Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok az ders çalışırım.I study very little.
Matematikle gittikçe daha az ilgilenmeye başladım.I became less and less interested in mathematics.
Az önce bütün bulaşıkları yıkadım.I have just washed all the dishes.
Az önce işi bitirdim.I just finished the work.
Ben az önce arabayı yıkadım.I have just washed the car.
Az önce öğle yemeği yedim.I have just eaten lunch.
Az önce kahvaltıyı bitirdim.I've just finished breakfast.
Az önce postanedeydim.I have just been to the post office.
Hepsinin içinde en az havuçları severim.I like carrots least of all.
Az önce Midori Bank'taydım.I have just been to the Midori Bank.
Sahip olduğum az miktarda parayı ona ödünç verdim.I lent him what little money I had.
Her zamankinden daha çok zamanım, ve daha az param var.I have more time, and less money than ever.
Az daha bir suça bulaşacaktım.I came near to getting involved in a crime.
Bu dönem çok az çalıştım, bu yüzden gelecek dönem çok çalışacağım.I have hardly studied this term, so I'm going to study hard next term.
Bu ay giderlerimi azaltmam gerekiyor.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay masraflarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Bu ay harcamalarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Ben kahvaltıyı az önce yaptım.I've just eaten breakfast.
Ben işe az önce uçarak geldim.I just flew in on business.
Bende az kitap var.I have few books.
Haftada en az bir kere kütüphaneye giderim.I go to the library at least once a week.
Haftada en az bir kez kütüphaneye giderim.I go to the library at least once a week.
Haftada en az bir sefer kütüphaneye giderim.I go to the library at least once a week.
Ödevimi en azından pazartesiye kadar bitirmeliyim.I should finish my homework at least by Monday.
En az 10 Amerikalı ile arkadaş oldum.I became friends with at least 10 Americans.
Her ay en az bir kitap okudum.I read at least one book every month.
Çok az bir başarı ümidim var.There is little hope of my success.
Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.I hid myself for fear of being scolded by my teacher.
Öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by my teacher.
Az önce çiftlikten gelmiş olan birkaç taze yumurtayı aldım.I bought some fresh eggs which had just come from the farm.
Onun babası tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his father.
Onu annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his mother.
Onu çok az tanıyorum.I have a nodding acquaintance with him.
Onunla ilgili çok az bilgim var.I have a nodding acquaintance with him.
Ben annesinin onu azarladığını gördüm.I saw his mother scold him.
Onu ne kadar uzun süre dinlersem, onu o kadar az severim.The longer I listen to her, the less I like her.
Sahip olduğum azıcık bilgiyi ona verdim.I gave her what little information I had.
Okumak için az zamanım var.I have little time to read.
Kıyafete kız kardeşimden daha az para harcarım.I spend less money on clothes than my sister does.
Tarihe çok az ilgim var.I have little interest in history.
Soluduğumuz hava, oksijen ve azottan oluşur.The air we breathe consists of oxygen and nitrogen.
Satışlarımız azalıyor.Our sales are decreasing.
İngilizce kullanmak için az fırsatımız var.We have little opportunity to use English.
Az önce bir kaza oldu.An accident just happened.
Az önce bir kaza gördüm.I just had an accident.
Az önce bir kaza geçirdim.I just had an accident.
Daha az kazalar yerine daha çok kazalar var.Instead of fewer accidents there are more.
Zaman geçerken, insanlar konuyla gittikçe daha az ilgilendiler.As time went on, people grew less and less concerned about the matter.
O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.I had so little time that I had to eat lunch in a hurry.
Bir sonraki tren bundan daha az kalabalık olacak.The next train will be less crowded than this one.
Bir sonraki trenden önce az zamanımız var.We have a little time before the next train.
Çok az sayıda insan hatalarını kabul eder.Few people will admit their faults.
Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.You should make the most of this rare opportunity to demonstrate your talent.
Aslında o, mesele ile ilgili çok az şey biliyor.As a matter of fact, he knows very little of the matter.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben annem tarafından azarlandım.To tell the truth, I was scolded by my mother.
Trende beşten az yolcu yoktu.There were not less than five passengers on the train.
Araçlar arızalar için en az her üç ayda bir kontrol edilir.The vehicles are inspected for defects at least every three months.
Daha az iç ve daha fazla uyu.Drink less and sleep more.
Gelirim yüzde 10 azaldı.My income has gone down by 10 percent.
Onarımlar en az 20 liraya mal olacak.The repairs will cost at least 20 pounds.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod