ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor".בין מוסלמי ובין נוצרי".
"Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor".بين مسلم و مسيحي."
"Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor".この女性達は戦争を終わらせようと
Kurul, ayrımcılıkla ilgili başvuruları ele almaktadır ve ayrımcılığı yasaklayabilir.La comisión tramita las solicitudes relacionadas con la discriminación y puede prohibir dicha discriminación.
Kurul, ayrımcılıkla ilgili başvuruları ele almaktadır ve ayrımcılığı yasaklayabilir.La Commission traite les demandes relatives à la discrimination, et elle peut interdire la discrimination.
Kurul, ayrımcılıkla ilgili başvuruları ele almaktadır ve ayrımcılığı yasaklayabilir.Lautakunta käsittelee syrjintää koskevia hakemuksia, ja se voi kieltää syrjinnän.
Kurul, ayrımcılıkla ilgili başvuruları ele almaktadır ve ayrımcılığı yasaklayabilir.Nämnden behandlar ansökningar som berör diskriminering och den kan förbjuda diskrimineringen.
Kurul, ayrımcılıkla ilgili başvuruları ele almaktadır ve ayrımcılığı yasaklayabilir.Комиссия рассматривает заявления, касающиеся дискриминации, и может запретить дискриминацию.
Kurul, ayrımcılıkla ilgili başvuruları ele almaktadır ve ayrımcılığı yasaklayabilir.تنظر هذه اللجنة في الطلبات التي تمس حالات التمييز ويجوز لها أن تمنع التمييز.
Kurul ek olarak, ayrımcılık yasağının etkisini arttırmak amacıyla caydırıcı para cezası da kesebilir.Además, puede imponer una multa coercitiva que enfatiza la prohibición de discriminación.
Kurul ek olarak, ayrımcılık yasağının etkisini arttırmak amacıyla caydırıcı para cezası da kesebilir.De plus, la Commission peut fixer une astreinte pour renforcer l'interdiction de discrimination.
Kurul ek olarak, ayrımcılık yasağının etkisini arttırmak amacıyla caydırıcı para cezası da kesebilir.Dessutom kan nämnden utsätta vite, vilket inskärper förbudet för diskriminering.
Kurul ek olarak, ayrımcılık yasağının etkisini arttırmak amacıyla caydırıcı para cezası da kesebilir.Lisäksi lautakunta voi määrätä uhkasakon, joka korostaa syrjinnän kieltoa.
Kurul ek olarak, ayrımcılık yasağının etkisini arttırmak amacıyla caydırıcı para cezası da kesebilir.Кроме того, комиссия может дополнить запрет угрозой штрафа.
Kurul, iş ilişkilerine ilişkin ayrımcılık vakalarını ele almamaktadır.La comisión no trata los casos de discriminación relacionados con las relaciones laborales.
Kurul, iş ilişkilerine ilişkin ayrımcılık vakalarını ele almamaktadır.La Commission ne traite pas des cas de discrimination liés aux relations de travail.
Kurul, iş ilişkilerine ilişkin ayrımcılık vakalarını ele almamaktadır.Lautakunta ei käsittele työsuhteisiin liittyviä syrjintätapauksia.
Kurul, iş ilişkilerine ilişkin ayrımcılık vakalarını ele almamaktadır.Nämnden behandlar inte diskrimineringsfall förknippade med arbetsförhållanden.
Kurul, iş ilişkilerine ilişkin ayrımcılık vakalarını ele almamaktadır.Комиссия не рассматривает случаи дискриминации в сфере трудовых отношений.
Kurul, iş ilişkilerine ilişkin ayrımcılık vakalarını ele almamaktadır.اللجنة لا تتداول حالات التهميش والتمييز المتعلقة بالعمل.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.A budú učiť môj ľud robiť rozdiel medzi svätým a obecným a oznámia im rozdiel medzi nečistým a čistým.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.A lid můj budou rozdílu učiti mezi svatým a nesvatým, též mezi nečistým a čistým ať je učí rozeznávati.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.De skal lære mitt folk å skille mellem hellig og vanhellig og forklare dem forskjellen mellem urent og rent.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.E a meu povo ensinarão a distinguir entre o santo e o profano, e o farão discernir entre o impuro e o puro.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler."Enseñarán a mi pueblo a discernir entre lo santo y lo profano, y entre lo impuro y lo puro
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.Hij zal mijn volk leren onderscheid te maken tussen wat heilig en wat werelds, wat rein en wat onrein is.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.내 백성에게 거룩한 것과 속된 것의 구별을 가르치며 부정한 것과 정한 것을 분별하게 할 것이며
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.И нека учат людете Ми да различават между свето и несвето, и нека ги упътват да разпознават нечисто от чисто.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.Они должны учить народ Мой отличать священное от несвященного и объяснять им, чтонечисто и что чисто.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.ואת עמי יורו בין קדש לחל ובין טמא לטהור יודעם׃
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.ويرون شعبي التمييز بين المقدس والمحلّل ويعلمونهم التمييز بين النجس والطاهر.
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.他 們 要 使 我 的 民 知 道 聖 俗 的 分 別 、 又 使 他 們 分 辨 潔 淨 的 和 不 潔 淨 的
Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek, kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.他 們要 使 我的民 知道 聖俗 的 分別 、 又 使 他 們 分辨 潔淨 的 和 不潔淨的
l- Siyahileri hayatı hala ne yazık ki segregasyon kelepçeleriyle ve ayrımcılık zincirleriyle sakatlanmıştı.A vida do negro ainda é tristemente invalidada pelas algemas da separação e as correntes da descriminação.
l- Siyahileri hayatı hala ne yazık ki segregasyon kelepçeleriyle ve ayrımcılık zincirleriyle sakatlanmıştı.나, 흑인의 인생은 여전히 분리의 속박과 차별의 쇠사슬로 비참한 불구상태입니다
l- Siyahileri hayatı hala ne yazık ki segregasyon kelepçeleriyle ve ayrımcılık zincirleriyle sakatlanmıştı.la vie des Noirs reste toujours entravée par les fers de la ségrégation et les chaînes de la discrimination.
Madde 82 indirimleri gibi, bazı müşterilere ayrımcı avantajlar sağlamaktadır.articolo 82
Madde 82 indirimleri gibi, bazı müşterilere ayrımcı avantajlar sağlamaktadır.Articolul 82
Madde 82 indirimleri gibi, bazı müşterilere ayrımcı avantajlar sağlamaktadır.Artikel 82 befolgen.
Madde 82 indirimleri gibi, bazı müşterilere ayrımcı avantajlar sağlamaktadır.Článek 82
Madde 82 indirimleri gibi, bazı müşterilere ayrımcı avantajlar sağlamaktadır.„hűségkedvezményeket”, ha elfogadják az értékesítési szabályait.
Madde 82 indirimleri gibi, bazı müşterilere ayrımcı avantajlar sağlamaktadır.отстъпки от цената, ако същите са съгласни да приемат политиката й на чл. 82 продажби.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.Brottsofferjouren ger även rådgivning för att motarbeta diskriminering.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.El servicio de guardia para atención a víctimas de delitos también asesora contra la discriminación.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.La Permanence aux victimes de délits donne également des conseils pour lutter contre la discrimination.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.Rikosuhripäivystys antaa myös syrjinnän vastaista neuvontaa.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.Кроме того, служба консультирует по вопросам дискриминации.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.تقدم مناوبة الطوارئ لضحايا الجرائم أيضاً المشورة المناهضة للتهميش.
Mağdur Destek Hizmeti ayrımcılığa karşı rehberlik de vermektedir.援助中心还提供反对歧视方面的咨询。如果怀疑自己受到歧视,可联系咨询。
Mevcut dünya ayrımcıdır ve haksızlık üzerine kurulmuştur.L'ordre mondial actuel est discriminatoire et fondé sur l'injustice.
Mevcut dünya ayrımcıdır ve haksızlık üzerine kurulmuştur.格別な友よ、そして同僚達よ、
Milliyetçilik üzerine kurulu ayrımcılık sadece anlaşmazlıkları koyulaştırır.El nacionalismo basado en la discriminación llevará a conflictos más profundos.
Milliyetçilik üzerine kurulu ayrımcılık sadece anlaşmazlıkları koyulaştırır.- Karl Marx aussi avait une longue barbe quand il était jeune...
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.Abbiamo creato questa divisione artificiale fra musicisti e pubblico.
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.Am separat artificial muzicienii de public.
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.Chúng ta đã tạo ra rào cản giữa nghệ sĩ và người nghe
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.Hemos creado esta división artificial entre los músicos y el público.
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.Nous avons créé cette séparation artificielle entre les musiciens et le public.
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.Stworzyliśmy sztuczny podział między muzykami a widownią.
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.אנו יצרנו את ההפרדה המלאכותית בין מוסיקאים לקהל.
İlgili Sayfalar