O gün insanlar ya nimetleri bol olan Cennet’e ya da elem verici azabın olduğu Cehennem'e gireceklerdir.تسجر جهنم أي تسعر كل يوم نصف النهار، وتسعر أحيانا في غير نصف النهار، وتسعر أيضا يوم القيامة.
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.فغضب قتيبة ودعا الجدلىّ وقال: «اعرض الناس وميّز أهل البأس.»
Bunun üzerine biz de üzerlerine gökten bir pislik azabı saldık; çünkü zulmediyorlardı."Depois que a realeza desceu dos céus, ela esteve em Eridug (Eridu).
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.Zij konden geen kant uit toen het vuur hen bereikte.
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.Mówił: to co twarde będzie rozkruszone, a to, co ostre, stępione.
7- Kabir azabı yoktur.Nie wybrano siódemki kolejki 27.
Müminler, Kelime-i Şehadet getirerek azaptan kurtulacak, günahkâr olanlar ise kabir azâbı çekeceklerdir.Wierzący odmawiają przyjęcia znaku bestii, wskutek czego zostają zgilotynowani.
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.Według satanistów piekło i niebo (raj) nie istnieją.
Vicdan azabı pişmanlığın en güçlü şeklidir ve çok daha derin bir suçluluk bileşenine sahiptir.Opętanie jest zniewoleniem wewnętrznym i najwyższą formą demonicznej ingerencji.
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.(Ordagrant: "(Jag driver) mycket stora tackar!" och "(Jag driver) väldiga tackar!")
7- Kabir azabı yoktur.Nič nie je nemožné 7.
Vicdan azabı duymuyorum.N-am nimic pe conștiință.
Vicdan azabı çeken Dan intihar etmeye kalkar ama bunu yapamaz.A kétségbeesett Sean elszánja magát, hogy megöli őt, de képtelen megtenni.
Sürekli katlettiği insanları hatırlayıp vicdan azabı çekmiştir.Mintha folyton félne, rettegne valakitől.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Tilannetta ei muiden lentäjien kaunan vuoksi haluttukaan uskoa ...
Vicdan azabından intihar etmiştir.Hän tappoi itsensä kynäveitsellä.
7- Kabir azabı yoktur.Kurre 7 toimii kuitenkin myös ilman Primusta.
Bu vicdan azabının onun iyi yürekli biri olduğu sonucunu çıkararak imana teşvik eder.Det som blir avgjørende for hans beslutning, er Annas trosvisshet.
Sonradan vicdan azabı çektiği için kendini asarak intihar ettiği söylenir.Noen var så redde at de begikk selvmord ved å henge seg.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Det var farlig å motta nattverden hvis man ikke hadde bekjent sine synder ved skriftemål.
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.Seandainya tidaklah demikian niscaya tiada sesuatupun yang terkena sinar matahari melainkan pasti terbakar."
Bu vicdan azabının onun iyi yürekli biri olduğu sonucunu çıkararak imana teşvik eder.Kekhawatiran mereka terbukti, pemikiran-pemikiran tersebut mendapatkan sambutan yang buruk.
Nero annesinin ölümü yüzünden vicdan azabı duyuyordu.Roy terguncang mendengar kematian ibunya.
Vicdan azabından intihar etmiştir.Tử tù tự xử lí.
7- Kabir azabı yoktur.7.- Khổ vì không được toại vọng.
Vicdan azabı duymuyorum.Tôn Hạo không nghe.
