Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom on dakikadan daha az bir sürede buraya geldi.Tom got here less than ten minutes ago.
Tom en az üç kez kaçmaya çalıştı.Tom has attempted to escape at least three times.
Tom en az konuşmaktan hayal kırıklığına uğradı.Tom is disappointed to say the least.
Tom John'a saygıyla davranmadığı için Mary'yi azarladı.Tom scolded Mary for not treating John with respect.
Tom çok çok az ilgileniyor gibi görünüyor.Tom seems to be barely paying attention.
Biz ücretlerin azaltılmasını protesto ettik.We protested against the reduction in wages.
Tom az önce söylediğini tekrarladı.Tom repeated what he had just said.
Fabrikamızdaki personelde bir azalma oldu.There's been a reduction in personnel at our factory.
Tom Mary'nin arabasını çaldıktan sonra vicdan azabıyla doluydu ve bir kalemde sildi.Tom was full of remorse after stealing Mary's car and writing it off.
Sen dünden daha çok ve yarından daha az seviyorum.I love you more than yesterday and less than tomorrow.
Tom dün gece çok az uyudu.Tom had very little sleep last night.
Biz onun kişisel hayatı hakkında az şey biliyoruz.We know little about his personal life.
Biz onun özel hayatı hakkında çok az şey biliyoruz.We know little about her personal life.
Mümkün olduğunca az yedim.I ate as little as possible.
Bu cümleyi görmek için en az on sekiz yaşında olmalısın.You must be at least eighteen to view this sentence.
Aziz Nikolas bahçede duruyordu.St Nicholas was standing in the garden.
Ne biliyorsun? En azından o konuda düşünmen gerekir.You know what? You should at least think about it.
Kadınlar bir azınlık değildir.Women are not a minority.
Elmalar bu yıl az.Apples are scarce this year.
Tom az önce hukuk fakültesinden mezun oldu.Tom has just graduated from law school.
Tom az önce Boston'a geldi.Tom has just arrived in Boston.
Tom az önce anaokuluna başladı.Tom has just started kindergarten.
O az önce tutuklandı.Tom has just been arrested.
Tom az önce bir kalp krizi geçirdi.Tom just had a heart attack.
Tom az önce bir felç geçirdi.Tom just had a stroke.
Tom az önce Boston'dan döndüğünü söyledi.Tom said he just got back from Boston.
Zaman azalıyor artık.Time is running short now.
Ölmeden önce Boston'u en az bir kez daha ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit Boston at least one more time before I die.
"Yiyecek bir şey ister misin?" "Üzgünüm, az önce yedim.""Do you want something to eat?" "Sorry, I just ate."
Bana günde en az yedi saat uyumam gerektiği söylendi.I was told that I should sleep at least seven hours a day.
Son kırk sekiz saatte üç saatten daha az uyudum.I've had less than three hours of sleep in the last forty-eight hours.
Eve gitmeden önce en az bir şişe bira daha içmek istiyorum.I'd like to drink at least one more bottle of beer before I go home.
Bu ekmek en az üç haftalıktır.This bread is at least three weeks old.
Fransızca çalışarak bir haftada en az üç saat geçiririm.I spend at least three hours a week studying French.
Çoğu kişi dişlerini günde en az iki kez fırçalar.Most people brush their teeth at least two times a day.
Tom'un Boston'da ne kadar yaşadığını bilmiyorum ama en az üç yıldı.I don't know how long Tom lived in Boston, but it was at least three years.
En az üç saat beklemen gerekecek.You'll need to wait at least three hours.
Az önce Tom'a ne dedin?What did you just say to Tom?
Az önce biri arabana binip gitti.Someone just drove off in your car.
Az önce istasyona vardım.I've just arrived at the station.
Arabam oldukça az yakıyor.My car gets pretty good gas mileage.
Çok az fark var.There's a slight difference.
Tom az çok daha önce tanıdığım birine benziyor.Tom kind of looks like somebody I used to know.
Tom az önce benim hayatımı kurtardı.Tom just saved my life.
Tom 2.30'dan az sonra buraya geldi.Tom got here shortly after 2:30.
Tom en az ayda bir kez Boston'a gider.Tom goes to Boston at least once a month.
Mevcut en az yüz kişi vardı.There were at least 100 people present.
En azından 100 kişi katıldı.At least 100 people attended.
Son otobüste çok az yolcu vardı.There were very few passengers on the last bus.
Ölmeden önce en azından bir defa daha Boston'a gitmek istiyorum.I want to go to Boston at least one more time before I die.
Hava az önce harikaydı. Şimdi nasıl aniden yağmur yağıyor?The weather was great just a moment ago. How is it suddenly raining now?
Tom durumu çok az sözlerle özetledi.Tom summed up the situation in very few words.
Arkadaşım Azerbaycan'da yaşamak istiyor.My friend wants to live in Azerbaijan.
Az önce neyi fark ettim biliyor musun?You know what I just realized?
Kalabalık azalana kadar bekleyelim.Let's wait until the crowd thins out.
Bir öğretmenin maaşı bir avukatınkinden daha azdır.A teacher's salary is less than an attorney's.
Bu sabah sol gözümde bir ağrı vardı fakat şimdi daha az ağrılı.This morning I had a pain in my left eye, but it is less painful now.
Tom az önce oraya oturdu ve masanın üstündeki karışıklığa baktı.Tom just sat there and stared at the mess on his desk.
Tom en azından önümüzdeki pazartesi gününe kadar kalıyor olacak.Tom will be staying at least until next Monday.
Az sonra Berlin'e uçuş rezervasyonumu yaptırmayı planlıyorum.I am planning to book my flights to Berlin soon after.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod