştır.From 1993 human resources in sciences and technology have drastically decreased.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.With the development of modern schools, the number of kuttabs has declined.
Joseonlu Taejo dindar bir Budistti, ama keşişlerin etkisi azalmıştı.Taejo of Joseon himself was a devout Buddhist, but the influence of monks was reduced.
Hayvancılık azalmıştır.This animal is declining.
Geçmişe oranla tekstil üretimi azalmıştır.Textile production declined even earlier on.
Ancak bu şekilde giyinenler azalmıştır.The mouthparts are reduced.
Çünkü kişilerin gelirleri azalmıştır.He will underestimate revenue.
Şeker kamışının çoğunun rom üretimi için kullanılmasıyla, şeker üretimi azalmıştır.Sugar production has declined, with most of the sugarcane now used for the production of rum.
1990'ların ortalarından itibaren birçok grunge grubu dağılmış ya da popülerlikleri azalmıştır.During the mid-1990s, many grunge bands broke up or became less visible.
Tarım ve hayvancılık azalmıştır, ama halen devam etmektedir.Logging and freight continued but this started disappearing.
Suyu sulama için kullanıldığından nehrin su seviyesi hatırı sayılır derecede azalmıştır.The body could be clearly seen when the river water level dropped very low.
Toplam popülasyonu 2000 ile 2010 yılları arasında %30 azalmıştır.Between 2000 and 2010, the total population declined by 30%.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.The use of spear is becoming lesser these days.
Köy nüfusu yoğun göç vererek hızla azalmıştır.Our forests are shrinking at an alarming pace.
Modül verimi ve ömrü artan sıcaklıktan dolayı azalmıştır.Module output and life degraded by increased temperature.
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.However, today, the use of agriculture land is fairly low in Kosovo.
Küçükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan sayısının artmasına paralel olarak azalmıştır.In general, host specificity decreases as the size of the host species decreases.
İHA'lar bu türbinleri korumakta ve sayıları azalmış Sıkeyvleri avlamaktadır.Humans are hunting and culling the rabbits to reduce their number.
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.Over the last 10 years the population has decreased at a rate of -3.8%.
Yabani mandaların sayıları çok azalmıştır.The daily volume of wild rivers appears to be decreasing.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Food availability and quality decreased greatly.
Sinop'un önemi Roma döneminde azalmıştır.The importance of opera buffa diminished during the Romantic Period.
Hep sayıları azalmış hayvanları kaybedersiniz.You always lose rare animals.
Çünkü ilk seferden sonra ölçekli cetveller azalmış oluduBecause the labels would've been decremented after the first one.
Teknolojiden çok fazla şey beklerken birbirimizden beklentilerimiz azalmış.We expect more from technology and less from each other.
Lee Tae Ik olay çıkardı biraz önce çünkü kremini ve meyve suyu azalmış.Lee Tae Ik caused havoc earlier because his cosmetics and juice disappeared.
Bunun sonucunda da insanların evlere ödeyebileceği para miktarı azalmış olmalı.So the actual money out there to pay for houses went down.
Gerçekte olan şey ise, dürtülerinin azalmış olması.What actually happened was the impulses were reduced.
Otizm'de dinamik bilgiyi kullanma etkinliği ciddi anlamda azalmış gibi görünüyor.The efficiency of the use of dynamic information seems to be significantly compromised in autism.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Reduce occurrence of cancer by a drug that doesn't even touch the cancer.
Bugün, 25-30 yıl sonra, ölüm oranının yüzde 85 azalmış olduğunu görüyoruz.Today, some 25, 30 years later, we're talking about a mortality rate that's reduced by 85 percent.
Nötron sayısı 1 azalmıştı fakat proton sayısı 1 arttı. -The neutrons goes down by one but your protons go up to by one.
Kütle numarası 4 ve atom numarası da 2 azalmıştır. -Our atomic mass went down by four. Our atomic number went down by two.
Avrupa'daki cinayet oranı Ortaçağ'dan beri 30 kat azalmıştır.The murder rate in Europe has dropped by a factor of 30 since the Middle Ages.
Ve iç savaş, baskı gibi olayların gelişmesi Soğuk Savaş'tan sonra azalmıştır.And occurrences of civil war and repression have declined since the end of the Cold War.
Savaş açıkça en iyi seçenek değildir, şiddet de bu yüzden azalmıştır.War is simply no longer the best option, and that is why violence has decreased.
2016 yılının aynı dönemine göre 771 ölüme kıyasla azalmış bir sayı görünmekte.That represents a drop on the same period in 2016, when 771 people were killed on the roads.
Fakat yolsuzlukla mücadele konusunun şaka olmadığı anlaşılınca, siyasi kararlılık da azalmış.But the political commitment has decreased as the anti-corruption proved to be for real.
Ülkenin katılımına verilen destek biraz azalmış olsa da, Hırvatların çoğu bunu destekliyor.Although support for the country's accession has waned slightly, many in Croatia support the move.
2004'ten beri nüfus 5.08% (96 kişi) azalmıştır.From 2004 the population had decreased by 5.08% (96 inhabitants).
Keratin üretimi yoktur ve epitelyal hücrelerin sayısı azalmıştır.There is an absence of keratin production and a reduced number of epithelial cells.
Ayrıca, sistematik duyarsızlaştırma kullanan klinisyenlerin sayısı da 1980'den beri azalmıştır.In addition, the number of clinicians using systematic desensitization has also declined since 1980.
Depresyon, azalmış motivasyon veya ilgisizlik eşlik edebilir.It can be accompanied by depression, decreased motivation, or apathy.
Böbrek fonksiyonu azalmış kişiler için doz ayarlamaları da gereklidir. [1]Dose adjustments are also recommended for people with decreased kidney function.[2]
1812 Ocak ayında 1811 Büyük kuyruklu yıldızının parlaklığı azalmıştı.By January 1812, the comet's brightness had faded.