ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gine, Gine-Biassu, Angola. ve babam Nelson Mandela'nın ayrımcılık karşıtı partisine üye oldu.父はネルソン・マンデラの 反アパルトヘイト政党と関係を持ち 迫害されている南アフリカ人のために 偽造文書を作りました
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentBeágyazható szövegszerkesztő (dokumentum/ nézet modellel) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) Comment끼워넣는 텍스트 편집기 구성 요소 (문서/ 보기 구분) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentComponentă de editare text (cu separare Doc/ Vizualizare) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentComponente empotrable de editor de textos (con separación Doc/ Vista)Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentComponente Incorporado do Editor de Texto (com Separação entre Documentos) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentComponente integrabile per l' elaborazione di testi (con separazione documento/ vista)Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentComposant d'édition de texte intégrable (avec séparation doc & #160; / & #160; vue)Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentEinbettungsfähige Editorkomponente (mit Text/Ansicht-Aufteilung)Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentInbäddningsbar texteditor (med dok/ vyseparation) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentIngebed tekstinvoercomponent (met scheiding van tekst/weergave)Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentKomponen Penyunting Teks Dapat Dibenamkan (dengan Pemisahan Dok/ Tampilan) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentPohltitelná komponenta textového editoru (s oddělením Doc/ View) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentSkładnik edytora tekstu (do osadzania, z paradygmatem Dokument/ Widok) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentTeksteditorkomponent som kan indlejres (med dok. / visning- adskillelse) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentThành phần Soạn thảo Văn bản có nhúng được (có khả năng phân cách tài liệu/ khung xem) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentUpotettava tekstimuokkauskomponentti (Asiakirja/ Näkymä- jaolla) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentVgradljiva komponenta urejevalnika besedil (z ločevanjem pogleda in dokumenta) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentVložiteľný komponent textového editora (s oddelením Doc/ View) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentΕνσωματώσιμο στοιχείο επεξεργαστή κειμένου (με διαχωρισμό Doc/ View) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentВстраиваемый компонент редактора текста (с поддержкой модели документ/ вид) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentКомпонент редактора текстів, який можна вбудовувати (з розділенням документ/ вигляд) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) CommentТекстов редактор (с разделение между Doc/ View) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) Commentרכיב עורך טקסט הניתן לשיבוץ (עם הפרדה בין מסמך לתצוגה) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) Commentمكوّن تحرير النصوص قابل للدمج (مع Doc/ View Separation) Comment
Gömülebilir Metin Düzenleyici Bileşeni (Doc/ View ayrımı dahil) Comment埋め込み可能なテキストエディタコンポーネント (Doc/View 分離)Comment
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.Délen a textilipar köztudottan faji alapon elkülönített volt.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.남부의 직물 산업은 인종차별로 악명 높았다는 걸 알아야 합니다.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.la industria textil del sur era notoriamente segregada.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.l'industria tessile nel Sud era notoriamente segregata.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.l'industrie du textile dans le Sud était notoire pour sa ségrégation.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.תעשיית הטקסטיל בדרום היתה ידועה לשמצה בהיותה מופרדת גזעית.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.مصانع النسيج في الجنوب كانت معروفة أنها تفصل بين العرقين .
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.白人市長がテスラ氏に
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.A ki pedig igazságtalanságot cselekszik, jutalmát veszi igazságtalanságának; és nincsen személyválogatás.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.A ten, co krzywdę czyni, odniesie zapłatę ukrzywdzenia, a nie maszci względu na osoby u Boga.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.A ten, kto pácha neprávosť, odnesie si odplatu neprávosti, ktorú spáchal. A Bôh nehľadí na osobu.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Car celui qui agit injustement recevra selon son injustice, et il n`y a point d`acception de personnes.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Chi commette ingiustizia infatti subirà le conseguenze del torto commesso, e non v'è parzialità per nessuno
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Den som gör orätt, han skall få igen den orätt han har gjort, utan anseende till personen.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.for den som gjør urett, skal få igjen den urett han gjorde, og det blir ikke gjort forskjell på folk.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Kdož by pak nepravost páchal, odměnu své nepravosti vezme. A neníť přijímání osob u Boha.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.불의를 행하는 자는 불의의 보응을 받으리니 주는 외모로 사람을 취하심이 없느니라
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Krivičnik pa prejme, kar je krivičnega storil; in ni ga licegledja pri Bogu.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Maar wie iets slechts doet, krijgt het zelf weer terug. Want voor God zijn alle mensen gelijk.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Pero el que comete injusticia recibirá la injusticia que haga, porque no hay distinción de personas
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Pois quem faz injustiça receberá a paga da injustiça que fez; e não há acepção de pessoas.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Sillä se, joka tekee väärin, on saava takaisin, mitä on väärin tehnyt; ja henkilöön ei katsota.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Thi den, som gør Uret, skal få igen, hvad Uret han gjorde, og der er ikke Persons Anseelse.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Vì ai ăn ở bất nghĩa, sẽ lại chịu lấy sự bất nghĩa của mình không tây vị ai hết.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Vì ai ăn_ở bất_nghĩa , sẽ lại chịu lấy sự bất_nghĩa của mình không tây_vị ai hết .
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Wer aber Unrecht tut, der wird empfangen, was er unrecht getan hat; und gilt kein Ansehen der Person.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.Οστις ομως αδικει, θελει λαβει την αμοιβην της αδικιας αυτου, και δεν υπαρχει προσωποληψια.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.А кто неправо поступит, тот получит по своей неправде, у Него нет лицеприятия.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.А хто кривдить, прийме у чому скривдив, і нема вважання на лице (в Бога).
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.когото пратих до вас нарочно за това, да узнаете моето състояние, и той да утеши сърцата ви.
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.וכל עשה עול הוא ישא העול אשר עשה ואין שם משא פנים׃
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.واما الظالم فسينال ما ظلم به وليس محاباة
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.那 行 不 義 的 、 必 受 不 義 的 報 應 . 主 並 不 偏 待 人
Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır.那 行不 義 的 、 必 受 不 義 的 報應 . 主並 不 偏 待人
İlgili Sayfalar