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.なお本座は昭和の大火当時は存在していない。
O gün insanlar ya nimetleri bol olan Cennet’e ya da elem verici azabın olduğu Cehennem'e gireceklerdir.主の日は火の中に現れ、各々の仕事の価値はその火によって試されるからである。
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.蓋(けだ)し土(くに)を懐しむ憂いありてか」と語った。
7- Kabir azabı yoktur.なお第7話は未登場。
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.一方でエドワードの言うことは素直に聞いている。
Eskilerin yargıçları da suçluları da vicdan azabının ne olduğunu bilmezlerdi.この時、首謀者以外の者の罪は問わなかった。
Sonradan vicdan azabı çektiği için kendini asarak intihar ettiği söylenir.首を吊っていたため自殺の疑い。
Bu vicdan azabının onun iyi yürekli biri olduğu sonucunu çıkararak imana teşvik eder.かれらはよりよい善をなしたためと信じた結果の巻き添え被害を正当化する。
Cehennem yok olunca azâbın devam etmesi ise mümkün değildir.獄者局也,謂拘局不得自在,故名地獄。
7- Kabir azabı yoktur.第七诫毋行邪淫。
O gün insanlar ya nimetleri bol olan Cennet’e ya da elem verici azabın olduğu Cehennem'e gireceklerdir.明日,告者復曰:「今夜將焚草場,期救火者同作亂。
Sürekli katlettiği insanları hatırlayıp vicdan azabı çekmiştir.不斷殺死取得回憶的人。
Dedi ki: Azâbın şiddetinden kormak ve büyük sevaplara teşvik etmekle.詩經裡說:『憂心悄悄然,為群小所怒。
Nero annesinin ölümü yüzünden vicdan azabı duyuyordu.人们开始怀疑埃里克与她的失踪有关。
Grimoalde ise hala gayet büyük bir vicadan azabı çekmektedir.菊花 梅花 牡丹,有大富大貴之意。
Bunun üzerine biz de üzerlerine gökten bir pislik azabı saldık; çünkü zulmediyorlardı.天下事有難易乎?為之,則難者亦易矣;不為,則易者亦難矣。
Hadislerin hiçbir zaman akaide konu olamayacağını kabul eder, dolayısıyla kabir azabına inanmak şart değildir.他稱贊病癒者信念堅定,久治不癒的則說他信念不誠。
O gün insanlar ya nimetleri bol olan Cennet’e ya da elem verici azabın olduğu Cehennem'e gireceklerdir.불신(不信)의 진은 인간과 더불어 최후의 날에 심판(Last Judgment)을 받고 지옥에 떨어진다.
7- Kabir azabı yoktur.그러나, 7조 위반을 처벌한다는 직접적 처벌조항은 없다.
Bunun üzerine biz de üzerlerine gökten bir pislik azabı saldık; çünkü zulmediyorlardı.하늘이 사물의 법을 마련하여 사람에게 주었으니 어느 누가 사대와 오상을 높일 줄 모르리오.
Vicdan azabından intihar etmiştir.부모님은 빚 때문에 자살했다.
7- Kabir azabı yoktur.השביעי אינו נתפס.
Marshall sonradan çok vicdan azabı çeker.Markíza prichádza aj o najväčšiu istotu!
Vicdan azabı pişmanlığın en güçlü şeklidir ve çok daha derin bir suçluluk bileşenine sahiptir.Opakom nedbanlivosti je úmysel, čo je ťažšia forma zavinenia.
7- Kabir azabı yoktur.Septintasis tomas neišleistas.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.4Shbab không phải là về những chủ đề gợi tình, cũng như về sự tức giận và trừng phạt.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.A 4Shbab világa nem az érzéki riszálásról szól, de nem is a pokol kénköves tüzéről.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.In de wereld van 4Shbab draait het niet om sexy dansen, maar ook niet om hel en verdoemenis.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.În lumea 4Shbab, nu e vorba despre mișcări lascive, dar nici despre foc și pucioasă.
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil. Cehennem azabından da bahsedilmiyor.W świecie 4Shbab nie chodzi o ruchy biodrami, ale również nie chodzi o straszenie piekłem.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Az ember, a kit ember-vér terhel, a sírig fut; senki ne támogassa õt.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Člověka, kterýž násilí činí krvi lidské, ani nad jamou, když utíká, žádný ho nezadrží.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obremenjen s krvjo človeško, je na begu prav do groba; nihče ga ne zadržuj!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obťažený ľudskou krvou, uteká až do jamy; nech ho nepodporia!