Ana içeriğe geç
Sözlük

az az ile cümle

az az kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Babam dakik olmadığım için beni azarladı.My father scolded me for not being punctual.
Tavsiye ettiğim üzere babam tuzlu gıdaları azalttı.My father cut down on salty food as I had advised.
Odada çok az mobilya vardı.There was little furniture in the room.
Az konuşan çok bilir.He knows most who speaks least.
Hafta boyunca daha az kalabalık görünüyor.It seems less crowded during the week.
Pirinç üretimi azaldı.Production of rice has decreased.
Annen eve geldiğinde azarlanacaksın.You'll be scolded when your mother comes home.
Anne olan kadınların sayısı az.The number of women who become mothers is small.
Anne az önce alışveriş için dışarı çıktı.Mother has just gone out shopping.
Anne az önce alışverişe gitti.Mother has just gone shopping.
Anne, kalmak için ayda en az bir kez bize gelir.Mother comes to stay with us at least once a month.
Eğer kitaplara ihtiyacın olursa, kütüphanedeki kitaplardan azami derecede yararlan.If you need books, make the most of the books in the library.
Eğer varsa, az sayıda ağaç vardı.There were few, if any, trees.
İlacın etkileri yavaş yavaş azalıyordu.The effects of the medicine were wearing off.
İlacın etkisi yavaş yavaş azalmıştı.The effect of the drug had worn off.
Yağ azalıyor.Oil is running short.
Az sayıda arkadaşım var.I have few friends.
Bir arkadaş az sayıda hazine kadar çok değerlidir.Few treasures are worth as much as a friend.
Arkadaşlarım beni aptal davranışım için azarladı.My friends scolded me for my stupid behavior.
Daha çok oyun çalışmak için daha az zaman anlamına gelir.More play will mean less time to study.
Ebeveynlerim az önce istasyona vardılar.My parents have just arrived at the station.
Buzdolabında çok az yiyecek var.There is little food in the refrigerator.
Tren buraya az önce vardı.The train has just arrived here.
Tren az önce ayrıldı.The train just left.
Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.Hey, there's no time left till the deadline, you know? Stop hanging around in a daze!
Bak! O dükkan az önce açıldı! Neden bir göz atmıyoruz?Look! That shop's just opened! Why not take a look?
100 kiloluk bir yük azamidir.A load of 100 kilograms is the max.
Benim için az yağlı süt.Low-fat milk for me.
Senin gibi olmasa bile en azından biraz daha kibar olmayı deneyebilirsin.You could at least try to be a bit more polite, even though it's not like you.
Yani şimdi bu alanda en az 20 tane gökkuşağı alabalığı vardır.So now there are at least 20 rainbow trout in this area.
Azimli kadınlardan nefret ederim.I hate strong-minded women.
Gezinti en az sekiz saat sürer.The hike will take at least eight hours.
Bu projeyi bitirmek en azından bir yıl sürer.This project will take at least a year to finish.
O, haftada en az 1.000 dolar kazanır.He earns at least $1,000 dollars a week.
Bir bardak daha çay iste misin? Az önce sana bir tane hazırladım!You want another cup of tea? I've just made you one!
O on beş dolardan daha azdı.It was less than fifteen dollars.
Üzerimdeki az miktarda parayı ona verdim.I gave her what little money I had with me.
Kepenkleri kapatın ve perdeleri çekin. Mümkün olduğu kadar az ışık olmalıdır.Close the shutters and draw the curtains. There must be as little light as possible.
Caddede az önce ona rastladım.I just met her on the street.
Onu dinledikçe daha az seviyorum.The more I listen to her, the less I like her.
Onu ne kadar çok dinlersem, onu o kadar daha az seviyorum.The more I listen to her, the less I like her.
Onun annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him being scolded by his mother.
O, o hayvan hakkında çok az biliyor.He knows little about that animal.
İnternette Tatar dilinde çok az site vardır.There are few sites in the Tatar language on the Internet.
Onun azmi beni şaşırttı.I was surprised by his perseverance.
Onu azarlayacağım.I'll scold him.
Razvan az önce gitti.Razvan just left.
O az önce dışarı çıktı.He left just a moment ago.
Doktor ona içmeyi azaltmasını tavsiye etti.The doctor advised him to cut down on drinking.
Eğer pastadan bir parça alırsan seni azarlarım.If you take a single piece of the cake, I'll give you hell.
Lütfen az önce söylediğini tekrarlar mısın?Could you please repeat what you just said?
En azından yapabileceğin şey bana cevap vermek.The least you could do is to answer me.
Az daha yaklaş ve daha iyi görebileceksin.Come closer and you'll be able to see better.
Onun daha az ekmeği var.He has less bread.
Onun az sayıda arkadaşı var.She has few friends.
Azim ve sabır her kapıyı açar.Patience and hard work will conquer all.
Fırtına onun öfkesini azalttı.The storm remitted its fury.
Genç bayanın adamdan daha az meyvesi var.The young lady has less fruit than the man.
Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç.There are very few shops and the cinema is awful.
Az önce kitabı okumayı bitirdim.I just finished reading the book.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod