Günde en azından 60 dakika egzersiz yapar mısın?Do you do at least 60 minutes of exercise a day?
Tom az önce bana anlattı.Tom just told me.
Etnik azınlıklara karşı hoşgörülü müsünüz?Are you tolerant towards ethnic minorities?
Yapacak çok az şeyim olduğu için hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed that I had so little to do.
Erkek kardeşim az önce gitti.My brother just went.
Genel anlamda, mesafe koşucuları kısa mesafe koşucularından daha az esnektir.Generally speaking, distance runners are less flexible than sprinters.
Aminler azotlu bileşiklerdir.Amines are nitrogenous compounds.
En azından Tom'un önerisini dikkate almalıyız.We should at least consider Tom's suggestion.
Burada en azından 500 öğrenci var.There are at least 500 students here.
O az önce Tom'u gördü.He just saw Tom.
Ken az önce Tom'u gördü.Ken just saw Tom.
Mary az önce Tom'u gördü.Mary just saw Tom.
Melissa iki yıldan daha az bir sürede Portekizcede akıcı oldu.Melissa became fluent in Portuguese in less than two years.
Cümleleri etiketlemek için en azından gelişmiş katılımcı olmak zorundasın.In order to tag sentences, you must, at least, be an "advanced" contributor.
Sen hiçbir şeyden daha az değerlisin.You're worth less than nothing.
Senin değerin sıfırdan daha az.You're worth less than nothing.
Bir yabancı dil öğrenmek azim gerektirir.Learning a foreign language requires perseverance.
Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.Canadian wheat prices are forecast to decrease.
Matematik en az öğrenmek istediğim konu.Math is the subject that I want to learn least of all.
Matematik en az öğrenmek istediğim ders.Math is the subject that I want to learn least of all.
Buradaki bir şeyin az çok ortasındayız.We're kind of in the middle of something here.
En azından senden daha büyüğüm.At least I'm older than you.
Oraya gitmek en az bir saat alacak.It'll take at least an hour to get there.
Oraya gitmek bir saatten az sürmez.It'll take no less than one hour to go there.
Bir saattir bekliyoruz ve sıra çok az ilerledi.We've been waiting for an hour and the line has barely moved.
İşçiler çok çalıştırılıyor ve az para ödeniyor.The workers are overworked and underpaid.
En azından senin gibi bir kaybeden değilim.At least I'm not a loser like you.
Tom Mary'den çok daha kısadır çok daha az ağırdır.Tom is much shorter and weighs much less than Mary.
Benim araba büyük anneminkinden daha az yakıt yakar.My car burns less fuel than my grandmother's.
Birçok kişi kendine saygı azlığından muzdarip.Many people suffer from low self-esteem.
Senin azmine hayranım.I admire your tenacity.
İnsanlar daha öncekinden daha az elektrik tüketiyor.People consume less electricity than before.
Onun popülaritesi azalıyor.His popularity is waning.
Bu ayın kirasını ev sahibine az önce ödedim.I just paid this month's rent to the landlord.
Üç saatten daha az bir sürede orada olmalıyım.I should be there in less than three hours.
Günde en az birkaç sayfa okumaya çalışıyorum.I try to read at least a few pages a day.
Her gün en azından beş kilometre yürümeye çalışıyorum.I try to walk at least a few kilometers every day.
Başka kaza olasılıklarını en aza indirgemek istiyorum.I want to minimize the chances of another accident.
Başka kaza risklerini en aza indirgemek istiyorum.I want to minimize the chances of another incident.
Doktorum bana haftada en az üç kere yüzmem gerektiğini söyledi.My doctor told me that I should swim at least three times a week.
Tom'un az boş zamanı olduğu için yüzmeye gitmeye karar verdi.Since Tom had a little free time, he decided to go swimming.
Tom'un az boş zamanı olduğu için şekerleme yaptı.Since Tom had a little free time, he took a nap.
Değerli çok az zamanımız var.We have precious little time.
Tom az önce ne dedi?What did Tom just say?
Biz az önce ne yaptık?What did we just do?
Az önce ne yaptın?What did you just do?
Bana az önce ne söyledin?What did you just say to me?
Siz ikiniz az önce ne hakkında bir kavgaya karıştınız?What did you two get into a fight about?
Az önce yaptığın neydi?What was that you just did?
Az önce söylediğin neydi?What was that you just said?
Az önce ne yapıyordun.What were you just doing?
Az önce ne düşünüyordun?What were you just thinking?
Tom bir aziz gibi davrandı.Tom acted like a saint.
Tom on dakikadan daha az sürede sorularımızın hepsine cevap verdi.Tom answered all of our questions in less than ten minutes.
Tom Mary geldikten az sonra geldi.Tom arrived shortly after Mary did.
Tom Mary gittikten az sonra geldi.Tom arrived shortly after Mary left.
Tom Mary'nin az önce söylediklerini tekrarlamasını istedi.Tom asked Mary to repeat what she had just said.
Tom üç dakikadan daha az sürede bütün elmayı yedi.Tom ate the whole apple in less than three minutes.
Tom günde en az iki kez pirinç yiyor.Tom eats rice at least twice a day.
Tom en az haftada bir kez alışverişe gider.Tom goes shopping at least once a week.