Ana içeriğe geç
Sözlük

azı ile cümle

azı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eşi Azian, Black Mesa kazası sırasında hayatını kaybetmiştir.زوجته الراحلة، آزيان ، ماتت بعد أحداث بلاك ميسا.
İmam Aziz Mahallesi c.دار العبادة (ج.
21 Eylül, Aziz Matta Günü'dür.12 سبتمبر، عيد اسم مريم الكلي القداسة.
Azınlıklar Nasıl Azınlık Oldu (DOC).الدرجة 3 متمايزة بشكل ضعيف (درجة عالية).
En azından bazı görevlerinde onlara yardımcı olmuştur.وقد تم الإستفادة منهم في بعض الوظائف.
İrini 13 Ağustos, 1134 tarihinde öldü ve ölümünden sonra Azize İrini olarak kutsandı.وتوفيت 13 أغسطس 1134 وبعد وفاتها تم تكريس ذكرى وفاتها.
O sahâbi, ey Allah elçisi dedi, bu geçen aziz kişiyi candan, gönülden seviyorum ben.فقال رسول الله : «ما زال جبريل يوصيني بالجار حتى ظننت إنه سيورثه».
Günümüzde de varlığını sürdüren Aziz Maurus Cemaati ismini bu azizden almıştır.وعرفت سابقاً باسم "مارافتيميوس" نسبة إلى القديس الذي أسس هذا المكان.
Aziz Yıldırım kararı."حل اللغز المقدس"".
Onun için Aziz Albert.كاتدرائية القديسة اليزابيث.
En azından askerî konularda kralın otoritesinin mutlak olduğu muhtemeldir.وعلى الأقل في القضايا العسكرية، تصبح سلطة الملك إمبريوم من المرجح مطلقة.
Önemli bir azınlık ise Animizm (Canlıcılık) inancına sahiptir.فتية، آمنوا بالله، فثبتهم وزاد في هداهم.
Kitapta Aziz Nesine ait hikâyeler bulunmaktadır.حيث يعطي الكتاب بعض المعلومات عن القديس.
Tabii bunda Riley'nin yardımları azımsanacak cinsten değildi.و لكن هذا لم يكن كافياً لتتوقف مساعدات عائلة إيرينى لهما.
Doymamış çözeltiler: Bir çözücünün çözebileceği maksimum maddeden daha azını çözdüğü durumdur.محاليل غير مشبعة: المحلول الذي يحتوي على كمية من المذاب أقل من الكمية التي توصله إلى حد التشبع.
Ya da en azından yarışmacılara bu izlenim verilmiştir.تظهر في الأدنى قائمة المشاركين بالمسابقة.
Müzisyenler, şarkıcılar, öğrenciler ve öğretmenlerin koruyucu azizidir.أغلب الثمانية عمال وحراس أمن وطلاب.
Opalleşmiş bir çene kemiği ve üç azı dişi vardır.كان لديه كتف مكسور وثلاثة أسنان محطمة.
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.وتنخفض خطورة الوفاة إلى أقل من واحدة بالمائة مع استخدام العلاج المناسب.
Ülkede oldukça büyük azınlıklar vardır: Lehler (%6,1), Ruslar (%4,9) ve Beyaz Ruslar (%1,1).هناك بعض الأقليات الأخرى، أهمها الروسية (6%)، البولندية (6%) والروسية البيضاء (1.5%).
Eşcinsellerin ve diğer azınlıkların haklarını savunan bir siyaset izler.للدفاع عن حقوق المثليين مع الشرطة.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.اقترح أحد الأخصايين لزوم أخذ حمامات الثلج ذات الدقيقتين عشرمرات على مدار أسبوعين.
Bu noktadan itibaren Antiokus Helenizm politikalarını azimle yürüttü.باقتراح أمبروز، السياسات المعادية للوثنية تم تطبيقها من جديد.
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.حارة النصارى تحتوي على نحو 40 في الأماكن المقدسة المسيحية.
İngiliz erkeklerinin %20’sinden azı oy kullabilirken beyaz Amerikan erkeklerinin çoğunluğu bu hakka sahipti.أقل من واحد في المئة من الرجال البريطانيين يمكنهم التصويت، في حين أن أغلبية من الأحرار الأمريكيين مؤهلة.
Kalıcı birinci azı dişleri, kalıcı dentisyonun doğru gelişimi için önemlidir.جذور الأسنان الأولية تزود فتحة لبزوغ الأسنان الدائمه.
Hristiyanlıktan sonra da saygı görmüş ve azize olarak kabul edilmiştir..واتباعه يحترمونه إلى حد العبادة والتقديس...
Film, Azize: Bir Laleli Hikâyesi adıyla da bilinmektedir.يعرف الفيلم أيضا بإسم تنة ورنة: سر الأجنحة.
Gelen ışık tercihen tekrenkli olmalı veya en azından genişliği soğurma geçişinden daha dar olmalıdır.يجب على الضوء الساقط أن يكون أحادي اللون، أو أن يكون على الأقل ذو عرض أضيق من الوسط الماص.
Tüberküloz menenjitte de faydalı olduğu görülmüş, en azından HIV negatif olan bireylerde.كما أنها تبدو مفيدة للمصابين بالتهاب السحايا السلّي، على الأقل أولئك غير المصابين بفيروس الايدز.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.يحدث انتقال فيروس ج من الأم المصابة إلى جنينها في أقل من 10% فقط من حالات الحمل.
Yanında malından çok azı kaldı.ولم يبق عنده من ماله إلا القليل.
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Pelo menos um destes mais tarde foi roubado, vendido e recuperado.
Fakat en azından işlerini yaptıkları gibi gözükmeleri gerekiyordu."Mas eles tinham que pelo menos fingir que estavam fazendo seu trabalho."
Afrikalı Amerikalılar, Yahudiler, Katolikler ve diğer sosyal veya etnik azınlıkları hedef aldılar.Direcionavam aos afro-americanos, judeus, católicos e outras minorias sociais ou étnicas.
Temmuz 2013'te Veeam, Insight Venture Partners'ı iş ortağı ve azınlık hissedarı olarak duyurmuştur.Em julho de 2013, Veeam anunciou a Insight Venture Partners como parceira e acionista minoritária.
Eşi İrini'nin hiç çocuğu yoktur: aziz onu kutsar ve üç çocuk vaat eder.Sua esposa Irene não tinha filhos: o santo abençoou-a e prometeu-lhe três crianças — e elas serão meninos.
Şah’ın ilk kitapları “azınlık inançları” dediği konudaki araştırmalardı.Os primeiros livros de Shah eram estudos do que chamava de "crenças minoritárias".
Daha sonra İrini, Aziz'in kehanetinde olduğu gibi üç erkek çocuk doğurdu.Mais tarde Irene deu à luz três filhos, como o santo havia profetizado.
Çok azimlidir ve asla pes etmez.É muito boa e nunca desiste.
Siyasi rakipler, Musevi vatandaşlar ve diğer azınlıklar daha sonra tutuklandı ve sürüldü.Opositores políticos, cidadãos judeus e outras minorias foram posteriormente presas e deportadas.
Azitromisin, tek oral doz olarak kullanılabildiği için tercih edilmektedir.Azitromicina é o mais usado porque é utilizada como uma dose oral única.
Onun ailesi azınlıkta olan Romanya Almanları'nın bir parçasıydı.A sua família fazia parte da minoria alemã da Roménia.
Önemli bir azınlık ise Animizm (Canlıcılık) inancına sahiptir.Aqueles que foram menos fiéis terão uma recompensa menor mas ainda assim serão recompensados.
Her biri tarihî bir olay veya Sih aziziyle ilişkilendirilmiş üç kutsal ağaç bulunmaktadır.Há três árvores sagradas (Bers) cada uma associada a um acontecimento histórico ou a um santo sique.
Genomun uzunluğu çeşitlidir fakat genellikle en azından birkaç milyon baz çifti uzunluğundadır.O comprimento de um genoma varia amplamente, mas geralmente é de pelo menos alguns milhões de pares de bases.
Müslümanlar İsrail'in en büyük dini azınlığını oluşturmaktadır.Muçulmanos são a maior minoria religiosa em Israel.
Kullanılan tüm cihazlar en azından tek geçitli (x1) linkini destekleyebiliyor olmalıdır.Todos os dispositivos devem suportar no mínimo um caminho único (1x).
Roma Katolik Kilisesince çevirmenlerin, kütüphanecilerin ve ansiklopedistlerin koruyucu azizi olarak tanınır.Na Igreja Católica, ele é reconhecido como santo padroeiro dos tradutores, bibliotecários e enciclopedistas.
Hieronymus, Antik Latin Hristiyanlığı devrindeki en verimli yazarlardan biridir (Aziz Augustinus'tan sonra).Jerônimo é o segundo autor mais prolífico do cristianismo antigo tardio (depois de Santo Agostinho).
Ataklardan %20'den daha azı hastanede yatış gerektirir.A admissão hospitalar só é necessária em menos de 20% das exacerbações.
Aziz Stepanos Manastırı Doğu Azerbaycan Eyaleti'ndeki bir başka manastır ve kilise.Catedral de São Stepanous é outro mosteiro e igreja na Província do Leste do Azerbaijão.
Lehçe, Ukraynaca ve Yidiş'in doğu lehçesi azınlıklarca konuşulur.O polonês, o ucraniano e o iídiche oriental também são falados por minorias.
Beautiful World grubun tüm üyelerinin en azından bir şarkıda baş vokal olduğu ilk albümleridir.Beautiful World é o seu primeiro álbum em que cada membro da banda canta os vocais em pelo menos uma canção.
İlk çocuğa Aziz'in duasından hemen sonra gebe kaldı.A concepção de seu primeiro filho seguiu-se imediatamente à oração do santo.
Seul nüfusunun çoğunu Koreliler oluşturur, aynı zamanda Japon ve Çinli azınlık gruplar da vardır.Quase todos os residentes de Seul são coreanos, com alguma minoria chinesa e japonesa.
1043 - Günah Çıkartıcı Aziz Edward, İngiltere Kralı olarak taç giydi.1043 — Eduardo, o Confessor é coroado rei da Inglaterra.
Greenwich Adası ismi en azından 1821 yılına tarihlenir ve şimdi uluslararası kullanıma yerleşmiştir.O nome Greenwich é de data anterior a 1821, sendo que agora é utilizado internacionalmente.
Bu en azından kübik hesaplama gerektiren RSA'dan daha etkindir.Isso é mais eficiente do que o RSA, o que requer o cálculo de, pelo menos, um cubo.
Öte yandan kapitalist çalışan tarafından katılan emeğin gerçek değerinin karşılığından daha azını ödemektedir.No entanto, o capitalista paga salários menores do que o valor agregado pelo trabalhador.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod