Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O aç olamaz. O az önce öğle yemeği yedi.He can't be hungry. He's just had lunch.
Bir taksi almak en az 2000 yene mal olacak.It'll cost at least 2,000 yen to take a taxi.
Biraz azalt o zaman.You lower it then.
Az önce gördüğüm şeyden şok oldum ve dehşete düştüm.I am shocked and appalled at what I have just seen.
Az önce kendi ekipmanımı getirmem gerektiğini söyledim.I've just been told that I have to bring my own equipment.
Çok az bildiğin bir dilde cümle kurmak zordur.It is hard to make a sentence in a language that you know very little about.
Tom "Kız arkadaşım olmayabilir ama en azından zenginim" dedi."I may not have a girlfriend, but at least I'm rich," said Tom.
"Zengin olmayabilirim, ama en azından bir kız arkadaşım var" dedi Tom."I may not be rich, but at least I have a girlfriend," said Tom.
Evet, ama o az önce gitti.Yes, but she just left.
Evet, ama o az önce ayrıldı.Yes, but she just left.
Mektubunu az önce aldım.I just received your letter.
Üniversitenin bağışı son on yılda giderek azalmıştır.The university's endowment has decreased steadily over the last ten years.
Sana az önce söylenildi.You've just been told.
Aza kanaat etmeyen hiçbir şeye kanaat etmez.He who is not satisfied with a little, is satisfied with nothing.
Az önce ne dedin?What did you just say?
Bir yumurta en az beş dakika boyunca kaynamalıdır.An egg should cook for at least 5 minutes
Azgın hastalık birçok ülkeye yayıldı.The rampant sickness spread to many countries.
Yarın o en azından bir şey içebilecek.Tomorrow he'll at least be able to drink something.
Tom az önce terk edildi.Tom just got dumped.
Zeka aptallığı azaltabilir.Intelligence can decrease stupidity.
Hidrojen, karbon, azot, fosfor, oksijen, sülfür ve selenyum ametallerdir.Hydrogen, carbon, nitrogen, phosphorus, oxygen, sulfur and selenium are nonmetals.
Daha az pahalı bir şey arıyorum.I'm looking for something less expensive.
En azından ilk bölümü bitirdik.At least, we finished the first part.
Pluton hakkında az şey biliyoruz.Little is known about Pluto.
Atmosfer, çoğunlukla azot ve oksijenden oluşur.The atmosphere mostly consists of nitrogen and oxygen.
Az önce kayan bir yıldız gördüm.I just saw a shooting star.
Biz sayıca azdık.We were outnumbered.
Krem şantiye az miktarda brendi ekledi.A small amount of brandy is added to the whipped cream.
Az önce çıktı.It just came out.
Az önce ne oldu?What just happened?
Titan atmosferinin % 95'inden fazlası azottur.Over 95% of Titan's atmosphere is nitrogen.
Pek az umut var.There is little hope.
Tom Mary'yi azarlıyor.Tom is scolding Mary.
Benim öğrencilerimi azarlıyorum, seninkileri değil.I am scolding my students, not yours.
Az önce eve geldim ve akşam yemeğimi yedim.I've just gotten home and had dinner.
Onun hamile olduğunu az önce öğrendim.I just found out she was pregnant.
Her varlıklı insan en az iki arabaya sahiptir.Every affluent person owns at least two cars.
Şimdiye kadar ilk kez bir öğrenciyi azarladımThis is the first time I've ever scolded a student.
Çok az sayıda insan bütün parmaklarını kullanarak yazı yazabilir.Few people can type using all fingers.
Matematik benim en az sevdiğim konu.Math is my least favorite subject.
Senin bildiğin kadar az biliyorum.I know as little as you do.
Sanırım az önce yediğim yumurtalar bozuktu.I think the eggs that I just ate were rotten.
Hiç kızını azarladın mı?Have you ever scolded your daughter?
Keşke Tatoeba'da daha fazla azınlık dilleri olsa.I wish there were more minority languages in Tatoeba.
Keşke Tatoeba'daki her azınlık dilinde binlerce cümle olsa.I wish there were thousands of sentences in every minority language in Tatoeba.
Tatoeba'nın azınlık dillerini konuşanları nasıl çekebileceğini merak ediyorum.I wonder how Tatoeba can attract speakers of minority languages.
Tatoeba insanların azınlık dillerini öğrenmesine yardım edebilir.Tatoeba can help people to learn minority languages.
Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!When pimple face uses the bathroom, it takes him at least two hours!
Biz en az iki saat sizin evinizde kalacağız.We will stay in your house for at least two hours.
İngilizce konuşabilen en az beş arkadaşım var.I have at least five friends who can speak English.
Yağmur az önce durdu. Biz ayrılabiliriz.The rain just stopped. We can leave.
Tatoeba azınlık dillerine yardım edebilir mi?Can Tatoeba help minority languages?
Onlar en azından beni dinledi.At least they listened to me.
Aziz Petersburg'da yaşıyorsun.You live in St. Petersburg.
İşler azdır.Jobs are scarce.
Ben Azeriyim.I'm Azeri.
Hem Tom'un hem de Mary'nin çok az sayıda arkadaşları var.Tom and Mary both have very few friends.
Onun hakkında çok az şey biliyorum.I know very little about her.
Az zamanımız var.We're short on time.
Zamanımız azalıyor.We're running out of time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
az az ile cümle - Sayfa 18 - az az kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App