Ana içeriğe geç
Sözlük

aza ile cümle

aza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."No more. It's not worth it for me."
Düşünüyor olabilirsiniz, niye bu nakiti borçların bir kısmını azaltmak için kullanmıyorlar?So you might have been thinking, why not just use its cash to unload some of that debt?
Yükü en aza indirmek için, kumaş çok ince, sandviç kağıdı kadar ince.In order to minimize the weight, it's very thin, it's as thin as a sandwich wrapper.
Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.The more I read, the more I looked at cancer differently and almost became less fearful of it.
Bu yönde gidersem, azami eğimi elde ediyorum. -Similarly, this vector right here-- I hope you can see it.
İkisi de yollardaki araba sayısını ve yakıt tüketimini azaltmaya yardımcıdır.- BOTH CAN REDUCE THE NUMBER OF CARS ON OUR ROADS AND CUT FUEL USAGE.
Oğlunun gözlerindeki ışığın her geçen gün daha da azaldığını söyledi.Dijo:
Dört azalıyor.Well it's decreasing by 4.
İki kat azalıyor.It's decreasing at twice the rate.
Eğim ne? x i bir artırdığımda, y ye ne olur? y üç azalıyor. .And what's its slope? When x increases by 1, what happens to y? y is going down by 3.
Son 25 yılda petrolün küresel enerji sistemleri arasındaki yeri sürekli azaldı.For the last 25 years, oil has been playing less and less of a role in global energy systems.
Yani her yıl petrolün etkinliği sürekli olarak azalıyor.So oil is playing a less significant role every year.
A) karbon salınımını azaltmak için uzun vadeli hedefler var.A, that there was a long-term target for carbon emission cuts,
Bir de üstel azalma sorusu yaparım.And I'll do one on exponential decay as well.
Siyahi ayrımcılık seviyeleri yavaşça azaldı.Black segregation
Bugün, 25-30 yıl sonra, ölüm oranının yüzde 85 azalmış olduğunu görüyoruz.Today, some 25, 30 years later, we're talking about a mortality rate that's reduced by 85 percent.
Sol tarafta roketin yükselip yakıt tüketiminin azaldığını fark edeceksiniz.Over on the left-hand side, you will notice fuel consumption decreasing as the rocket takes off.
Bu harcamaların azaldığı mavi sütun.This is the blue bar which is driving costs down.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.However, the difference between them seems to be getting smaller.
70x oluyor, ve ustu 1 azaltiyoruz.So we get 70x, then 1 degree less.
Çok alkış alan bir numara değil, ama kesinlikle alkışı azaltır.It's not a showstopper but it certainly slows it down.
Evet, azaltır.Oh yeah, it does. (Drum roll)
Parang Üniversitesi'ne girdiğini bile bile bana azap mı çektiriyordun??So you've been feigning ignorance this whole time even knowing about Parang University?!
Acý içindesin. Sanki ruhun azap çekiyor.Oh, my seed... ...your aura looks pained... ...but I can bring a smile to your tortured soul.
Ben, kumun her geçen gün daha azalmasından dolayı mutluyum.I really like that the sand is disappearing more every day.
Ama vaktim azaldı.But I am running out of time.
En azından sadece o gün, %70lik bir azalma.70 percent reduction in violence on this day at least.
Ve bu %70lik azalma aklıma geldi.And I kept thinking about this 70 percent.
Bizim paramız biraz azalıyor da ? sorun değil ne kadar istiyorsun ?We're running a little low on money? No problem, how much do you need?
Üst soldan sağ alta gidiyor. x arttıkça y azalır.It's going from the top left to the bottom right. As x increases, the y decreases.
Bir: Duzende azalma.One is a decline in order.
33.16 [Azad] hablar el idioma Creo que no puede saber.33.16 [Azad] hablar el idioma Creo que no puede saber.
25.44 Ahora Azad aquí, la policía nosotros o algo capturar.25.44 Ahora Azad aquí, la policía nosotros o algo capturar.
Oynamak üretkenliği arttırır, azaltmaz.Play increases productivity, not decreases.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.When the frequency goes up, the wavelength comes down. Wavelength goes up, frequency goes down.
Aile büyüklükleri azaltılıyor.Family size is decreasing.
Her $ karşılığında gitgide daha azalan tutarda Yuan veriyor olacaktır.He'll keep giving fewer and fewer Yuan for each of the dollars.
Gelirler azalıyor, bazı gider planları ortaya çıkıyor ancak çoğunun sebebi bu değil.Receipts go down, some spending programs go up, but most of it is not because of that.
Işığın ne kadarının azaldığı gezegenin boyutuna bağlı.How much of the light is being dimmed depends on how big the planet is.
Bu yüzden de ikisi de herkes taşınıp gider diye yatırımı azaltabilir.And so they'll both underinvest because everyone's going to move out.
Savaşın acılarını azaltığını sandığı bir şey tasarladığını sanıyordu.He thought he had designed something that would reduce the toll of suffering in war.
İdam cezasına olan desteğin azalması yüzünden olmamıştı.It hasn't happened because of a dissolution of popular support for the death penalty.
Öyle görünüyor ki, yaşlandıkça boşanma oranı azalıyor.And as it turns out, the older you get, the less likely you are to divorce.
Sonuç olarak boşanma oranı Amerika'da artık dengeye oturdu ve azalmaya başladı.So the divorce rate right now is stable in America, and it's actually beginning to decline.
Daha da azabilir.It may decline some more.
Zamanım azalınca hep başıma gelen şey.That always happens when I start running out of time.
Bu rakam litre cinsine döndüğünde azalacak.This number's going to be smaller when it goes into quarts.
Sonra elektronların aktivitesi azalıyor ve bir kompleksten diğerine gidiyorlar.And eventually ends up in photosystem I.
Cytochrome B6F kompleksinde de enerji seviyesi azalıyor.Then it keeps going to a slightly lower energy state in the cytochrome B6F complex.
Organik olduğu için, her tür kimyasalın eklenmesini en aza indirmeye çalışmakta oldukça hevesliyim.Since it's organic, I'm really keen to try and minimize the addition of any chemicals.
Bu kafa karıştırıcı değerleri olasılığını en aza indirmekThis will minimize the chance of confusing values
Ve bu dişli kenarlar akıntıyla öyle bir şekilde oynar ki direnç yüzde 32 azalır.And those scalloped edges play with flow in such a way that is reduces drag by 32 percent.
Kendimizi azat etmeliyiz ancak ondan sonra ülkemizi kurtarabiliriz."We must disenthrall ourselves, and then we shall save our country."
"Azat etmek" bu söze de bayıldim.I love that word, "disenthrall."
Üstel büyümeyle veya azalmayla ilgisi olduğunu göreceksiniz. -Let me make that clear.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.That doesn't mean that it's the vegetables or the olive oil.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Well, we're running out of time.
Bu, Dünya'nın uzaya ısı radyasyonunu azaltır böylece geçici bir enerji dengesizliği meydana gelir.It reduces Earth's heat radiation to space, so there's a temporary energy imbalance.
Yani yılda %4 azaltma ediyor. İşte bu, ölçümle.That's a four percent reduction per year -- and this, with measuring.
BM diyor ki, bu %1.8 oranında azalma demek.And [the] U.N. says it's a reduction with 1.8 percent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod