Yetki alanının bir bölümü de, somut ayrımcılık vakalarında harekete geçmeyi kapsıyor.A portion of that jurisdiction relates to acting on complaints in concrete discrimination cases.
Kadınlara ve Engellilere Yönelik Ayrımcılık (17-26 Mayıs)Discrimination against Women and Disadvantaged Groups(17-26 May)
Sırbistan şimdi ayrımcılık karşıtı yasanın Nisan sonuna kadar geçmesini bekliyorSerbia now expects to pass anti-discrimination law by end of April
Azınlıklar: Arnavutluk uyruk hakkına karşı ayrımcılık yapıyorMinorities say Albania discriminates against the right to nationality
Bu yasaların bazıları kadınlara ve diğer dini gruplara mensup kişilere karşı ayrımcılık yapmaktadır.Some of these laws discriminate against women and persons of other religious groups.
Toplumsal istismar ve ayrımcılıkSocietal abuses and discrimination
Ayrıca, "heteroseksüel ve homoseksüel yönelim" temelinde ayrımcılık yasaklanmıştır.In addition, discrimination on the basis of "heterosexual and homosexual orientation" is outlawed.
Cinsiyet temelinde ayrımcılıkla mücadele 1984 yılında yasalaşmıştır.[1]Anti-discrimination on the basis of sex was legislated in 1984.[48]
Heteroseksizm İkili cinsiyete uymayanlara karşı ayrımcılık Homofobi Bifobi TransfobiHeterosexism Non-binary discrimination Homophobia Biphobia Transphobia
Ekonomik ayrımcılık, ekonomik faktörlere dayalı ayrımcılıktır.Economic discrimination is discrimination based on economic factors.
Tüketicilere karşı ayrımcılıkAgainst consumers
Bazı ayrımcılık iddiaları şunları içerir:Some assertions of discrimination have included:
İşletmelere karşı ayrımcılıkAgainst businesses
Özbekistan'da kalanlar etnik ayrımcılıktan şikayet ettiler. [2]Those who remained in Uzbekistan complained of ethnic discrimination.[177]
Ayrımcılık (İstihdam ve Meslek) SözleşmesiDiscrimination (Employment and Occupation) Convention
Etnik ayrımcılıkEthnic discrimination
Belarusça konuşanların uğradığı ayrımcılıkDiscrimination of Belarusian speakers
Özellikle Türk, Faslı veya Antiller kökenli adaylara karşı ayrımcılık yapılmaktadır.Especially applicants with a Turkish, Moroccan or Antillean background are discriminated against.
Cinsiyet, siyasi alanda kadınlara yönelik ayrımcılık için bir araç olarak kullanılmıştır.Gender has been used as a tool for discrimination against women in the political sphere.
Ülkemizde bu tür bir ayrımcılık çok yaygın değildir.In unserem Land ist diese Art von Diskriminierung nicht sehr verbreitet.
Moğol istilası ve Orta Çağ'da İslami dönemdeki ayrımcılıklarla cemaat düşüşe geçti.Der Mongolensturm und die Islamisierung im Mittelalter führten zu einem Niedergang.
Pozitif hakkındaki konular: Pozitivizm Pozitif ayrımcılık Negatif ve pozitif haklar Gram-pozitif Pozitif hukukPositive Ökonomik Positive Philosophie Positivismus Positives Recht
Eşcinsellere karşı kamu ve kuruluşlarda ayrımcılık karşıtı yasalar da mevcuttur.Die Parität gilt auch für Renten- und Widerspruchsausschüsse.
Pozitif ayrımcılık fazladan bir hak değildir.Der Rückgriff auf positives Recht allein reicht nicht.
Ayrımcılık yapmaya eğilimleri var.Ils ont tendance à discriminer les autres.
Irkçılık, yaş ayrımcılığı başta olmak üzere her tür ayrımcılık azalıyor gibi görünür.L’âgisme regroupe toutes les formes de discrimination, de ségrégation, de mépris fondées sur l’âge.
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Créer en quelque sorte de la discrimination positive.
Daha genel olarak cinsiyete dayanan her tür ayrım, cinsel ayrımcılık olarak tanımlanabilir.Una y otra situaciones pueden ser consideradas, aun así, formas de separación por razón de sexo.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Eliminar la discriminación en materia de empleo y ocupación.
Filmde toplumdaki ayrımcılıklar konu edinilmiştir.En la película se eliminaron las referencias a la homosexualidad.
Ancak Endonezya kanunları LGBT topluluğunu ayrımcılık ve nefret suçlarından korumamaktadır.Palestina no tiene leyes de derechos civiles que protejan a las personas LGBT de la discriminación o el acoso.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Le discriminazioni nei confronti delle persone omosessuali sia nella società che nell'ambito lavorativo.
Ancak Endonezya kanunları LGBT topluluğunu ayrımcılık ve nefret suçlarından korumamaktadır.Non ci sono leggi anti-discriminazione per proteggere la comunità LGBT da molestie e abusi.
Siyasal baskı, bazen siyasi ayrımcılık terimi ile eş zamanlı olarak kullanılır.Una costante discriminazione etnica continua ad essere perpetuata anche a livello parlamentare.
1922’de İngiliz mandası olan Filistin’de dini inanışlara dayanan ayrımcılık yasaklandı.Restarono valide le normative penali del 1922 contro le "superstizioni religiose" diffuse in pubblico.
Okul arkadaşımla eve döndüğümde annem hiçbir ayrımcılık yapmayarak misafir etti ve birlikte yemek yedik.Когда я возвращался домой из школы с товарищами, моя мать встречала и кормила всех нас без дискриминации.
Kadınların aktif savaş görevlerinden uzak tutulması ayrımcılık olarak nitelendirilmektedir.ويوصف ابعاد النساء عن المهام الحربي الفعالة بأنه تمييزاً.
Aşk konusu işlenen filmde homofobi ve LGBT'lere yönelik şiddet ile ayrımcılık temalarıda konu edinilmiştir.يتطرق الفيلم لموضوع العنف ضد المرأة والبيدوفيليا.
Ancak, ayrımcılık dendiğinde genellikle negatif anlam anlaşılır.على الرغم من الحسد غالبًا ما يعتبر صفة سلبية.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.التفرقة العمرية هو مصطلح لوصف التمييز على أساس العمر وهو تمييز (تنميط وتحيز) ضد افراد أو جماعات بسبب سنهم.
Sonuç olarak, ateistlere karşı açıkça yapılan yasal ayrımcılık çoğu Batı ülkesinde alışıldık değildir.Como resultado, a discriminação legal aberta contra os ateus não é comum na maioria dos países ocidentais.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Tamanhismo ou discriminação por tamanho é uma discriminação baseada no tamanho de alguém.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Uitzondering op het beginsel van gelijke behandeling van mannen en vrouwen op de arbeidsmarkt.
Sonuç olarak, ateistlere karşı açıkça yapılan yasal ayrımcılık çoğu Batı ülkesinde alışıldık değildir.Stąd otwarta, zgodna z prawem dyskryminacja ateistów nie jest powszechna w większości zachodnich państw.
Ateistlere karşı yasal ayrımcılık liberal demokrasilerde alışılmadık bir durumdur.Prawna dyskryminacja ateistów jest rzadko spotykana w krajach opartych na demokracji konstytucyjnej.
Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı.Bardzo zaciekle walczyła o równouprawnienie kobiet.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Adultyzm – rodzaj dyskryminacji ze względu na wiek.
2005-2010 yılları arasında da Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Komisyonu Başkanı olmuştur.W latach 2004–2009 Dni Równości i Tolerancji organizował Komitet Organizacyjny Dni Równości i Tolerancji.
Filmde toplumdaki ayrımcılıklar konu edinilmiştir.Andra teman i filmen handlar om våld i samhället.
Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı.Боролася проти дискримінації жінок.
Alman sınırında ayrımcılıkla hizmet etmeye devam ederken 1795'te tutuklanıp cezaevine girdi.За участь у республіканському заколоті 1795 був ув'язнений.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Druhý souvisí s nerovným postavením mužů a žen ve všech oblastech života.
Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı.Silně se staví proti diskriminaci žen.
SBY, grup temelli ayrımcılık düzeylerinde bireysel farklılıkların ölçümü olarak kavramsallaşmıştır.Socionica distinge relații dintre tipuri după gradul de confort.
Heteroseksüellere yönelik ispatlanmış ayrımcılık vakalarına çok nadir rastlanır.A heteroszexuálisok ellen irányuló diszkrimináció bizonyított ügyei ritkák.
Taraf tutan bir kuruluş değildir ve ayrımcılık gözetmeden her tür iş birliğine açıktır.Az UNICEF egy pártatlan szervezet, melynek együttműködései mentesek minden fajta megkülönböztetéstől.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Közben egyensúlyban tartja munkahelyi életét és az anyaságot.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Η ηλικιακή διάκριση είναι προκατάληψη ενάντια σε ένα άτομο ή ομάδα βάσει της ηλικίας.
Ateistlere karşı yasal ayrımcılık liberal demokrasilerde alışılmadık bir durumdur.Παράδειγμα πολιτικής ελευθερίας έχουμε στην περίπτωση των πολιτών της Αθηναϊκής δημοκρατίας.
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Derimod er positiv særbehandling stadig tilladt.