Ana içeriğe geç
Sözlük

aza ile cümle

aza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Soruşturmamızı azami özenle yaptık.We conducted our investigation with the greatest care.
O öğretmen tarafından şiddetle azarlandım.I got scolded severely by that teacher.
Onun hakkında vicdan azabım var.I have a guilty conscience about that.
Bu ay giderlerimi azaltmam gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay masraflarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.I hid myself for fear of being scolded by my teacher.
Öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by my teacher.
Onun babası tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his father.
Onu annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his mother.
Ben annesinin onu azarladığını gördüm.I saw his mother scold him.
Satışlarımız azalıyor.Our sales are decreasing.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben annem tarafından azarlandım.To tell the truth, I was scolded by my mother.
Gelirim yüzde 10 azaldı.My income has gone down by 10 percent.
O, ödevini yapmadığı için onu azarladı.She told him off for not doing his homework.
küçük köpeğin sahibi onu boynundan tuttu ve onu azarladı.The owner of the small dog gripped its neck and scolded it.
Kız kuşu azat etti.The girl let the bird go.
Patronum sık sık işe gelmediğim için beni azarladı.My boss called me down for frequent absence from work.
Patronum ofis telefonundan özel görüşme yaptığım için beni azarladı.My boss called me down for making private calls on the office phone.
Gıda ambalajı bozulmayı azaltır.Food packaging reduces spoilage.
Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Hükümet vergileri azalttı.The government lightened taxes.
Bizim yaşam giderlerini azalttık.We cut our living costs.
Öğretmen, gürültücü olduğu için sınıfını azarladı.The teacher scolded her class for being noisy.
Öğretmen suçsuz yere öğrenciyi azarladı.The teacher scolded the student for no reason.
Savaş ülkenin zenginliği azalttı.The war diminished the wealth of the country.
Gürültü giderek azaldı.The noise lessened gradually.
Tembel olduğu için oğlunu azarladı.She scolded her son for being lazy.
Kilo vermek istiyorsan yemek arası aparatifleri azaltmalısın.If you want to lose weight, you should cut down on between-meal snacks.
Tembel olduğum için annem tarafından azarlandım.I was scolded by my mother for being lazy.
Tembel olduğum için annemden azar yedim.I was scolded by my mother for being lazy.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.I didn't feel like scolding her for being late.
Geç kaldığım için öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by the teacher for being late.
Şehrin nüfusu yıldan yıla azalmaktadır.The population of the town decreases year by year.
Acı biraz azaldı.The pain has lessened a little.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Japonya'nın pirinç tüketimi azalıyor.Japan's consumption of rice is decreasing.
Ateş azaldı.The fever has abated.
Üçüncü çeyrekte satışlar azaldı.Sales fell off in the third quarter.
O onu yaptığı için oldukça azarlanabilir.He may well get scolded for doing that.
Onun müşterileri azaldı.His customers dropped off.
Emekli olduktan sonra geliri yarı yarıya azaldı.His income was diminished by half after retirement.
Onun şakası odadaki gerginliği azalttı.His joke eased the tension in the room.
O, öyle yaparken hiç vicdan azabı çekmedi.He had no qualms in doing so.
Anlaşilan onu bir azarlama zannetti.He took it for an implied rebuke.
Günde bir sigaraya kadar azalttı.He tapered off to one cigarette a day.
Kapıyı açık bıraktığı için onu azarladı.He scolded her for having left the door open.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.It seems that he was badly scolded.
Patron onu tekrar azarladı.The boss just chewed him out again.
O, şekerlemeyi azalttı.He had cut down on sweets.
O, vergilerin azaltılmasını savundu.He advocated reduction of taxes.
O, tembel olduğum için beni azarladı.He scolded me for being lazy.
O sadece bana yardım etmeyi reddetmedi fakat aynı zamanda beni azarladı.Not only did he refuse to help me, but also he scolded me.
O azarlanıyorken dilini tuttu.He held his tongue while he was being scolded.
O, azar azar iyileşiyor.He is getting better bit by bit.
O, onu azarladı.He scolded her.
O, babası tarafından asla azarlanmadı.He has never been scolded by his father.
O, annesi tarafından azarlandı.He was scolded by his mother.
O, vicdan azabı hissetti.He felt the pangs of conscience.
Sadece onlar değil aynı zamanda ben de öğretmen tarafından azarlandım.Not only they but also I was scolded by the teacher.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aza ile cümle - Sayfa 2 - aza kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App