Piyano öğretmenim günde en az otuz dakika çalışmam gerektiğini söyledi.My piano teacher told me that I should practice at least thirty minutes a day.
Az önce Tom'un, Mary'nin yaptığı aynı şeyi yaptığını öğrendim.I just found out Tom did the same thing Mary did.
Bence çoğu Kanadalı en azından birazcık Fransızca konuşabiliyor.I think most Canadians can speak at least a little French.
Ben az önce Tom ve Mary'yi birlikte gördüm.I just saw Tom and Mary together.
Geç kaldığım için azarlandım.I was scolded for being late.
Tom az önce emekli oldu.Tom has just retired.
"Zil çaldı mı?" "Evet, az önce çaldı.""Has the bell rung yet?" "Yes, it just rang."
Haftada en az bir kere alışverişe gidiyorum.I go shopping at least once a week.
Facebook'un gençler arasındaki popülerliği hızla azalıyor.Facebook's popularity among teenagers is declining rapidly.
Tom küvette ayağı kayınca az kalsın çömleği kırıyordu.Tom almost broke his butt slipping in the bathtub.
Tom röveşata denemesi yaparken az daha kolunu kırıyordu.Tom nearly broke his arm trying to do a bicycle kick.
Az önce zemini cilaladım.I've just waxed the floor.
Tom erkek kardeşinden daha az aktif.Tom is less active than his brother.
Tom az önce olanlara inanamadı.Tom couldn't believe what had just happened.
Sadece az önce söylediklerimi Tom'a anlattığından emin ol.Just make sure you tell Tom what I just said.
Tom Mary'den daha az yedi.Tom ate less than Mary.
Tom Mary'den daha az içti.Tom drank less than Mary.
Tom az daha canından oluyordu.Tom almost lost his life.
Bir aydan daha az bir süredir Avustralya'da bulundum.I've been in Australia for less than a month.
Tom'un düzelme şansı az.There's little hope Tom will recover.
Leyla lisedeyken azılı bir sürtüktü.Layla was a raging bitch in high school.
En azından çaba gösterdin.At least you made an effort.
Tom azar yedi.Tom was scolded.
Tom azarı yedi.Tom was scolded.
Tom azar işitti.Tom was scolded.
Tom dün az daha işten atılıyordu.Tom almost got fired yesterday.
Tom az daha merdivenden düşüyordu.Tom almost fell off the ladder.
Azrail Tom'u unutmuş.Tom is as old as Methuselah.
Ölümünün ardından aziz ilan edildi.After his death, he was sainted.
Ölümünün ardından azize ilan edildi.She was canonized after her death.
Bu sözcüğün en az üç değişik anlamı var.That word has at least three different senses.
Bu kelime en az üç farklı manaya geliyor.That word has at least three different senses.
İki arabası olan az sayıda insan var.Only a few people have two cars.
Pek az kişinin iki tane arabası vardır.Only a few people have two cars.
Özür dilerim, az önce kendi kendime konuşuyordum.Sorry, I was just talking to myself.
Bu çay bana az şekerli geldi.This tea isn't sweet enough for me.
Şekeri azaltın.Cut back on sugar.
Tom az daha bacağını kırıyordu.Tom almost broke his leg.
Azerbaycan'ın en yakın dostu muhtemelen Türkiye.Turkey is probably Azerbaijan's best friend.
Çok az suyumuz vardı.We only had a little water.
Tom en az Mary kadar zengin.Tom is at least as rich as Mary is.
Ne kadar az mal mülk, o kadar az sıkıntı.Less possessions, less boredom.
Az mal, az dert.Less possessions, less boredom.
Az önce söylediklerimi boş ver.Never mind what I just said.
Çiti boyamayı az önce bitirdik.We've just finished painting the fence.
Sami'nin az saçı var.Sami has little hair.
Çok az kaldı.Almost there.
Az önce Kabiliye'den aradı.He's just called from Kabylie.
Az önce ayağımı bastınız.You just stepped on my foot.
Bu konuyu ne kadar az bilirsem o kadar iyi olur.The less I know about it, the better.
Orada çok az öğrenci vardı.Very few students were there.
Çok az öğrenci oradaydı.Very few students were there.
Orada az sayıda öğrenci vardı.Only a few students were there.
Az sayıda öğrenci oradaydı.Only a few students were there.
Hava öncelikle azot ve oksijenden oluşur.Air is primarily made up of nitrogen and oxygen.
Hava, ağırlıklı olarak azot ve oksijenden meydana gelir.Air is primarily made up of nitrogen and oxygen.
Ne olur ne olmaz, az daha kenara geç.Just in case, move to the side a little bit.
Adım Azat.My name is Azad.
Anahtar, Aziz Petrus'un simgesi.The key is the symbol of St. Peter.
Tom azılı bir komünist.Tom is a card-carrying communist.