Tom'a az daha araba çarpıyordu.A car nearly hit Tom.
En azından deneyebilirim.I can at least try.
Ayda en az bir kitap okumalısın.You need to read at least one book per month.
Her ay en az bir kitap okuman lazım.You need to read at least one book per month.
Babasından azar yiyecek.He will be scolded by his father.
Erkek kardeşinden daha az parası var.He has less money than his brother does.
Seçimi kazanma şansı yok denecek kadar az.There is little, if any, hope that he will win the election.
Alkollü araç kullanmaktan en az bir kez hüküm giymiş.He has at least one conviction for drunken driving.
Yedikleri az daha onu öldürüyordu.What she ate almost killed her.
Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.What she ate almost killed her.
Az önce seninle konuşan kişi kim?Who is the person who just spoke to you?
Azıcık daha beklesene.Why don't you wait for just a while longer?
Haftada en az bir kez çamaşır yıkar.She washes clothes at least once a week.
Az önce buradaydı.She was here a while ago.
Azıcık erken ayrılsak senin için bir sakıncası olur mu?Would you mind if we left a little early?
Az önce anlattığın şeyi kimseye anlatmayacağım.I'll never tell anybody what you just told me.
Az daha bir damperli kamyonun altında kalıyordu.He was almost run over by a dump truck.
On dakikadan az zamanda oraya varmayı başarmıştı.He was able to get there in less than ten minutes.
Haftada en az üç kere banyo yapar.He takes a bath at least three times a week.
Aksanından yabancı olduğu çok az belli oluyor.He only has a slight foreign accent.
Her gece en az sekiz saat uyumazsa kendine gelemiyor.He needs at least eight hours of sleep every night or he can't function.
Herkes en az iki yabancı dil öğrenmelidir.Everyone should learn at least two foreign languages.
Yaşı en az kırk olmalı.He must be at least forty years old.
En azından öyle düşünüyorum.That's what I think, at least.
En azından her gün değil.At least it's not every day.
Kitap okumak bir azınlığın ayrıcalığı olmaktan çıktı.Reading books ceased to be the privilege of a minority.
Kilom senden az.I weigh less than you.
Sana olan sevgim gitgide azalıyor.I like you less and less.
Sorular çok, ama cevaplar çok az.So many questions and so few answers.
Babam meyveyi az yer.My father eats little fruit.
Fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmalıyız.We need to reduce our dependence on fossil fuels.
Benden az hata yaptın.You made fewer mistakes than me.
Benden daha az hata yaptınız.You made fewer mistakes than me.
En azından dürüst ol.At least be honest.
Daha az görüp daha fazla hissetmek istiyorum.I want to feel more and see less.
Pek az şey organize olmuş cehaletten daha tehlikelidir.Few things are more dangerous than organized ignorance.
Güzel plan, en azından kâğıt üstünde öyle.It's a good plan, at least on paper.
Yanni daha iyi bir insan olmaya azmetmiş gibiydi.Yanni seemed resolved to be a better man.
Az önce kötü bir haber aldım.I just got some bad news.
İmkânsız olanı başaramayız, ama en azından bize işaret fişeği olmuş olur.We cannot achieve the impossible, but it serves us as a beacon.
Cerrahın dikiş atma tekniği yara izlerini en aza indiriyor.The surgeon's suture technique minimizes scarring.
Altı ay içinda kilonuzda kayda değer bir azalma oldu mu?Within the last six months, have you experienced a significant loss?
Pek azımız hayatta kalabildi.Not many of us survived.
Az önce içeri girdi.He has just gone inside.
Işıkta anlık bir azalma oldu.The light dimmed momentarily.
Çocuklarınızı insan içinde azarlamayın.Don't scold your children in public.
Yağmur azalmaya başladı.The rain has started to abate.
Bu tarz hatalara az rastlanmıyor.These kinds of mistakes aren't uncommon.
Böyle hatalar az olmuyor.These kinds of mistakes aren't uncommon.
En az altmış yaşında.He's at least sixty.
Israr inattan, azim sebattan gelir.Insisting is stubbornness. To persevere is determination.
Buradaki yabancı turist sayısının her yıl azalmasının sebebi nedir?What's the reason why the number of foreign tourists here decreases every year?
Bu az kişinin bildiği efsane bir şarkı.This song is vastly underrated.
Tom en az otuz yaşında vardır.Tom is at least thirty.
Elektronik sigara içmek normal sigaraya göre daha mı az zararlı?Is vaping less harmful than smoking?
Bu ruhu korkudan azat eder.It frees the soul from fear.
En azından sabaha kadar kal.At least, stay till morning.
En azından dinleyebiliriz.The least we can do is listen.
Bunu yaptığında beni az kalsın kalpten götürecektin.You almost gave me a heart attack when you did that.
Az önce Tom'a bir mektup gönderdim.I just sent Tom a letter.