azaldı ile cümle
azaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saldırılardan sonra tüm dünyada metroya olan ilgi bir süreliğine de olsa azaldı.После чего о метро на некоторое время забыли.
Daha sonraları küçükbaş hayvancılık yapanlar azaldıkça buralara gidenler de azalmıştır.Так удачно, что остальных зверей становилось всё меньше и меньше.
Böylece topluluğun hayatta kalma şansı daha da azaldı.Это повышает шансы группы на выживание.
Alüvyal Tabanlı vadi: Eğimin azaldığı yerlerde yanal aşındırma sonucu oluşmuş olan vadilerdir.В высокой пойме ольховники усыхают, на их месте появляются лишайниковые пустоши.
Bu dönemde Hıristiyanların statüsü gelişti ve Yahudileri koruyabilecek yetkililerin güçleri azaldı.Однако она усилила влияние христианства и ослабила защищавшую евреев власть.
Sahneye çıkma sıklığı azaldı ve Ekim 1811'de sahneyi tamamen bıraktı.Её выступления становились все реже, а в октябре того же года она окончательно оставила сцену.
Avrupa’da Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra safran yetiştiriciliği oldukça azaldı.После падения Римской империи навыки выращивания шафрана в Западной Европе были, по-видимому, утрачены.
Kogre sonunda imzalanan Berlin Antlaşması sonucu, Rusların kazancı azaldı.После этого затягивание подписания пограничных договоров потеряло для России всякий смысл.
Kriz süresince toplam istihdam yaklaşık %10 azaldı.انخفض إجمالي العمالة بنسبة 10 ٪ تقريبا خلال الأزمة.
Alman eyaletlerindeki nüfus yaklaşık %30 oranında azaldı.وانخفض عدد سكان الولايات الألمانية بحوالي 30 ٪ بسبب الحرب.
Yerel olarak yaygın olsa da sayılarının azaldığına dair kanıtlar bulunmaktadır.على الرغم من وجود دلائل على انخفاض اعداده.
1991 seçimlerine kıyasla oy oranı yüzde 30 oranında azaldı.فقياسا بإنتخابات 1991 قلت نسبة الأصوات ل 30%.
Ama kuşaktan kuşağa Levantenler azaldı, yabancılar ülkelerine döndüler.نزل مجاهدون غرباء لكن يشعرون بأنهم في بيوتهم.
Ülkede Liberaller etkili olmaya başladıysada kralın ülkeye geri dönmesi ile etkinlikleri azaldı.ومع اقتراب التحرير، ازداد الجدل حول عودة الملك.
Neyse ki yağmur azaldı ve kanallardaki su seviyesi azalmaya başladı.يقلّ المطر الذي كان يهطل، جرّاء تبخر الماء في المنطقة.
İsveç'in GSYİH yaklaşık %5 azaldı.انخفض ناتج السويد المحلي الإجمالي بحوالي 5 ٪ في عام 1992.
Çizgiler eğimin çok olduğu yerde kalınlaşır, eğim azaldıkça incelir.فالخطوط تتداخل بعضها البعض حيث تفقد الشعور بالعمق .
1989 yılında, ağırlığın dik dönen jiroskop ekseni boyunca azaldığı raporlanmıştır.في عام 1989، أفادت التقارير أن الوزن ينخفض على طول المحور الرأسي لجيروسكوب يميني الغزل .
İsveç'in GSYİH yaklaşık %5 azaldı.O PIB da Suécia diminuiu cerca de 5%.
Alman eyaletlerindeki nüfus yaklaşık %30 oranında azaldı.A população dos estados alemães foi reduzida em cerca de 30%.
Bu dönemde Hıristiyanların statüsü gelişti ve Yahudileri koruyabilecek yetkililerin güçleri azaldı.Isto, contudo, acentuou o status dos cristãos e fez ruir o poder das autoridades para a proteção dos judeus.
Ancak 477 yılında Genseric'in ölümünden sonra Vandal tehdidi azaldı.A ameaça dos Vândalos diminuiu substancialmente após a morte de Genserico em 477.
1990ların başlarında, akitiviteleri ve konserleri önemli derecede azaldı.Nas décadas seguintes, o lançamento de jogos com console dedicado diminuiu consideravelmente.
Heruli krallığının Lombardlar tarafından yıkılmasından sonra, Herulilerin talihi azaldı.Após seu irmão ser atingido dos ataques de um dos nighloks, a situação dos rangers se agravou.
Katolik Kilisesi'nin gücü azaldı.A influência da Igreja Católica é forte.
Katolik Kilisesi'nin gücü azaldı.De macht van de katholieke kerk werd sterk teruggedrongen.
WHO, bu tür yasaklamaların uygulamaya girdiği yerlerde tütün kullanımının %16 azaldığını belirlemiştir.Waar zo'n verbod is ingevoerd, is het gebruik van tabak naar schatting met 16% afgenomen.
Ancak geleneksel dinlere inananların azaldığı bilinmektedir.Het is gewijde personen verplicht herkenbaar te zijn voor gelovigen.
1991 seçimlerine kıyasla oy oranı yüzde 30 oranında azaldı.Volgens het instituut daalde in 2011 het draagvlak tot 30%.
Darbeden sonra Vatan'ın tirajı azaldı.Daarna escaleerde Hoon's druggebruik.
İsveç'in GSYİH yaklaşık %5 azaldı.Parks populariteit daalde tot 5 procent.
Seçime katılım 2013 seçimlerine göre %12 oranında azaldı.Het was bij de verkiezingen van 2013 twee procent.
Nehir yatağı sayısız defa değiştirildiği için akarsu miktarı sürekli azaldı.Vanwege de toenemende vraag naar stroom is de dam een paar keer gemoderniseerd.
Popülasyonşarın özellikle Palearktik'te azaldığı gözlemlenmiştir.De groep werd met name bekend in de undergroundscene.
Doğu ve Batı Almanya arasındaki tansiyon, başbakan Willy Brandt'ın Ostpolitik politikası ile azaldı.De West-Duitse houding veranderde met het beleid van de Neue Ostpolitik van Willy Brandt.
Ancak geleneksel dinlere inananların azaldığı bilinmektedir.Ponadto uznawane jest powszechne kapłaństwo wierzących.
Damarlarda akacak kan pek azaldı" demektedir.Krew jest rzadko pita.”.
Ama kuşaktan kuşağa Levantenler azaldı, yabancılar ülkelerine döndüler.Wybuchają zamieszki, cudzoziemcy powracają do domów.
Babürlülerin Hindistan'da etkisi azaldı.W Indiach pszczelarze tracą mniej pszczół.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.20% mieszkańców Suclei i uległo zniszczeniu 1/3 budynków mieszkalnych.
Kristalin enerjisi azaldıkça, her bir atomun kendine has titreşimleri sıfıra düşer.Kiedy promieniowanie rentgenowskie pada na kryształ, na każdym jego atomie dochodzi do dyfrakcji.
Çarpım yazmacının israf edilen alanı azaldıkça çarpandaki geri kalan bitlerin sayısı da azalır.Niezależnie od liczby przelatujących przez sektor bombowców liczba strat będzie taka sama.
Aralık 1941'den itibaren nüfüs kademeli olarak azaldı.Od grudnia 1941 ich napływ stopniowo malał.
Yakın tarihte ise 7.0 ve üstü büyüklükteki depremlerin sıklığının azaldığı görülmektedir.W okresie kolejnych siedmiu dni częstotliwość i wielkość trzęsień wzrosła.
Fransız İhtilali sonrası sayıları oldukça azaldı.Po rewolucji francuskiej zmalała liczba minimitów.
Köyün nüfusu yarı yarıya azaldı (1989 yılında).Największą liczbę ludności wsi odnotowano w 1857 roku (900 osób).
Katolik Kilisesi'nin gücü azaldı.Även katolska kyrkans inflytande reducerades avsevärt.
Son 40 yılda yarı yarıya azaldı.Den har minskat med nästan 50% de senaste 60 åren.
Ayrıca takyonların hızı enerjileri azaldıkça artar.En speciell egenhet hos takyoner är att deras energi ökar, när deras hastighet minskar.
Hatta sayıları o kadar azaldı ki çok nadir görülmeye başlandılar.Tyvärr är de så blyga att det nästan aldrig blir av.
Fakat şu an bu gelenek azaldı.Sorten har dock numera blivit mindre vanligt förekommande.
Sayılarının son iki nesilde (16 yılda) en az %20 azaldığından şüphelenilmektedir.Det befaras att beståndet minskar med 20 procent över 12 år (tre generationer).
2008'de ise bu sayı yedi kişi daha azaldı.1990 hade antalet medlemmar minskat till sju.
Ekim sonlarına karşı çatımalar biraz azaldı.Därför är de vid slutet av parningstiden ganska svaga.
Farklı bir oturuş şekli vardır ve bu şekilde oturmazsa düşünme kapasitesinin %40 azaldığını söyler.Han säger också att om han sitter normalt, så sjunker hans slutledningsförmåga med 40 %.
Cezayı ödedi ama serveti önemli ölçüde azaldı.Han undslapp fängelse men hela hans förmögenhet konfiskerades.
Malnütrisyondan oluşan bodur büyüme, 1990 yılında %33,1'den 2010 yılında %9,9'a azaldı.Den högsta nivån nåddes år 1990, med 39,0 procent.
Maliyet artarken üretim azaldı.Trots att man ökade på produktionen sjönk vinsten.
Joseph Stalin'in 1953'te ölümünden sonra, baskılar nispeten azaldı.Josef Stalins död 1953 och den påföljande avstaliniseringen ledde till hans hemkomst.
Hareketlilik boyunca dışa çıkan lavların ölçüsü, ilk birkaç gün geçtikten sonra hızla azaldı.Volymen på det material som vulkanen spydde ut minskade stadigt efter de första få dagarna.
İlgili Sayfalar