Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
En azından Tom komikti.At least Tom was funny.
Bir düşman çok fazla, yüz arkadaş çok az.One enemy is too much, a hundred friends is too little.
O beni azıcık korkutmuyor.That doesn't scare me one bit.
En azından o beni korkutmuyor.That doesn't scare me in the least.
İş hayatında az değer gördüğümü hissediyorum.I feel underappreciated at work.
Ben etnik ve dini azınlıklar hakkında yazmaya çalışacağım.I'll try to write about ethnic and religious minorities.
Ben bilmiyordum, bu yüzden beni azarlama.I didn't know, so don't chew me out.
Sanırım onlar en azından iki kat daha uzun olmalı.I think they must be at least twice as long.
En azından sıkıcı değildi.At least it wasn't boring.
En azından bu kısım doğru.At least that part's true.
Birkaçı çok fazlasına birçoğu çok azına sahip olduğunda adalet yoktur.There is no justice when so few have so much and so many have so little.
Azim en kötü engelleri fethediyor.Perseverance conquers the worst obstacles.
Üçte bir bir yarımdan daha azdır.One-third is less than one-half.
Yoga stresi azaltmaya yardım edebilir.Yoga can help reduce stress.
Yoga stres azaltmaya yardım edebilir.Yoga can help lower stress.
Tom çok az hata yapar.Tom makes very few mistakes.
Kırsal göçü Almanya'nın bu bölgesindeki bütün köylerin nüfusunu azalttı.The rural exodus depopulated entire villages in this region of Germany.
Biz mümkün olan en az zarara sebep olmak istiyoruz.We want to cause the least possible harm.
Benim saatim seninkinden daha az tutar.My watch costs less than yours.
Ben çok görüyorum, ama az anlıyorum.I see a lot, but understand little.
Baba kızlarına azıcık söyledi.The father said little to his daughters.
Baba oğullarına azıcık söyledi.The father said little to his sons.
Tom harika bir iş yaptı, bu en azından benim görüşüm.Tom did a wonderful job, that's at least my opinion.
Tom'a az kalsın araba çarpıyordu.Tom almost got hit by a car.
Mektup az önce geldi.The letter has just arrived.
O beni azarladı.She scolded me.
En az sevdiğin ders nedir?What's your least favorite class?
En az sevdiğin yiyecek hangisidir?What's your least favorite food?
Eti azaltacağım.I'm going to cut down on meat.
Tom en az haftada bir kez dişlerini diş ipiyle temizler.Tom flosses his teeth at least once a week.
Onunla ilgili yapacak çok az şeyim var.I had little to do with it.
Benim üst sağ azı dişim dünden beri zonkluyor.My upper-right molar has been throbbing since yesterday.
Tom'un en azından üç gün daha Boston'da kalacağını umuyorum.I hope Tom stays in Boston for at least another three days.
Tom azarlandı.Tom has been reprimanded.
Ne kadar az öğrenirsen o kadar çok başarısız olursun.The less you learn, the more you'll fail.
Tom az önce gitti mi?Did Tom just leave?
Az önce gördüğün yaşlı adam benim büyükbabam.The old man you just saw is my grandfather.
Az önce gördüğün yaşlı kadın benim büyükannem.The old woman you just saw is my grandmother.
İki kötülükten daha az olanını seç.Of two evils, choose the lesser.
Giderlerimizi azaltmak zorundayız.We have to reduce our expenses.
Tom en azından ayda bir kez beni görmeye gelirdi.Tom used to come to see me at least once a month.
Ben en azından haftada bir kez Tom'u görürdüm.I used to see Tom at least once a week.
Artık onu anlıyorum, en azından anladığımı düşünüyorum.I understand it now, or at least I think I do.
Ağrıyı azaltmak için ilaca ihtiyacım var.I need medicine to lessen the pain.
En azından seni görebiliyorum.At least I can see you.
Çok gülenler, az gülenlerden daha mutludur.Those who laugh much are happier than those who laugh little.
Az önce bana hakaret ettin mi?Did you just insult me?
Yoksulluk 2000'lerde Latin Amerika'da yüzde 50'den fazla azaldı.Poverty declined by more than 50 percent in Latin America during the 2000s.
Az önce bana söylediğini ona da söyle.Tell him what you just told me.
Hayvanları kafeslerinden azat et.Release the animals from the cages.
Tom az önce sana yalancı dedi.Tom just called you a liar.
Az önce zemini cilalamayı bitirdim.I've just finished waxing the floor.
Bu az önce başladı.It's just begun.
Az önce İngiltere'den döndüm.I just got back from England.
Ben onun bir aziz olduğunu hiç söylemedim.I never said that he was a saint.
Onun bir aziz olduğunu söylediğimi duymadın.You didn't hear me say that he's a saint.
Hiç kimse onun bir aziz olduğunu iddia etmiyor.No one claims that he's a saint.
Tom bir azılı suçlu.Tom is a career criminal.
Ormansızlaşmanın azaltılması, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için tek yoldur.Reducing deforestation is one way to mitigate the impacts of climate change.
Tom az önce kurmayı bitirdi.Tom has just finished setting up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod