Ana içeriğe geç
Sözlük

aza ile cümle

aza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'yi zamanında gelmediği için azarladı.Tom scolded Mary for not arriving on time.
Tom işe geç kaldığı için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss getting to work late.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss for showing up late for work.
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.Tom has no qualms about stealing other people's food.
Tom'un düşündüğünü herkese söylemekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.Tom had no qualms about telling everybody what he thought.
Tom yalan söylemekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.Tom had no qualms about lying.
Tom sınavda kopye çekmekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.Tom had no qualms about cheating on the test.
Tom öğretmeni tarafından azarlandı.Tom got scolded by the teacher.
Tom Mary'yi azarlamak için kendini ikna edemedi.Tom couldn't bring himself to scold Mary.
Onun etkisi hâlâ azalmamıştır.His influence is still undiminished.
Vakit azalıyor.Time is getting short.
Doktor Tom'a kırmızı et tüketimini azaltmasını söyledi.The doctor told Tom to reduce his red meat consumption.
Doktor Tom'a yediği kırmızı et miktarını azaltmasını söyledi.The doctor told Tom to lower the amount of red meat that he ate.
Tom Mary'yi azarladı.Tom scolded Mary.
Onu azarladı.She gave him hell.
Tom giderlerini azaltmaya çalıştı.Tom tried to cut down on his expenses.
Tom kaloriyi azaltmaya çalışıyor.Tom has been trying to cut down on calories.
Kaçak ağaç kesimi önemli ölçüde azalmıştır.Illegal logging has decreased considerably.
Annesi akşam yemeğine geç kaldığı için onu azarladı.Her mother scolded her for being late for supper.
Yeni yasanın % 60 oranında hava kirliliğini azaltması bekleniyor.The new law is expected to cut air pollution by 60%.
Bu, bu ülkede ahlakın azalmasının bir işaretidir.This is a sign of decreasing morality in this country.
Bay Jones ders esnasında uyuduğum için beni azarladı.Mr. Jones reprimanded me for falling asleep during class.
Yediğim etin miktarını azalttım.I've reduced the amount of meat I eat.
Ben et tüketimimi azalttım.I lowered my meat consumption.
Günlük İngilizce rutinim çok azaltıldı.My daily routine of English has been greatly reduced.
Henry'nin azami altı doları var.At most, Henry has six dollars.
Vergilerin azaltılmasını savundu.He advocated the reduction of taxes.
Ağırlık azalıyor.The weight is decreasing.
Onun sağlığı azar azar iyileşiyor.Her health is improving little by little.
Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.Biodiversity is declining rapidly throughout the world.
Mary Tom'u Tatoeba'da çok zaman harcadığı için azarladı.Mary chided Tom for spending so much time on Tatoeba.
Onu birçok kez azarladım.I've scolded him many times.
Eğer geç kalırsam azarlanacağım.If I'm late, I'll be scolded.
O, Terry'yi neredeyse beni azarladığı kadar sık azarlıyor.She scolds Terry about as often as she scolds me.
Mary Tom'u azarladı.Mary berated Tom.
Biraz azalt o zaman.You lower it then.
Üniversitenin bağışı son on yılda giderek azalmıştır.The university's endowment has decreased steadily over the last ten years.
Aza kanaat etmeyen hiçbir şeye kanaat etmez.He who is not satisfied with a little, is satisfied with nothing.
Zeka aptallığı azaltabilir.Intelligence can decrease stupidity.
Tom Mary'yi azarlıyor.Tom is scolding Mary.
Benim öğrencilerimi azarlıyorum, seninkileri değil.I am scolding my students, not yours.
Şimdiye kadar ilk kez bir öğrenciyi azarladımThis is the first time I've ever scolded a student.
Hiç kızını azarladın mı?Have you ever scolded your daughter?
Zamanımız azalıyor.We're running out of time.
Azarbeycan Kafkas bölgesinde en büyük ülkedir.Azerbaijan is the largest country in the Caucasus area.
Seni azat edeceğim.I'll set you free.
Prezervatifler gebelik şansını büyük ölçüde azaltır.Condoms greatly reduce the chances of pregnancy.
Onları nerede azarladın?Where did you scold them?
Sanırım fiyatı azaltmalıyız.I think we should reduce the price.
Sigaraları azaltmak yerine neden sadece onları bırakmıyorsun?Instead of cutting down on cigarettes, why don't you just give them up?
Onu azarlama. O anlamak için fazla genç.Don't scold her. She's too young to understand.
Onu azarlama. O anlayamayacak kadar genç.Don't scold her. She's too young to understand.
Yönetmen seni azarladı.The director reprimanded you.
Şeytan azapta gerek.That serves him right.
Suç azalıyor.Crime is down.
Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.Electric power companies are seeking to reduce their use of coal.
Onun sesi azaldı ve sessiz kaldı.His voice trailed off and he remained silent.
O içki içmeyi azalttı.He cut down on drinking.
Satışlar bugünlerde azaldı.Sales have decreased these days.
Çocuklar çimi çiğnediler ve bekçi onları azarladı.The children trampled on the grass and the guard scolded them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod