Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'den en az 10 santimetre daha kısadır.Tom is at least 10 centimeters shorter than Mary is.
Eh, en azından Tom, Mary kadar sıkıcı değil.Well, at least Tom isn't as boring as Mary.
Tom'u az önce buldum. O ölü.I just found Tom. He's dead.
Az önce konuştum.I have just spoken.
Ben az önce yemek yedim.I've just eaten.
Az önce ne olduğunu göremiyor musun?Can't you see what just happened?
Az önce bir şey gördün mü?Did you just see something?
İkisinin de buraya 3 kilometreden az mesafede çiftlikleri var.They both have farms less than three kilometers from here.
Bunun için endişelenen bir sürü insanı tanıdığım için bundan az önce bahsettim.I just mentioned it because I know a lot of people who worry about that.
Şimdi hakkında endişelenecek daha az şeyimiz var.Now we have one less thing to worry about.
Bilge az konuşan adamdır.Wise is the man who speaks little.
Kuzey Amerika'da neden bu kadar az tramvay var?Why are there so few tramways in North America?
Gerekli hazırlıkları yapmak için en azından bir güne ihtiyacım olacak.I'll need at least a day to make the necessary preparations.
Tom 30 saniyeden daha az süre içinde Rubik küpünü çözebilir.Tom can solve a Rubik's Cube in less than 30 seconds.
Londra Delhi'den daha az kalabalık.London's less crowded than Delhi.
Az önce yaptığım şeyi görmek ister misin?Would you like to see what I just made?
Umduğumuzdan daha az insan geldi.Fewer people came than we were expecting.
Çok az zamanın kaldı.You have very little time left.
Çok az zamanımız kaldı.We have very little time left.
Yazıcımın mürekkebi az.My printer is low on ink.
En azından sana akşam yemeği ısmarlayayım.Let me at least buy you dinner.
Tom, daha az stresli bir iş bulmamı önerdi.Tom suggested I get a less stressful job.
Az önce ne olduğunu tahmin et.Guess what just happened.
Az önce orada ne oldu?What just happened in there?
Az önce olan bir daha olmayacak.What just happened won't happen again.
Az önce bir şey çıkageldi.Something just came up.
Az önce harika bir şey oldu.Something wonderful has just happened.
Az önce ne olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea what just happened?
Az önce ne olmasına izin verdiğini biliyor musun?Do you know what you just allowed to happen?
Az önce olan şey hakkında konuşmak ister misin?Would you like to talk about what just happened?
Ben Boston'dayken haftada en azından bir defa dışarıda yemek yerdim.When I was in Boston, I used to eat out at least once a week.
En azından bir melez alabilirsin.You could at least buy a hybrid.
Tom'da az önce bir araba satın aldı.Tom just bought a car, too.
En azından sana bir içki ısmarlayayım.Let me at least buy you a drink.
En azından sana tatlı alayım.At least let me buy you dessert.
En azından bana bir ipucu verebilirsin.You could at least give me a hint.
En azından sana sarılabilir miyim?Can I at least give you a hug?
En azından bir ipucu veremez misin?Could you at least give me a hint?
Bir ipucu verebilir misin en azından?Could you at least give me a hint?
En azından sana biraz para vermeme izin ver.At least let me give you some money.
Biraz daha az yemeye çalış.Try to eat a little more.
Bu şirket çevresel kaplama alanını azaltmak için yeni teknolojiler kullanıyor.This company is using new technologies to reduce its environmental footprint.
Tom'un en az sevdiği renk mavi-yeşildir.Tom's least favorite color is blue-green.
Sen Aziz Parik gününde her zaman yeşil giyer misin?Do you always wear green on St. Patrick's Day?
Az önce Tom hakkında konuşuyorduk.We were just talking about Tom.
Tom bir saatten az bir süre içinde burada olacak.Tom will be here in less than an hour.
Tom genellikle Mary'den daha az yer.Tom usually eats much less than Mary does.
Tom genellikle Mary'den az yer.Tom usually eats less than Mary does.
Tom normalde Mary'den çok daha az içer.Tom usually drinks a lot less than Mary does.
Az sayıda seyirci var.There are few spectators.
Bunlar en az üç yüz dolar değerinde olmalı.These must be worth at least three hundred dollars.
Bunlar muhtemelen en az üç yüz dolar değerinde.These are probably worth at least three hundred dollars.
Bunların en az üç yüz dolar değerinde olduğunu düşünüyorum.I think these are worth at least three hundred dollars.
Az önce bir konuşma yaptık.We just had a talk.
En azından Tom'la konuşayım.Let me at least talk to Tom.
Benim az önce konuşuyor olduğum kişi Tom'dur.The person I was just talking to is Tom.
Az önce kimle konuşuyordun?Who were you just speaking to?
Tom çok az Fransızca konuşabildi.Tom could barely speak French.
Tom en az bir hafta boyunda hastanede kalmalı.Tom must stay in the hospital for at least a week.
Video oyunları hayatımı mahvetti, en azından benim hala iki canım var.Video games ruined my life, at least I still have two lives left.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod